Athletic Bilbao, Genç Türk Yeteneği Efe Korkut'u Kadrosuna Kattı
İspanya La Liga'nın köklü ekiplerinden Athletic Bilbao, transfer döneminde önemli bir hamle yaparak 19 yaşındaki Türk orta saha oyuncusu Efe Korkut'u bünyesine kattığını resmen açıkladı. Kulüpten yapılan yazılı açıklamada, genç futbolcuyla 30 Haziran 2028 tarihine kadar geçerli olacak bir sözleşme imzalandığı belirtildi. Anlaşmada ayrıca iki sezon daha uzatma opsiyonu bulunuyor.
Efe Korkut'un Kariyer Yolculuğu ve Athletic Bilbao Planları
Eski milli futbolcu ve teknik direktör Tayfun Korkut'un oğlu olan Efe Korkut, İspanya'daki futbol kariyerine Athletic Bilbao'nun üçüncü ligde mücadele eden alt takımı Bilbao Athletic'te başlayacak. Bu hamle, genç oyuncunun gelişim sürecini İspanyol futbolunun dinamikleri içerisinde tamamlamasını hedefliyor. Açıklamada, Efe'nin İspanya'nın Bask bölgesindeki Donostia-San Sebastian şehrinde doğduğu da vurgulandı.
Efe Korkut, son dönemde Türkiye 19 Yaş Altı Milli Futbol Takımı formasıyla 3 maça çıkmış ve bu karşılaşmalarda 1 gol kaydetmişti. Almanya'da Stuttgart'ın 19 yaş altı takımında oynarken 46 maçta 10 gol atan genç yetenek, bu performansıyla Athletic Bilbao'nun dikkatini çekmeyi başardı. Transferle birlikte Efe, Athletic Bilbao tarihinde forma giyecek ilk Türk futbolcu unvanını da elde edecek.
Transferin Detayları ve Futbolcunun Gelecek Hedefleri
İmzalanan sözleşme, Efe Korkut'un önümüzdeki yıllarda İspanya'da kendini kanıtlama fırsatı sunuyor. Bilbao Athletic'te alacağı deneyimin, onu ilerleyen dönemlerde Athletic Bilbao'nun A takımına hazırlaması bekleniyor. Kulübün genç yeteneklere verdiği önem ve geliştirme politikası, bu transferin arka planında öne çıkan unsurlar arasında yer alıyor.
Efe Korkut'un teknik becerileri ve oyun zekası, İspanyol basınında da merak konusu olmaya başladı. Futbol çevreleri, genç oyuncunun Athletic Bilbao'nun disiplinli yapısı altında hızla uyum sağlayacağı ve potansiyelini ortaya koyacağı görüşünde birleşiyor. Bu transfer, aynı zamanda Türk futbolcuların Avrupa'nın önemli liglerine açılımı açısından da sembolik bir adım olarak değerlendiriliyor.