Galatasaray'ın 135 Milyon Euro'luk Kadrosunda Yedek Kulübesi Krizi
Galatasaray'da Yedek Kulübesi Eksikleri

Galatasaray, 18 Ocak 2026 tarihinde oynanan Süper Lig karşılaşmasında, transfer döneminde yaptığı büyük harcamalara rağmen yedek kulübesinde ciddi bir sıkıntı yaşadı. Toplam kadro değeri 287 milyon Euro'ya ulaşan ve transferlere 135 milyon Euro harcayan sarı-kırmızılı ekip, Gaziantep FK maçına eksik bir kadroyla çıkmak zorunda kaldı.

Kadro Tamamlama Çabası ve Altyapı Hamlesi

Teknik direktör Okan Buruk, maç kadrosunu tamamlayabilmek için olağanüstü bir yola başvurdu. İki kaleciyi, Fernando Muslera'nın yedeği olan Günay Güvenç ve Batuhan Şen'i, yedek kulübesine alarak kadroda yer açtı. Bu hamle, takımın ne kadar zor durumda kaldığının açık bir göstergesi oldu.

Bu durumu telafi etmek için ise altyapı oyuncularına şans verildi. Dağhan Kahraman, Eyüp Can Karasu ve Cihan Akgün isimli genç yetenekler, profesyonel takımın yedek kulübesinde maç için hazır bulundular. Bu üç oyuncu, kritik bir lig maçında ilk kez A takım deneyimi yaşadı.

Değerli Oyuncular Şans Bekledi

Diğer yandan, toplam piyasa değeri yaklaşık 10 milyon Euro olan tecrübeli isimler de yedek kulübesinde yer aldı. Ahmed Kutucu, Kaan Ayhan, Kazımcan Karataş ve Yusuf Demir, Gaziantep FK karşısında oyuna dahil olup fark yaratmayı bekleyen hamle oyuncuları olarak beklediler. Ancak, bu oyuncuların toplam değerinin, takımın genel kadro değerinin oldukça altında kalması dikkat çekti.

Cezalar ve Sakatlıklar Orta Sahayı Zorladı

Takımın yaşadığı sıkıntılar bunlarla da sınırlı kalmadı. Cezası bulunan Lucas Torreira ve sakatlığı nedeniyle formasını giyemeyen Dries Mertens takımdan yoksundu. Bu iki önemli orta saha oyuncusunun yokluğunda, Mario Lemina ve İlkay Gündoğan ikilisi orta sahada görev yaptı.

Kadroda olmayan diğer önemli isimler ise Victor Osimhen, Ismaël Jakobs, Wilfried Singo ve Arda Güler oldu. Bu dört yıldız futbolcunun da maç kadrosunda yer almaması, Galatasaray'ın potansiyel gücünü sahaya yansıtamadığını gösterdi. Tüm bu gelişmeler, dev transfer bütçeleriyle oluşturulan kadrolarda bile derinlik sorununun önemli bir handikap olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.