Dünya Atletizm Birliği (World Athletics), yol yarışlarında kazanılan derecelerin dünya rekoru olarak tescillenmesi için parkurların belirli teknik şartlara uymasını zorunlu tutuyor. Bu şartlar, başlangıç ile bitiş arasındaki yükseklik farkı ve kuş uçuşu mesafe üzerinden hesaplanıyor. Birçok koşucu, kişisel en iyi derecesini elde etse bile bu kurallara takılan parkurlarda süresinin resmi rekor olarak kabul edilmediğini öğreniyor.
Koşu, yalnızca rakipleri geçmek değil aynı zamanda en iyi süreyi elde etmek üzerine kurulu bir spor. Profesyonel atletler dünya rekoru hedeflerken, amatörler için de kişisel en iyi (personal best) büyük önem taşıyor. Ancak parkurun fiziksel özellikleri, kronometrede görünen sürenin resmi rekor listelerine girip girmeyeceğini doğrudan etkiliyor.
Dünya rekoru için iki temel kural
World Athletics'in belirlediği kurallar iki ana başlıkta toplanıyor:
- Yükseklik kaybı: Başlangıç ve bitiş çizgileri arasındaki net yükseklik kaybı, yarış mesafesinin her kilometresi için en fazla 1 metre olabilir. Maratonda bu sınır 42 metre 19,5 santimetredir.
- Kuş uçuşu mesafe: Başlangıç ve bitiş noktaları arasındaki düz çizgi mesafesi, yarış uzunluğunun yüzde 50'sini geçemez. Maraton için bu rakam 21 kilometre 97,5 metredir.
Bu kuralların amacı, yer çekiminin ve rüzgarın koşucuya haksız bir avantaj sağlamasını önlemek. Parkurlarda iniş ve çıkışlar elbette olabilir; ancak toplam net fark ve düz hat oranı belirleyici oluyor. Eğer bu değerler aşılırsa, parkurda kazanılan dereceler dünya rekoru olarak kabul edilmiyor.
Boston Maratonu'nun rekoru neden onaylanmadı?
Bu kuralın en bilinen örneği Boston Maratonu. 2011 yılında Kenyalı atlet Geoffrey Mutai, Boston Maratonu'nu 2 saat 3 dakika 2 saniyelik derecesiyle tamamladı. Bu süre, o dönemin en hızlı maraton derecesi olarak kayıtlara geçti ancak parkurun başlangıçtan bitişe 139 metre alçalması ve uzaklık sınırını aşması nedeniyle dünya rekoru olarak onaylanmadı.
Kaliforniya Uluslararası Maratonu da benzer bir durum yaşıyor. Parkur, ABD Atletizm Federasyonu (USATF) tarafından onaylı olsa da Folsom'dan Sacramento'ya uzanan güzergahtaki 111,5 metrelik yükseklik kaybı, dünya rekoru tescili için engel oluşturuyor. Bu parkur, Boston Maratonu ve ABD Olimpiyat seçmeleri için geçerli dereceler üretebilse de rekor listesine giremiyor.
Grandma's Maratonu ve yarı maratonlar
Minnesota'daki Grandma's Maratonu da Dünya Atletizm Birliği'nin "düz çizgi" kuralını ihlal ediyor. Two Harbors'dan başlayıp Duluth'ta sona eren güzergah, kuş uçuşu mesafede yarışın yüzde 50'sinden fazlasını düz bir hat olarak gösteriyor. Bu nedenle parkurda kaydedilen en hızlı dereceler dünya rekoru olarak kabul edilmiyor.
Aynı kural yarı maratonlar için de geçerli. Birleşik Krallık'taki Great North Run Yarı Maratonu ile İtalya'daki Roma-Ostia Yarı Maratonu, kuş uçuşu mesafede yüzde 50'den fazla düz bir yola sahip oldukları için bu yarışlarda kırılan dereceler rekor onayı alamıyor.
Sonuç olarak koşu sporunda hız, tempo ve zaman verisi ne kadar önemli olursa olsun, her parkur dünya rekoru kırmak için uygun değildir. Rekor hedefleyen sporcuların, yarış öncesinde parkurun bu teknik kurallara uygunluğunu değerlendirmesi gerekiyor.



