Büyük Aile Desteğiyle Satrançta Zirveye Ulaşan Bir Yetenek: Beren Çetin
Türkiye'nin genç satranç yıldızı Beren Çetin, başarı hikayesini büyük aile desteğiyle yazıyor. Anaokulu öğretmeninin dört buçuk yaşında fark ettiği yetenek, dede ve anneannesinin ilgisiyle Türkiye şampiyonluklarına ve uluslararası başarılara dönüştü.
Öğretmenin Keşfi ve Ailenin Yönlendirmesi
Beren Çetin'in satranç serüveni, anaokulu öğretmeninin "Kızınız zeki, onu akıl oyunlarına yönlendirin" tavsiyesiyle başladı. Bu basit ama etkili yönlendirme, Türk satrancına parlak bir yetenek kazandırdı. Beren, şu anda Kocaeli'nde yaşıyor ve Özel Körfez Eğitim Kurumları'nda altıncı sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam ediyor.
Büyük Aile Modelinin Başarıdaki Rolü
Beren'in hikayesindeki en dikkat çekici unsur, modern hayatın dayattığı çekirdek aile modelinden farklı olarak büyük aile içinde büyümesi. Annesi çalıştığı için dede ve anneannesiyle aynı apartmanda yaşayan Beren, günlük hayatını bu deneyimli ikilinin bilgeliğiyle zenginleştiriyor.
"Kesinlikle çok rahat" diyen Beren, annesiyle yaşadığı küçük anlaşmazlıklarda bile dedesinin yanına sığınabildiğini gülerek anlatıyor. Bu destek sistemi, uluslararası turnuvalara çıkarken de devam ediyor.
Satranç Bir Yaşam Biçimi
Beren Çetin için satranç sadece bir oyun değil, bir yaşam biçimi. "Her zaman satranç oynayacağım, bırakmayı asla düşünmüyorum" diyen genç sporcu, bu oyunun kendisine sabır ve stratejik düşünme yeteneği kattığını vurguluyor.
En uzun maçının altı saat sürdüğünü belirten Beren, bazen tek bir hamle için elli dakika düşündüğünü ifade ediyor. Geliştirmesi gereken en önemli yönün zaman yönetimi olduğunu söyleyen genç şampiyon, bu konuda çalışmalarını sürdürüyor.
Uluslararası Deneyimler ve Hedefler
Şu ana kadar beş farklı ülkede turnuvalara katılan Beren, farklı kültürler ve oyun tarzları görmenin kendisine yeni taktikler geliştirme imkanı sağladığını belirtiyor. Dede ve anneannesiyle çıktığı bu yolculuklar, onun için hem spor hem de kültürel bir deneyim oluyor.
Yakın hedefi Avrupa Şampiyonası'nda ilk üçe girerek 1800 Elo puanını geçmek ve Büyük Usta (GM) unvanını almak olan Beren, idol olarak Mihail Tal'i görüyor. Dünyanın bir numarası Magnus Carlsen'den pek hoşlanmadığını itiraf eden genç sporcu, Judit Polgar'ın oyun tarzını çok beğendiğini ekliyor.
Okul Hayatı ve Diğer İlgi Alanları
Satranç dışında Bilim ve Sanat Merkezi'ne (BİLSEM) devam eden Beren, burada uçak dersi ve edebiyat dersleri alıyor. En sevdiği dersin edebiyat olduğunu söyleyen genç sporcu, satranç efsaneleri hakkında gazeteler hazırlıyor.
Okul müdürü Eyüp Sultan Keskin, Beren'i "hanımefendiliği, çalışkanlığı ve sanata-spora olan merakıyla" takdir ettiklerini belirtiyor. Beren'in sadece satrançta değil, yabancı dil dersleri de dahil olmak üzere tüm alanlarda başarılı olduğunu vurguluyor.
Aile İlişkileri ve Günlük Yaşam
Beren, aile üyeleriyle olan ilişkilerini şöyle özetliyor: "Hepsiyle iyi anlaşıyorum ama dedemle iyiyiz. Annemle daha çok arkadaş gibiyiz." En sevdiği aktiviteler arasında annesiyle bisiklete binmek ve dedesiyle İstanbul gezileri yer alıyor.
Yemek konusunda anneannesinin ev mantısını çok sevdiğini, dedesinin ise balık pişirmede usta olduğunu söyleyen Beren, kendisinin en çok hamsi ve levrek sevdiğini ekliyor.
Beren Çetin'in hikayesi, yetenek keşfi, doğru yönlendirme ve aile desteğinin bir gencin hayatını nasıl şekillendirebileceğinin canlı bir örneği. Büyük aile modelinin sağladığı güven ve bilgi aktarımı, bu genç sporcunun başarısında kritik bir rol oynuyor.



