Yapay zeka, nörobilim, robotik sistemler, veri ekolojisi, biyosanat, ışık enstalasyonları ve sürükleyici görsel-işitsel performanslar aracılığıyla çağımızın en önemli sorularını sanat üzerinden tartışmaya açan bir festival başlıyor. Gerçek ile simülasyonun, organik ile dijitalin, insan ile makinenin sınırlarının giderek belirsizleştiği bu etkinlik, izleyicilerini yalnızca eserleri izlemeye değil, onların bir parçası olmaya davet ediyor.
İnsan ve Robotlar Yaşamı Nasıl Paylaşacak?
Festivalin öne çıkan işlerinden Mental Garden, ziyaretçilerin gerçek zamanlı beyin dalgalarını analiz ederek onları yaşayan dijital çiçek kompozisyonlarına dönüştürüyor. Bu interaktif enstalasyon, katılımcıların zihinsel durumlarını sanatsal bir forma sokarak kişisel bir deneyim sunuyor.
Bir diğer dikkat çekici eser olan Neural Nectar, arıcılık, robotik ve yapay zekayı aynı potada eriterek insan bilişini dijital ekosistemde bir nektar metaforu üzerinden yeniden yorumluyor. Bu çalışma, doğal ve yapay sistemler arasındaki etkileşimi sorguluyor.
Yakın gelecekte insan ve robotların gündelik yaşamı nasıl paylaşabileceğini sorgulayan yeni medya projeleri, hipergerçekçi robot figürleriyle ziyaretçileri başka bir akıllı varlıkla birlikte yaşamaya hazır olup olmadığı sorusuyla baş başa bırakıyor. Festival boyunca sergilenecek bu eserler, teknoloji ve sanatın kesişiminde yeni bir deneyim sunmayı hedefliyor.



