Grok'tan Uygunsuz Görseller: Japonya'dan X'e Çağrı ve Ülkelerin Tepkisi
Japonya, X'in yapay zekası Grok'a karşı önlem çağrısı yaptı

Japonya İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Junji Onoda, Elon Musk'ın sahibi olduğu X şirketinin yapay zeka sohbet robotu Grok ile ilgili endişelerini dile getirerek platformdan acil önlem almasını talep etti. Onoda, kişilerin rızası olmadan uygunsuz görüntüler oluşturulabilmesine olanak tanıyan özelliğe dikkat çekti.

Japonya'dan Resmi Çağrı ve Küresel Tepkiler

Kyodo News ajansına konuşan Junji Onoda, konuyla ilgili olarak ilgili bakanlık ve kurumlarla işbirliği içinde görüşmeleri hızlandıracaklarını açıkladı. Bu açıklama, X platformunda Grok kullanılarak başlatılan ve ünlü ya da sıradan kişilerin fotoğraflarından cinsel içerikli sahte görseller üretilmesini amaçlayan bir akıma karşı artan küresel tepkinin bir parçası oldu.

ABD merkezli X şirketi, dün yaptığı açıklamada, söz konusu özelliğin "yasa dışı olduğu bölgelerde" tüm kullanıcılar için engelleneceğini duyurmuştu. Ancak bu adım, tepkileri dindirmeye yetmedi.

Ülkeler Art Arda Harekete Geçti

Birçok ülke, Grok'un potansiyel zararlarına karşı hızlı tedbirler almaya başladı. Malezya, 3 Ocak'ta X'in sorumluluğunu vurguladı ve 11 Ocak'ta yeterli güvenlik önlemleri alınmadığı gerekçesiyle Grok'a erişimi geçici olarak kısıtladı.

Endonezya ise 10 Ocak tarihinde benzer bir kararla platformu geçici olarak engelledi. Hindistan, 2 Ocak'ta X'ten konu hakkında kapsamlı bir inceleme yapmasını talep etti.

Musk'ın Açıklaması ve AB'nin Tutumu

X'in sahibi Elon Musk, 3 Ocak'ta yaptığı açıklamada, "Grok'u yasa dışı içeriklerin üretiminde kullananlar, yasa dışı içerikleri yüklemiş gibi muamele görecektir." ifadelerini kullandı. Fakat bu uyarı da soruna çözüm olarak görülmedi.

Avrupa Birliği Komisyonu, 5 Ocak'ta meselenin kendileri tarafından çok ciddiye alındığını ve değerlendirme sürecinde olduklarını resmen açıkladı. Bu gelişmeler, yapay zeka teknolojilerinin etik kullanımı ve düzenlemesi konusundaki küresel tartışmayı bir kez daha alevlendirdi.

Japonya'nın resmi çağrısı, konunun artık sadece bir platform sorunu değil, uluslararası düzeyde ele alınması gereken bir dijital güvenlik ve insan hakları meselesi haline geldiğini gösteriyor.