Fenerbahçe'de Son Dakika Kabusu: Tedavisi Bulunamayan Hastalık!
Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig'in 30. haftasında Çaykur Rizespor'u konuk ettiği maçta 2-2 berabere kalarak büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Sarı-lacivertliler, rakibinin 10 kişi kaldığı karşılaşmada 90+8. dakikada yedikleri golle liderlik fırsatını kaçırdı. HT Spor Editörü Özer Çak, bu maçı ve Fenerbahçe'nin kronikleşen son dakika sorununu derinlemesine analiz etti.
Maç Öncesi Beklentiler ve Saha İçi Çekingenlik
Fenerbahçe, Süper Lig'in 30. haftasının açılış mücadelesinde Çaykur Rizespor karşısına sadece üç puan için değil, aynı zamanda uzun bir aradan sonra maç fazlasıyla da olsa liderlik koltuğuna oturma fırsatı için çıktı. Teknik direktör Domenico Tedesco, sahaya elindeki en güçlü 11'i sürerken, maç öncesindeki en büyük soru işareti sarı kart sınırındaki oyuncu sayısının fazlalığıydı.
Bu durum, karşılaşmanın ilk düdüğüyle birlikte sahaya doğrudan yansıdı. Fenerbahçeli futbolcular, ikili mücadelelerde ve temaslı oyunlarda belirgin bir çekingenlik sergiledi. Kart görme riski taşıyan isimlerin fazlalığı, sarı-lacivertlilerin agresifliğini törpülerken, Rizespor'un sert oyununa karşılık verilememesi hücum akışını da olumsuz etkiledi. Bu nedenle Fenerbahçe, ilk yarı boyunca üretkenlikten uzak bir görüntü çizdi.
İkinci Yarıda Yaşanan Şok ve Tartışmalı Değişiklikler
İkinci yarıya adeta şokla başlandı. Henüz 47. dakikada kalesinde golü gören Fenerbahçe, geriye düşmenin baskısıyla oyunu daha fazla rakip yarı sahaya yıkmaya çalıştı. Tedesco 55. dakikada yaptığı değişikliklerle oyuna müdahale etti; Archie Brown ve Nene kenara gelirken, Levent Mercan ve Musaba sahaya dahil oldu.
Ancak asıl tartışma yaratan hamle 70. dakikada geldi. Fenerbahçe gol ararken, sahadaki tek santrfor olan Sidiki Cherif'in oyundan alınıp yerine İsmail Yüksek'in girmesi, hücum planı açısından ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi. Tam bu değişikliğin ardından maçın seyri hızla değişti.
Kırmızı Kart, Penaltı ve Geçici Liderlik Coşkusu
Rizespor'da Samet Akaydin'in ikinci sarı karttan kırmızı görmesiyle konuk ekip 10 kişi kaldı. Bu gelişmenin hemen ardından VAR incelemesi sonucu kazanılan penaltıyı Talisca gole çevirerek eşitliği sağladı. Artan baskı, 86. dakikada Kerem Aktürkoğlu'nun golüyle sonuç verdi ve Fenerbahçe öne geçti.
Tribünler bu golle birlikte derbi havasına girerken, tabelada gösterilen +8 dakikalık uzatma süresi bile bu coşkuyu gölgeleyemedi. Ancak futbolun acı gerçeği bir kez daha sahne aldı.
90+8 Dakikada Gelen Hüsran ve Kronik Problem
Dakikalar 90+8'i gösterdiğinde Rizespor'un bulduğu gol, Kadıköy'deki tüm sevinci bir anda hüsrana dönüştürdü. Fenerbahçe taraftarı için yalnızca 12 dakika süren liderlik coşkusu, yerini derin bir hayal kırıklığına bıraktı.
Aslında bu senaryo artık Fenerbahçe için yabancı değil. Sarı-lacivertliler bu sezon Süper Lig'de uzatma dakikalarında yediği goller nedeniyle üç kez iç sahada puan kaybetti. Dahası, bu yalnızca bu sezona özgü bir problem de değil. Geçmiş yıllarda da özellikle Nisan ayına girilen dönemde son dakika kabusları; İstanbulspor ve Kayserispor maçlarında olduğu gibi, Fenerbahçe'nin sezonlarına ağır darbeler vurdu.
Tedavisi Bulunamayan Bir Hastalık
Bugün gelinen noktada Fenerbahçe'nin son dakika zaafı, basit bir oyun hatasından çok daha fazlası gibi görünüyor. Bu durum adeta kronikleşmiş bir problem haline gelmiş durumda. Ne saha içi hamlelerle ne de oyun planlarıyla tam anlamıyla çözülebiliyor.
Bir anlamda Fenerbahçe'nin son dakikalarda yaşadığı bu çöküş, tedavisi henüz bulunamamış bir hastalığı andırıyor. Ve görünen o ki, bu hastalık çözülemeden şampiyonluk mücadelesinde başarılı olmak neredeyse imkansız hale geliyor. Özer Çak'ın analizine göre, sarı-lacivertlilerin bu kronik sorunu aşmadan Süper Lig'de şampiyonluk kazanmaları oldukça zor görünüyor.



