Ankara Gölbaşı'nda Dijital Kale: Yeni Veri Merkezi Yükseliyor
Ankara Gölbaşı'nda Yeni Veri Merkezi Yükseliyor

15 Temmuz darbe girişiminde hedef alınan kritik iletişim altyapılarından biri olan Türkiye'nin uydu ve bilişim omurgası, Ankara Gölbaşı'nda yükselen yeni nesil bir veri merkezi yatırımıyla güçlendiriliyor. Merkez, hem siber dayanıklılığı hem de yapay zekâ kapasitesiyle stratejik bir rol üstlenmeye hazırlanıyor.

Stratejik Proje: Dijital Egemenlik ve Veri Güvenliği

Türkiye'nin dijital egemenlik ve veri güvenliği vizyonu kapsamında Ankara Gölbaşı'nda inşa edilen yeni veri merkezi, yalnızca teknik bir yatırım olmanın ötesinde, kritik altyapıların sürekliliğini garanti altına almayı hedefleyen stratejik bir proje olarak öne çıkıyor. 15 Temmuz darbe girişiminde iletişim altyapılarının hedef alınmasının ardından, özellikle kamu hizmetlerinin kesintisizliği ve veri güvenliği konusu daha da kritik bir başlık haline gelmişti. Bu çerçevede hayata geçirilen merkez, Türkiye'nin en büyük veri altyapılarından biri olmaya hazırlanıyor.

2027'de Hizmete Alınacak

Yaklaşık 28 bin 500 metrekarelik bir alanda yükselen Gölbaşı Veri Merkezi, tamamlandığında Türkiye'nin en kapsamlı dijital altyapı tesislerinden biri olacak. Projenin ilk aşamasının 2026 yılı içinde büyük ölçüde tamamlanması, kritik bilişim merkezinin ise 2027 yılı içinde hizmete alınması planlanıyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Operasyonel Merkez ve Teknik Kapasite

Merkez, yalnızca büyüklüğüyle değil teknik kapasitesiyle de dikkat çekiyor. Altı adet sistem salonu, iki ayrı yüksek performanslı bilişim odası ve yaklaşık 6 bin metrekarelik “beyaz alan” ile tasarlanan tesis, yüksek yoğunluklu veri işleme ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde kurgulandı. Ayrıca 200 kişilik çalışma ofisi kapasitesiyle operasyonel bir merkez olarak da hizmet verecek.

Güvenlikte Yüksek Standart

Enerji verimliliği açısından uluslararası standartlara uygun şekilde tasarlanan tesisin LEED Gold sertifikasına sahip olması hedefleniyor. Veri merkezi altyapısında ise Uptime Institute TIER-III ve TSE 50600 standartlarıyla uyumlu bir yapı öngörülüyor. Bu sayede hem fiziksel hem de dijital güvenlik açısından yüksek bir dayanıklılık seviyesi amaçlanıyor.

Yapay Zeka ve Büyük Veriye Güçlü Altyapı

Yeni merkez, özellikle yapay zekâ uygulamaları, derin öğrenme, makine öğrenmesi ve veri madenciliği gibi yüksek işlem gücü gerektiren alanlara hizmet verecek şekilde planlandı. Büyük veri kümelerinin işlenmesi, algoritma eğitimi, modelleme ve yüksek hızlı hesaplama süreçleri için güçlü bir altyapı sunacak.

Olağanüstü Durumlara Hazırlık

En kritik hedeflerden biri ise olağanüstü durumlarda dahi kesintisiz hizmet sağlanması. Bu kapsamda, kamu dijital hizmetleri ve e-Devlet altyapısının sürekliliğinin garanti altına alınması amaçlanıyor. Böylece olası kriz, afet veya güvenlik tehditlerinde dahi devletin dijital hizmetlerinde aksama yaşanmaması hedefleniyor.

Sürdürülebilirlik ve Çevre Dostu Tasarım

Ayrıca tesisin düşük karbon salımı ve yüksek enerji verimliliği ile çevresel sürdürülebilirlik kriterlerine uygun şekilde çalışması planlanıyor. Bu yönüyle merkez, yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, aynı zamanda çevre dostu bir dijital dönüşüm adımı olarak da değerlendiriliyor. Tüm bu özellikleriyle Gölbaşı Veri Merkezi, Türkiye'nin dijital altyapısını güçlendiren, veri güvenliğini artıran ve kritik sistemlerin sürekliliğini garanti altına alan stratejik bir eşik olarak konumlanıyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

15 Temmuz Davası ve TÜRKSAT Saldırısı

Yargıtay 2019 yılında, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Ankara Gölbaşı'ndaki TÜRKSAT yerleşkesine yönelik saldırıyla ilgili davada temyiz sürecini tamamlamıştı. Verilen karara göre, Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13 sanık hakkında verdiği hükümler kısmen onandı, kısmen de bozuldu. Daire, Özel Kuvvetler Komutanlığı eski personeli bazı askerler ile sivil sanıklara “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını hukuka uygun bularak onadı. Bu kapsamda, TÜRKSAT çalışanları Ahmet Özsoy ve Ali Karslı'nın şehit edilmesine ilişkin iki ayrı ağırlaştırılmış müebbet cezası da kesinleşti. Kararda, bazı sanıklar hakkında “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “nitelikli yağma” suçlarından verilen çok sayıda hapis cezası ise hukuki değerlendirme eksiklikleri gerekçesiyle bozuldu. Özellikle eylemlerin tek fiil mi yoksa birden fazla mağdura karşı zincirleme suç kapsamında mı değerlendirileceği konusunda yeniden değerlendirme yapılması gerektiği vurgulandı. Sivil sanıklardan biri hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet cezası da, eylemin “yardım etme” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek bozuldu. Kararda, sanığın araç tahsisiyle saldırı sürecine dolaylı katkı sağladığı ifade edildi. Bu karar, 15 Temmuz gecesi TÜRKSAT yerleşkesinde yaşanan saldırıya ilişkin yargı sürecinin kritik aşamalarından biri olarak kayıtlara geçti.

Sembolik Antene Saldırı

Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, Gölbaşı Polis Özel Harekat Daire Başkanlığı'nı ziyaretinin ardından TÜRKSAT'ı ziyaret etmiş ve şunları söylemişti: “Hedef aldıkları merkezlerden biri de TÜRKSAT idi. Amaçları tüm yayınları kesmekti. Başlangıçta antene önce bomba attılar ancak faaliyette değildi. Bomba atılan yer TÜRKSAT'ı sembolize eden bir antendi. Gerçek anten olarak düşünüp oraya attılar. Halbuki yayınlar başka yerden veriliyordu. Çok basiretli ve akıllıca tutumları sayesinde, gerçek merkeze ulaşmaları engellendi. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. 4 yaralımızı da ziyaret ettim, durumları iyi.”