Milli Takım 24 Yıl Sonra Dünya Kupası'na Gidiyor! Kosova'yı Devirdik
Milli Takım 24 Yıl Sonra Dünya Kupası'na Gidiyor

Milli Takım 24 Yıl Sonra Dünya Kupası'na Gidiyor! Kosova'yı Devirdik

Ay-Yıldızlılar, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off turu finalinde Kosova'yı deplasmanda 1-0 mağlup ederek tarihi bir başarıya imza attı. Bu zaferle birlikte Türkiye, tam 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası'na katılma hakkı kazandı. HT Spor Dijital Yayınlar Müdürü İnanç Ergülen, Milli Takım'ın bu unutulmaz yolculuğunu ve tarihi anı kaleme aldı.

Bir Neslin Hayali Gerçek Oldu

Bazı bekleyişler sadece zamanla ölçülmez; umutla, hayal kırıklığıyla ve en nihayetinde o sarsılmaz inançla ölçülür. Tam 24 yıl oldu. Kore ve Japonya’nın sabah güneşinde dünya üçüncüsü olduğumuz o masalsı yazdan beri, koca bir nesil Dünya Kupası'nı hep "başkasının düğünü" gibi izledi. Ancak 13 Aralık 2024’te Zürih’te çekilen o kura, sadece rakiplerimizi değil, kaderimizi de belirledi.

Vincenzo Montella, o gün mikrofonlara döndüğünde sesi kararlıydı: “Dünya Kupası için hazırız.” Bu sadece bir teknik adam beyanı değil, bir meydan okumaydı. Yolculuk 4 Eylül 2025'te, sınır komşumuz Gürcistan’da başladı. Sanki EURO 2024’ün ruhu o gece Tiflis’e taşınmıştı. Mert Müldür yine perdeyi açtı, Kerem "dublesiyle" sahneye çıktı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Zorlu Süreç ve Büyük Dönüş

Ancak futbol bu; 71’de Barış’ın kırmızısıyla rüzgar tersine döndü, Kvaratskhelia ve arkadaşları üzerimize kabus gibi çöktü. O anlarda kalede bir devleşen Uğurcan Çakır vardı. Üç puanı söküp aldık, hayale ilk tuğlayı koyduk. Futbol bazen en acı dersini evinizde verir. Konya’da İspanya karşısında aldığımız 6-0’lık mağlubiyet, sadece bir skor değil, ağır bir travmaydı.

Pedri ve Oyarzabal’ın ayağından çıkan her top kalemize hüzün olarak dolarken, tribünler 1984’ün hayaletlerini hatırlar gibiydi. Fakat Montella yıkılmadı. Avusturya mağlubiyetini hatırlatarak, "Yine ayağa kalkacağız" dedi. Büyük hedefler, büyük düşüşlerden sonra ayağa kalkma sanatıdır çünkü.

Fırtına Gibi Esen Milli Takım

O bozgunun ardından Milli Takım bir fırtınaya dönüştü. 11 Ekim 2025'te Milli Takımımız, 2026 Dünya Kupası Elemeleri 3. maçında Bulgaristan'a gol yağdırdı. Sofya’da yazılan 6-1’lik destan, son 20 yılın en farklı deplasman zaferi olarak tarihe geçerken, Arda ve Kenan’ın ayaklarında gelecek parlıyordu.

Vasil Levski Stadı’nda Arda ile öne geçen Milliler, şanssız bir anda Kirilov’a yakalandı. İkinci yarıda patlama yapan Ay-Yıldızlılar, Popov’un hediyesinden sonra Kenan Yıldız’ın dublesi, Zeki Çelik ve İrfan Can Kahveci ile farka uçtu. Türkiye, Haziran 2005'ten (6-0 Kazakistan) bu yana Dünya Kupası elemelerindeki en farklı deplasman galibiyetini aldı.

Play-Off Kapısı Ardına Kadar Açıldı

Ardından Kocaeli’de Gürcistan’ı konuk ettik. Türkiye, 6-0'lık Bulgaristan zaferinden sonra Gürcistan'ı da sahayı dar etti. Kenan’ın aşırtması, Merih’in kornerlerden yükselen o sarsılmaz başı... Skor 4-1’e geldiğinde, Play-Off kapısı artık ardına kadar aralanmıştı.

"Forvetsiz oynuyoruz" eleştirilerine Montella’nın cevabı sahadaki o iştahlı, hücumcu kimlikti: "Bizim bir hayalimiz var." Birçok kez forvetsiz oynadığımız için eleştiriler oldu ama fazlasıyla ofansif bir oyun sergiliyoruz. Bunun karşılığında gol yiyebiliyoruz ama ofansif oynadığımız için çok gol atıyoruz.

Tarihi Final ve Unutulmaz Zafer

Gruptaki düğüm Bulgaristan’ı 2-0’la geçince çözüldü. Artık cebimizde Play-Off bileti vardı… Play-Off yolculuğunda karşımıza tanıdık bir isim çıktı: Mircea Lucescu ve Romanya’sı. Sabır maçıydı. Kilidi açmak için 20 isabetli pas, yani tam bir takım oyunu gerekiyordu.

Arda’nın zarif asistinde Ferdi Kadıoğlu öyle bir vurdu ki, o top sadece ağlara değil, 24 yıllık hasretin kalbine gitti. Romanı yazdık, şimdi son noktayı koyma vakti… 13 bin kişilik Fadıl Vokrri Stadyumu'nda Kosova'yı da 1-0 devirdik ve gol de tıpkı Romanya maçındaki dakikada geldi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Bu sefer sahneye Kerem Aktürkoğlu çıktı ve hasret son oldu. Haziran’da rotamız Amerika. Bu sadece bir turnuva bileti değil; bir neslin çocukluk hayali, bir ülkenin ortak sevinci oldu. 2002’de sokaklara döküldüğümüzde dilimizden düşmeyen o şarkıyı hep beraber yeniden söyleme zamanı.