Murat Özbostan: Türkiye elendikten sonra gerçek kimliğini hatırladı
Özbostan: Türkiye elendikten sonra kimliğini hatırladı

2026 Dünya Kupası D Grubu'nun son maçında A Milli Futbol Takımı, ABD'yi 3-2 mağlup ederek turnuvaya galibiyetle veda etti. SABAH SPOR Müdürü Murat Özbostan, bu galibiyeti ve takımın turnuva performansını değerlendirdiği yazısında çarpıcı ifadeler kullandı.

Skorbordda 3-2, ama asıl mesaj 'Geç kaldık'

Özbostan, maçın skorunun ötesinde bir anlam taşıdığını belirtti: "Skorbordda 3-2 yazıyordu. Ama aslında tabelada başka bir şey daha vardı: 'Geç kaldık.'" Türkiye'nin turnuvada belki de ilk kez kendi gibi oynadığını vurgulayan Özbostan, takımın topa korkmadan sahip olduğunu, geri düştüğünde paniklemediğini, oyunu bırakmadığını ve en önemlisi kaybetmeyi kabullenmediğini yazdı.

'Neden daha önce yapamadık?' sorusu

Özbostan, futbolun bazen acımasız olduğunu belirterek, "Size en iyi oyununuzu, artık hiçbir şey değiştirmeyeceği gün oynatır" dedi. 90+8'de gelen golün sadece bir galibiyet olmadığını, tribündeki binlerce Türk taraftarının 'Hiç olmazsa böyle hatırlayalım' demesi olduğunu ifade etti. Futbolcuların birbirine sarılışında tur sevinci değil, yarım kalmış bir hikâyenin hüznü olduğunu söyledi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Takım yeteneksiz değil, cesaret eksikti

Özbostan, takımın yeteneksiz olmadığının altını çizerek, "Aksine, Avrupa'nın en parlak gençlerinden bazılarına sahip. Sorun bazen kalite eksikliği değil; o kalitenin aynı anda sahaya çıkamaması" dedi. İlk iki maçta cesaret eksikliği yaşandığını, son maçta ise cesaretin var olduğunu ancak zamanın kalmadığını belirtti.

Elenmeden önce değil, sonra kimliğini hatırladı

Özbostan, turnuvanın özetini tek cümleyle yaptı: "Türkiye, elenmeden önce değil; elendikten sonra gerçek kimliğini hatırladı." Galibiyetin puan tablosunu değiştirmediğini ancak takımın aynaya baktığında göreceği resmi değiştirdiğini ifade etti. Şimdi yapılması gerekenin bu maçı romantikleştirmek değil, bir başlangıç saymak olduğunu söyledi. "Karakterini son maçta gösteren bir takım, onu ilk maçtan itibaren göstermeyi öğrendiğinde artık sadece sürpriz yapan değil, turnuvalarda söz sahibi olan bir ülkeye dönüşebilir" dedi.

Montella'nın sözlerine eleştiri: 'Bin zafere bedel' abartılı

Özbostan, Teknik Direktör Vincenzo Montella'nın maç sonu söylediği "Bu galibiyet bin zafere bedel" sözüne katılmadığını belirtti. "Evet, ABD karşısında alınan galibiyet önemliydi. Takım mücadele etti, karakter gösterdi ve turnuvaya yakışır bir veda yaptı. Bunu teslim etmek gerekir. Ancak Millî Takım'ın başarı ölçüsünü bu kadar aşağı çekmemeliyiz" ifadelerini kullandı.

Bu formanın Dünya Kupası'nda üçüncülük yaşamış, Avrupa Şampiyonası'nda yarı final görmüş, futbol tarihinde önemli zaferler kazanmış bir ülkenin forması olduğunu hatırlatan Özbostan, "Dolayısıyla ABD'yi yenmek elbette değerlidir ama 'Bin zafere bedel' olarak tanımlanacak kadar olağanüstü bir sonuç değildir" dedi. Teknik direktörün oyuncularını motive etmek istemesinin anlaşılabilir olduğunu ancak kullanılan ifadelerin temsil edilen ülkenin futbol geçmişiyle örtüşmesi gerektiğini vurguladı.

Övülmesi gereken skor değil, mücadele

Özbostan, asıl övülmesi gerekenin skor değil, takımın ortaya koyduğu mücadele olduğunu belirtti. "Eğer bu oyun ilk iki maçta da sergilenebilseydi, bugün belki de gruptan çıkmayı konuşuyor olacaktık" dedi. Sevinmek ve takımı alkışlamak gerektiğini ancak çıtanın düşürülmemesi gerektiğini söyleyen Özbostan, "Türkiye Millî Takımı'nın hedefi, tek bir galibiyeti destanlaştırmak değil; bu tür galibiyetleri sıradan hâle getirecek seviyeye ulaşmaktır" ifadelerini kullandı.

Sonbaharda İtalya, Fransa ve Belçika ile çok önemli maçların olduğunu hatırlatan Özbostan, artık yeni hikâyeler yazma zamanı olduğunu belirtti.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması