Türk Sporunun Çift Milli Efsanesi: Can Bartu'nun Unutulmaz Mirası
Can Bartu: Futbol ve Basketbolda Milli Forma Giymiş Tek Sporcu

Türk Sporunun Çift Milli Efsanesi: Can Bartu'nun Unutulmaz Mirası

Türk sporunun ve Fenerbahçe'nin unutulmaz ismi Can Bartu, vefatının yedinci yıl dönümünde saygı ve özlemle anılıyor. Futbol ve basketbol branşlarında gösterdiği olağanüstü başarılarla Türk spor tarihinde benzersiz bir konuma sahip olan Bartu, geride bıraktığı mirasla nesilleri etkilemeye devam ediyor.

İki Branşta Birden Parlayan Yıldız

31 Ocak 1936'da İstanbul'da dünyaya gelen Can Bartu, spor hayatına 1949 yılında Fenerbahçe'nin genç basketbol takımında başladı. Futbola ise ilginç bir tesadüfle adım attı: Edirnespor-Fenerbahçe maçındaki oyuncu eksikliği nedeniyle basketbol takımından alınan iki isimden biri olarak futbolla tanıştı. Bu tesadüf, Türk spor tarihinin en özel kariyerlerinden birinin başlangıcı oldu.

1955-1957 yılları arasında Fenerbahçe'nin birinci takımlarında hem futbol hem de basketbol oynayan Bartu, 1955'te Genç Milli Basketbol Takımı'nda ay-yıldızlı formayı ilk kez giydi. Türkiye'de hem futbol hem de basketbolda milli formayı giyen ilk ve tek sporcu unvanını taşıyan efsanevi isim, bu özelliğiyle dünya spor tarihinde de nadir görülen bir başarıya imza attı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

İki Spor Arasında Koşturan Efsane

Can Bartu'nun İnönü Stadı'nda futbol maçından çıkıp, Spor ve Sergi Sarayı'ndaki basketbol müsabakasına yetiştiği birçok gün yaşandı. Bu olağanüstü performansın en çarpıcı örneği, Mithatpaşa Stadı'nda Beşiktaş'a karşı 2 gol attığı futbol maçının ardından, aynı gün Spor ve Sergi Sarayı'nda Galatasaray'a karşı basketbol maçında 32 sayı kaydetmesiydi.

Fenerbahçe Kulübü ile profesyonel futbolcu sözleşmesi imzaladıktan sonra basketbolu bırakan Bartu, basketbol branşında 1'i genç, 5'i A milli olmak üzere toplam 6 kez milli formayı giydi. Futbolda ise 26'sı A Milli Futbol Takımı'nda olmak üzere 28 kez ay-yıldızlı formayla sahaya çıktı ve 6 gol kaydetti.

İtalya Macerası ve "Sinyor" Lakabı

Fenerbahçe'de 1955-1961 yıllarında futbol oynayan Can Bartu, 1961'de başladığı İtalya macerasında 6 sezon forma giydi. Fiorentina, Venezia ve Lazio takımlarında oynayan Bartu, İtalya'da toplam 100'den fazla maça çıktı ve 14 gol attı. Özellikle Lazio'da geçirdiği 3 sezonda İtalyan futbolseverlerin büyük sevgisini kazanarak "Sinyor" (Beyefendi) lakabını aldı.

Bartu, Fiorentina formasıyla 10 Mayıs 1962'de Glasgow'da Atletico Madrid'e karşı oynanan Avrupa Kupa Galipleri Kupası finalinde sahaya çıkarak, Avrupa kupalarında final oynayan ilk Türk futbolcu unvanını elde etti. Bu tarihi karşılaşmada ilk 11'de başlayan Bartu, takımının 3-0 mağlup olması nedeniyle kupa sevinci yaşayamadı.

Milli Takımda Kaleci Olan Orta Saha Oyuncusu

Can Bartu'nun milli takım kariyerinde en ilginç anılardan biri, 2 Kasım 1958'de Bükreş'te Romanya'ya karşı oynanan Avrupa Şampiyonası Elemeleri maçında yaşandı. Orta sahada başladığı maçta, kaleci Turgay Şeren'in sakatlanıp oyundan çıkması üzerine 76. dakikada milli takımın kalesine geçen Bartu, 85. dakikada Ahmet Berman'ın ters vuruşuyla bir gol yedi. Bu olayla Bartu, milli takımda hem gol atan hem de gol yiyen tek futbolcu olarak tarihe geçti.

Fenerbahçe'ye Dönüş ve Jübile

İtalya'da 6 yıl oynadıktan sonra 1967'de Fenerbahçe'ye dönen Bartu, 1970 yılında jübilesini yaptı. Sarı-lacivertli formayla toplam 326 maçta 162 gol kaydeden efsane oyuncu, futbolu bıraktıktan sonra spor yazarlığı yaparak spora katkılarını sürdürdü.

Bartu'nun spor ahlakı ve centilmenliğinin en güzel örneklerinden biri, 1969 yılında Metin Oktay'ın jübilesinde yaşandı. Galatasaray ile Fenerbahçe arasında yapılan jübile maçında, Can Bartu kısa bir süre sarı-kırmızılı formayla oynarken, Metin Oktay da sarı-lacivertli formayı giyerek Türk sporunda unutulmaz bir dayanışma örneği sergiledi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Kalıcı Miras: İsmi Tesislere Verildi

Fenerbahçe Kulübü, efsane oyuncusuna hayattayken büyük bir saygı gösterisi yaparak 25 Temmuz 2009'da düzenlenen Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nda Samandıra Kamp Merkezi'ne Can Bartu'nun isminin verilmesini onayladı. O tarihten itibaren sarı-lacivertli takımın antrenman tesisleri "Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri" olarak anılmaya başlandı.

Aynı yıl, Ülker Stadı'nda oynanan UEFA Kupası finalinde UEFA tarafından "Türkiye elçisi" ilan edilen Bartu, 11 Nisan 2019'da 83 yaşında hayata veda etti. Geride bıraktığı spor ahlakı, centilmenliği ve iki farklı branşta gösterdiği olağanüstü başarılarla Türk spor tarihinin en özel isimlerinden biri olarak anılmaya devam ediyor.