Türk futbolunu sarsan bir bahis soruşturması kapsamında önemli bir adım atıldı. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), son beş yıl içinde Süper Lig kulüplerinde çalışmış ve bahis oynadığı belirlenen 43 antrenörü tedbirli olarak Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna (PFDK) sevk etti.
Soruşturmanın Kapsamı Genişliyor
TFF'den yapılan resmi açıklamada, yürütülen soruşturmanın sadece antrenörlerle sınırlı kalmadığı görüldü. Aynı kapsamda, bahis oynadıkları tespit edilen 32 futbol temsilcisinin de yine tedbir amaçlı olarak PFDK'ye gönderildiği duyuruldu. Bu hamle, federasyonun sektördeki şüpheli bahis faaliyetlerine karşı sıfır tolerans politikasını uygulamaya koyduğunu gösteriyor.
PFDK'ye Sevk Edilen İsimler Açıklandı
Disiplin kuruluna sevk edilen toplam 75 isim kamuoyu ile paylaşıldı. Listede, Türk futbolunun tanınan birçok antrenör ve temsilcisi yer alıyor. PFDK'ye gönderilen isimler şöyle sıralandı:
Mustafa Sarp, Fevzi Layiç, Ali Gürsel, Mehmet Bülent Albayrak, Mehmet Öncan, İbrahim Kemal Menderes, Murat Erbasan, Olcan Adın, Umut Eskiköy, Tanser Aydin, Halil Cihan Ünal, Ümit Davala, Ertuğrul Arslan, Ufuk Özbey, Ercan Ağaçe, Ahmet Dursun, Onur Günal, Kenan Oktay, Sinan Közen, Yasin Güleryüz, Barış Kanbak, Emir Şiranlı, Erkan Akkoç, İbrahim Keserel, Cüneyt Yis, Yiğit İncedemir, Fahri Tatan, Halit Eroğlu, Ersin Akılveren, Coşkun Birdal, Volkan Arslan, Serdar Topraktepe, Tufan Deniz Daş, Kerem Satılmış, Can Arat, Ömer Ayçiçek, Baykal Aydınlı, Onat Çetin, Mustafa Ramazan, Aykın Demir, Ozan Köprülü, İlker Kireker, Onur Can Korkmaz.
Futbol Camiasında Bekleyiş Sürüyor
Bu geniş kapsamlı disiplin soruşturması, Türk futbolundaki etik ve fair-play kurallarının ne denli ciddiye alındığının bir göstergesi. PFDK'nin vereceği kararlar, hem listedeki isimlerin kariyerleri hem de Türk sporunun temizliği açısından büyük önem taşıyor. Sürecin, spor hukuku çerçevesinde titizlikle yürütülmesi bekleniyor.
Bu gelişme, futbol kamuoyunda şok etkisi yarattı. Son yılların en kapsamlı bahis soruşturmalarından biri olan bu sürecin, sporun şeffaflığı ve güvenilirliği adına bir dönüm noktası olabileceği yorumları yapılıyor. TFF'nin bu kararlı tutumunun, sporun her kademesinde benzer ihlallere karşı caydırıcı bir etki yaratması hedefleniyor.