Yunus Akgün'den HT Spor'a özel açıklamalar: Üst üste 5. şampiyonluk hedefi
Yunus Akgün: Üst üste 5. şampiyonluk hedefi

Galatasaray'ın milli yıldızı Yunus Akgün, HT Spor Muhabiri Çağatay Çelik'in sorularını yanıtladı. Akgün, takımın hedefleri, Dünya Kupası deneyimi ve kişisel kariyeri hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Üst üste 5. şampiyonluk hedefi

Yunus Akgün, Galatasaray'ın üst üste şampiyonluklarının kolay olmadığını vurgulayarak, "Üst üste şampiyonluk, ayrıca Avrupa'da önemli işler yapmak gerçekten kolay değil. Burada Sayın Başkanımız, yönetimimiz, hocamız, ekibimiz ve arka planda çalışanlarımız gerçekten çok büyük bir emek harcıyor. Bunun karşılığında şampiyonluk almak da bizi çok daha mutlu ediyor. Şimdi gerçekten önümüzde tarih yazmak için bir fırsatımız var: 5. şampiyonluk. Bunun için en iyi şekilde hazırlanıyoruz. İnşallah bu sene de şampiyon olup camiamıza, taraftarımıza üst üste 5. şampiyonluğu armağan etmek istiyoruz" dedi.

Dünya Kupası hayal kırıklığı

24 yıl sonra Dünya Kupası'na katılmanın mutluluğunu yaşadıklarını ancak istedikleri sonucu alamadıklarını belirten Akgün, "Giderken ne kadar mutlu gittiysek, dönerken de bir o kadar üzgün döndük. Gerçekten 24 yıl sonra bunu biz başarmıştık ama istediğimiz gibi olmadı. Hayal kırıklığına uğradık, ülkemizi de uğrattık. Bunun üzüntüsünü çok büyük yaşadık. Benim beklentim, yani hiçbir oyuncumuzun beklentisi bu yönde değildi ama maalesef futbolda bunlar var. İyi bir şekilde bitiremedik ama genç bir takımız, yetenekli bir takımız. Önümüzde daha turnuvalar var. Bu turnuvayı unutturmak için elimizden gelenin en iyisini yapacağız" ifadelerini kullandı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Kamp şartları ve hazırlık süreci

Kamp yaptıkları bölgenin aşırı sıcak olduğunu dile getiren milli futbolcu, "Gerçekten bizim kamp yaptığımız yer inanılmaz derecede sıcaktı. 45 dereceleri falan görüyorduk. Hiçbir şekilde dışarıda vakit geçiremiyorduk. Antrenmana gitme süremiz çok uzundu; 40-45 dakika her gün antrenmanlara gidiyorduk. Aşırı bir sıcak vardı. Zaten maça gitmek için şehir değiştiriyorduk. Oradan 2-3 saatlik, hatta 5 saat süren uçuşlarımız da oluyordu. Tabii ki bunlar bahane değil ama bizim dezavantajımız diğer takımlara göre daha fazlaydı bence" dedi.

Hazırlıkların iyi gittiğini ancak fiziksel olarak henüz yüzde 100 olmadıklarını söyleyen Akgün, "Hazırlıklarımız güzel gidiyor, yorucu. Ayrıyeten saha dışında da güzel eğleniyoruz, güzel vakit geçiriyoruz. Burası da bize uğurlu geliyor, burayı da oyuncular olarak çok seviyoruz. Dediğim gibi, hazırlıklarımız güzel gidiyor. Tabii ki fiziksel olarak %100'ümüzde değiliz. Hazırlık kampı bu; kendimizi fiziksel olarak geliştiriyoruz, maçlar oynuyoruz. Şimdi burada iki maç oynadık. Tabii ki sonuçlar istediğimiz gibi olmasa da fiziksel olarak kendimizi yukarıya çekmeye çalışıyoruz. İstanbul'a döndüğümüzde de iki tane maçımız olacak. Ama lig başladığında %100 hazır olacağız ve sezona çok iyi başlamak istiyoruz" diye konuştu.

Galatasaray'a geliş hikayesi ve kırılma anı

2008 yılında Galatasaray'a geldiğini hatırlatan Akgün, "Bu anın hayalini her zaman kuruyordum; arkadaşlarımla, kendimle, ailemle... O zaman nişanlım da vardı. Her zaman bunun hayalini onlarla beraber, arkadaşlarımla beraber kuruyordum. Şimdi de bu hayali yaşıyorum. Çok büyük sorumluluklar var, bunun bilincindeyiz. Ama dediğim gibi, hayalimi yaşadığım için çok mutluyum, çok gururluyum. İnşallah Galatasaray formasıyla nice şampiyonluklar, nice başarılar kazanmak nasip olur bana" dedi.

Kariyerindeki en önemli kırılma anının 14 yaşında yaşandığını belirten genç yıldız, "U14'te oynarken 2-3 arkadaşımla sağlık kontrolüne gitmiştik. Orada, Galatasaray Kulübü'nden bağımsız bir hastanede, bir kalp sorunuyla karşılaşmıştım. Bana 'oynar' raporu vermemişti. Ondan sonra tabii orada çocuğum. Ailem ve ben hayal kırıklığına uğradık. O süreçte 3-4 ay forma giyememiştim ve çok üzgündüm. Burada özellikle babam bana çok yardımcı oldu. O kırılma anı benim için çok önemliydi. Kulüpten ayrılabilirdim çünkü. O anda gerçekten devam etmem, hayatımdaki önemli kırılma anlarından biri olabilir" ifadelerini kullandı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Okan Buruk ve Şampiyonlar Ligi

Teknik direktör Okan Buruk hakkında övgü dolu sözler söyleyen Akgün, "Okan Hoca, futbolculuk kariyerinde de şimdi hocalık kariyerinde de gerçekten tarih yazıyor. Beraber tarih yazıyoruz ve kendisiyle beraber çalıştığım için çok mutluyum. Okan Hoca'nın bana oyun anlamında ön alan baskısını gerçekten çok geliştirdiğini düşünüyorum. Takım olarak da bunu çok iyi yaptığımızı düşünüyorum. Ayrıyeten oyuncularla ikili ilişkileri çok iyi olduğu için oyuncuya özgüven depoluyor, bu özgüveni sana veriyor. Sahada bunun için sorumluluk alabiliyorsun" dedi.

Şampiyonlar Ligi'nde rakip ayırt etmediklerini belirten milli futbolcu, "Şampiyonlar Ligi seviyesinde rakip çok önemli değil. Çünkü bütün takımlar çok iyi. Liverpool'u evimizde iki kez yenmiştik ama deplasmanda yenilmiştik. Belki Liverpool'u bir daha isteyebilirim. Ama dediğim gibi, rakip ayırmıyorum. Kim gelirse gelsin, biz elimizden geleni yapacağız" şeklinde konuştu.

Soru-cevap bölümü

Röportajın sonunda Yunus Akgün, takım arkadaşları hakkında şu değerlendirmelerde bulundu: En sessiz oyuncu Victor Nelsson, en komik oyuncu Metehan Baltacı, en telaşlı oyuncu Barış Alper Yılmaz, en çalışkan oyuncu Abdülkerim Bardakcı ve en uykucu oyuncu olarak kendisini gösterdi.