Müzik endüstrisinde yapay zekânın yarattığı dönüşüm ve beraberinde getirdiği sorunlar, sektörün önemli isimlerinden bir manifestoyla gündeme taşındı. Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) Başkanı ve sanatçı Ferhat Göçer, 17 Ocak 2026 tarihinde, üretken yapay zekâ teknolojilerinin müzikte yol açtığı yapısal krize ilişkin kapsamlı bir manifesto yayımladı.
Dijital Kolaylığın Getirdiği Adaletsiz Rekabet
Ferhat Göçer, "Yapay Zekâ’nın Gölgesinde Müzik ve Yaratıcı Emek: Dijital Aldatmaca mı Yoksa Müziğin Geleceği mi?" başlıklı yazısında, dijital platformlarda yapay zekâ içeriklerindeki astronomik artışa dikkat çekti. Göçer, bu durumun sanat emeği, telif hakları ve adil rekabet açısından ciddi bir krize yol açtığını vurgulayarak, sektörün acilen şeffaf düzenlemelere ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Manifestoda, yapay zekâ teknolojilerinin içerik üretimini kolaylaştırsa da, Spotify gibi platformlarda sanatsal emeğe dayanmayan, yalnızca algoritmaları hedefleyen içeriklerin arttığı belirtildi. Bu durumun, yıllarını eğitime ve üretime adamış sanatçılar ile dakikalar içinde üretilen yapay zekâ içeriklerini aynı kefeye koyduğu ve derin bir adaletsizlik yarattığı kaydedildi.
Dinleyici Ayırt Edemiyor, Sistem Şeffaf Değil
Göçer, konuya ilişkin çarpıcı bir araştırma verisini paylaştı. Deezer ve Ipsos tarafından 8 ülkede 9.000 kişiyle yapılan araştırmaya göre, dinleyicilerin %97'si yapay zekâ müziği ile insan yapımı müziği ayırt edemiyor. Bu sonucun, sorunun dinleyicinin becerisinde değil, piyasanın düzensizliğinde olduğunu gösterdiği vurgulandı.
Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu ise, dinleyicilerin %52'sinin dinlediği müziğin nasıl üretildiğini bilmek istemesi. Göçer, bu talebin "zorunlu etiketleme" ihtiyacını açıkça ortaya koyduğunu belirterek, şeffaflığın bir tercih değil, temel bir tüketici hakkı olduğunun altını çizdi.
Telif Havuzları ve Sanatçı Emeği Tehlikede
Manifestoda en kritik uyarılardan biri, telif gelirlerinin dağıtıldığı havuzla ilgili. Sınırlı olan bu gelir havuzunun, manipülatif yöntemlerle çoğaltılan yapay zekâ içerikleriyle şişirilmesinin, gelirlerin seyrelmesine ve gerçek hak sahiplerinin kayba uğramasına neden olduğu aktarıldı. Göçer, bunun bireysel sanatçılar değil, tüm müzik ekosistemi için yapısal bir kriz anlamına geldiğini ifade etti.
Dinleyicilerin %69'unun, yapay zekâ müzik için ödenen ücretin daha düşük olması gerektiğini düşünmesi de, sektörde net bir ayrım beklentisi olduğunu gösteriyor.
Çözüm Önerileri ve Platformlara Çağrı
Ferhat Göçer manifestosunda, sorunun teknolojinin kendisinde değil, kuralsızlık ve denetimsizlikte olduğunu vurguladı. İzinsiz ses kopyalama ve kullanımını "dijital hırsızlık ve suç" olarak nitelendiren Göçer, dijital müzik platformlarına açık bir çağrı yaptı.
Platformların, yapay zekâ ile üretilen içeriklere ilişkin şeffaf ve bağlayıcı politikalar geliştirmesinin zorunlu olduğunu belirtti. Aksi takdirde, adil rekabetten uzak, emeği görünmez kılan ve kendi üreticilerini tüketen bir yapının kaçınılmaz hale geleceği uyarısında bulundu.
Göçer, doğru regülasyonlarla kayıpların kontrol altına alınabileceğini, yapay zekânın bestecilere ilham verebilecek güçlü bir araç olarak kalabileceğini, ancak insan ruhunun sesle kurduğu benzersiz ilişkinin yerini asla alamayacağını sözlerine ekledi.