EuroLeague'de 2025-2026 sezonunun ilk yarısı, geçtiğimiz hafta oynanan 19. hafta karşılaşmalarıyla tamamlandı. Türkiye'yi temsil eden iki takım, Fenerbahçe Beko ve Anadolu Efes, birbirine tamamen zıt performans grafikleri çizerek dikkatleri üzerine çekti. Sarı-lacivertliler toparlanma sürecini tamamlarken, lacivert-beyazlılar derin bir krizin içinde.
Fenerbahçe Beko: Jasikevicius'un İmzasını Taşıyan Bir Makine
Sezona Clyburn ve Guduric gibi iki önemli oyuncusunu kaybederek başlayan Fenerbahçe, yeni transferlerin alışma dönemiyle birlikte sancılı bir başlangıç yaptı. İç sahada Kızılyıldız ve Dubai'ye, deplasmanda ise Valencia ve Real Madrid'e alınan yenilgiler, taraftarlarda endişe yarattı. Ancak Sarunas Jasikevicius'un savunma odaklı sistemi ve yıldız oyuncuların bu sisteme adaptasyonu, takımın kaderini değiştirdi.
Son 10 maçın 9'unu kazanan Fenerbahçe, oynadığı 18 maçta 12 galibiyet alarak ligde zirveye ortak oldu. Takımın bu yükselişinde birçok faktör etkili oldu. Talen Horton-Tucker'ın hücumdaki etkinliği, Wade Baldwin'in oyun kuruculuğu, Tyler Hall'un kritik üçlükleri, Tarık Biberovic'in olgunlaşan oyunu, Bonzie Colson'ın hücum ribaundları, Khem Birch'in savunmadaki katkısı ve Nicolo Melli'nin tecrübesi, takımı adeta bir makineye dönüştürdü.
Uzmanlara göre, bu kadroyu şu anki konumuna taşıyabilecek tek isim Jasikevicius. Yönetimin, Litvanyalı koçla bir an önce yeni sözleşme imzalaması gerektiği belirtiliyor. Scottie Wilbekin ve Nando De Colo transferleriyle kadro derinliğini artıran Fenerbahçe'nin, artık konsantrasyonunu koruması ve şans faktörünü de yanına alması bekleniyor.
Anadolu Efes: Çözümsüz Görünen Bir Kriz
Diğer tarafta ise acı bir tablo var. Anadolu Efes, 19 maçta sadece 6 galibiyet alarak, 2018'den bu yana yaşadığı en kötü sezona imza attı ve ligi son sırada tamamlayan 5 takımdan biri oldu.
Sezon başında büyük umutlarla takımın başına getirilen Igor Kokoskov, 'hücum dehası' olarak bilinmesine rağmen bu özelliğini Efes'te gösteremedi. Aylarca, hücumda organize olamayan, top paylaşımında sorun yaşayan ve skorerlerini oyuna dahil edemeyen bir takım izlendi. Kokoskov'un ardından göreve gelen ünlü koç Pablo Laso da şimdilik çare olamadı. Laso, Zalgiris karşısında aldığı galibiyetle umut verse de, sonraki maçlarda beklenen etkiyi yaratamadı.
Takımın en büyük sorunlarından biri, dengeli bir kadro yapısına sahip olmaması. Shane Larkin, Kemba Walker, PJ Dozier, Darius Lee gibi topla oynamayı seven guardların yanında, uzun bölgesinde yeterli derinlik yok. Vincent Poirier sakatlıklarla boğuşurken, Johnny Juzang ve Will Clyburn gibi isimlerin tecrübesi yetersiz kalıyor.
En endişe verici durum ise, oyuncuların sahada sergilediği beden dili. Takım, toparlanacağına dair herhangi bir sinyal vermiyor. Uzmanlar, önümüzdeki günlerde Anadolu Efes için daha büyük sıkıntıların beklediği konusunda uyarıda bulunuyor.
Sonuç: Zirve Yolunda Fenerbahçe, Bataklıkta Efes
EuroLeague'in ilk yarısı, İstanbul'un iki devi için tam bir tezat oluşturdu. Fenerbahçe Beko, koçunun vizyonu ve oyuncuların benimsemesiyle Final-Four hedefini canlı tutarken, Anadolu Efes ise kimlik arayışı ve derinleşen krizle boğuşuyor. İkinci yarı, sarı-lacivertliler için zirve mücadelesi, lacivert-beyazlılar içinse onurlu bir çıkış arayışı anlamına gelecek.