İngiltere’nin kuzeydoğusunda kimya sanayisinin gerilemesiyle atıl kalan araziler, yapay zekâ yatırımlarıyla yeniden değer kazanıyor. Enerji santralleri, su kaynakları ve mevcut şebeke bağlantılarıyla öne çıkan bu alanlar, son teknoloji veri merkezi kampüsleri için uygun altyapı sunuyor. Teesside’daki Wilton International sahasının sahipleri bu potansiyeli değerlendirmeyi hedeflerken, benzer girişimler ülke genelinde hız kazanıyor.
Sanayi Arazileri Dönüşüyor
Britanya genelinde sanayi sahası sahipleri, spekülatif yatırımcılar, gayrimenkul geliştiricileri ve çiftçiler, teknoloji devlerinin yapay zekâ veri merkezlerine yapmayı planladığı milyarlarca dolarlık yatırımlardan pay almak amacıyla arazilerini dönüştürmeye çalışıyor. İnşaat analiz şirketi Barbour ABI verilerine göre, kullanılmayan otomobil fabrikaları, eski boya tesisleri, kapatılmış oteller ve perakende alanları dahil olmak üzere 119 veri merkezi projesi için başvuru yapıldı.
Sektördeki hareketlilik, geçen yıl Kral Charles’ın ev sahipliğinde düzenlenen ve ABD Başkanı Donald Trump ile Google, Microsoft ve Nvidia gibi teknoloji şirketlerinin yöneticilerinin katıldığı toplantının ardından ivme kazandı. Söz konusu şirketler, Britanya’nın dijital altyapısına milyarlarca dolarlık yatırım taahhüdünde bulundu.
Talep Artışı Tıkanıklık Yarattı
Yapay zekâ odaklı yatırımlar, veri merkezi projeleri etrafında yeni bir sektör oluştururken arazi değerlerinde önemli artışlara yol açtı. Aynı zamanda şebeke bağlantısı başvurularında yoğunluk oluştu. Veri merkezi operatörleri, danışmanlar ve yatırımcılarla yapılan görüşmeler, bu talep artışının sistemde ciddi bir tıkanıklık yarattığını ortaya koyuyor. Gayrimenkul danışmanlık firması Bidwells’tan Andrew Groves, “Son birkaç yılda, özellikle yapay zekâ kaynaklı talep büyük ölçüde arttı. Spekülatörler bunu daha yüksek getiri fırsatı olarak değerlendiriyor” dedi.
Finans sektörü için veri merkezlerinin yakınlığı hız açısından kritik önem taşırken, yapay zekâ uygulamalarında temel gereksinim işlem gücü olarak öne çıkıyor. Bu durum, veri merkezlerinin daha uzak ve düşük maliyetli bölgelerde kurulabilmesine imkân tanıyor. Böylece Londra dışındaki sanayi alanları yeniden cazip hale gelirken, kırsal bölgelerdeki arazi sahipleri de alternatif gelir fırsatlarına yöneliyor.
Enerjiye Sahip Arazi Kavramı Öne Çıkıyor
Wilton sahası bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Ana hissedarı Sembcorp UK, petrokimya sektöründeki gerileme sonrası elinde kalan arazi ve enerji kapasitesini veri merkezi projeleri için değerlendirmeyi planlıyor. “Enerjiye sahip arazi” olarak adlandırılan bu tür alanlar, kendi enerji üretimine sahip olmaları veya yüksek gerilim şebekesine bağlı olmaları nedeniyle yatırımcıların ilgisini çekiyor. Sembcorp UK, veri merkezi geliştiricisi Digital Reef ile iş birliği yaparak Amazon, Apple, Google, Meta ve Microsoft gibi yüksek kapasiteli bulut hizmeti sağlayıcılarını bölgeye çekmeyi hedefliyor. Şirketin Üst Yöneticisi Mike Patrick, projenin istihdam yaratmayı ve bölgeye yeniden yatırım çekmeyi amaçladığını belirtti.
Ancak veri merkezi yatırımları için uygun enerji altyapısına sahip olmayan çok sayıda proje de bulunuyor. Bu durum, şebeke bağlantısı başvurularında büyük artışa yol açtı. Artan taleple birlikte bağlantı bekleme süreleri 12 ila 15 yıla kadar uzadı. Britanya Enerji Bakanlığı, 2025’in ilk yarısında bağlantı taleplerinin yüzde 460 arttığını açıkladı. Yüksek gerilim şebekesi için 96 gigavat, yerel şebekeler için ise 29 gigavatlık yeni talep oluştu. Ülkenin toplam üretim kapasitesinin yaklaşık 72 gigavat olduğu, geçen yılki en yüksek talebin ise 46 gigavatın altında kaldığı belirtiliyor.
Zombi Projeler Tartışması
Ulusal Enerji Sistem Operatörü (NESO), Mart ayında yaptığı açıklamada, ana bağlantı kuyruğunda yaklaşık 50 gigavat kapasiteye karşılık gelen 140 veri merkezi projesi bulunduğunu bildirdi. Kurum, spekülatif başvuruların gerçekçi projeleri geciktirdiğini ve enerji dönüşümünü olumsuz etkilediğini vurguladı. Planlama izni, enerji bağlantısı veya kesin bir kullanıcıya sahip olmayan projeler “zombi projeler” olarak tanımlanıyor ve sistemde tıkanıklığa neden oluyor. JLL şirketinden Tom Glover, çok sayıda yatırımcının yalnızca araziye enerji bağlantısı sağlamak amacıyla spekülatif girişimlerde bulunduğunu ifade etti. NESO, bu sorunu çözmek amacıyla başvuru sürecinde değişikliğe giderek spekülatif projeleri elemek ve stratejik sektörlere öncelik vermek için yeni bir düzenleme başlattı.
Arazi Değerleri Hızla Artıyor
Uzmanlar, veri merkezi için uygun enerji altyapısına sahip arazilerin değerinin son yıllarda hızla yükseldiğini belirtiyor. Savills verilerine göre, Londra’da sanayi arazileri dönüm başına 4,5 ila 6 milyon sterlin arasında satılırken, veri merkezi yatırımlarına uygun arazilerde bu rakam 8 ila 15 milyon sterline kadar çıkıyor. ABD’de de benzer bir eğilim görülüyor. Colliers raporuna göre, enerji altyapısına sahip araziler diğer sanayi arazilerine kıyasla 2,5 kat daha yüksek fiyatla işlem görüyor. Kuzey Virginia ve Kuzey Kaliforniya gibi bölgelerde bu fark 3 katı aşıyor.
Enerjiye erişimde yaşanan zorluklar nedeniyle geliştiriciler alternatif çözümler de üretiyor. Londra’nın kuzeyinde Equinix tarafından satın alınan bir projede, mevcut bir batarya depolama bağlantısı veri merkezi kullanımına uygun hale getirildi. Equinix, projeye 3,9 milyar sterlin yatırım yapmayı planlıyor ve tesisin 2031 yılında faaliyete geçmesi hedefleniyor. Bununla birlikte, bazı projelerde bağlantı tarihlerinin ertelenmesi yatırım süreçlerini zorlaştırıyor. Pure DC Başkanı Dawn Childs, Londra’daki bir projede enerji kapasitesinin önemli bir bölümünün 10 yıldan fazla süreyle ertelendiğini ve alternatif çözümler geliştirmek zorunda kaldıklarını belirtti.
Britanya Rekabette Geride Kalıyor
DC Byte verilerine göre, Britanya veri merkezi yatırımlarında rakiplerinin gerisinde bulunuyor. 2022 sonundan bu yana takip edilen 61 projenin yalnızca yüzde 7’si inşa edilmiş veya tamamlanmış durumda. Bu oran Almanya’da yüzde 46, Fransa’da yüzde 40 ve ABD’de yüzde 24 seviyesinde. Yüksek enerji maliyetleri de yatırımların önündeki önemli engeller arasında yer alıyor. OpenAI, yüksek maliyetler ve düzenleyici belirsizlikler nedeniyle İngiltere’nin kuzeydoğusunda planladığı büyük veri merkezi projesini geçici olarak durdurdu.
Buna rağmen sektör temsilcileri, yapay zekâya yönelik talebin güçlü şekilde devam ettiğini ve uygun altyapıya sahip araziler için önemli fırsatlar bulunduğunu ifade ediyor. Wilton sahası, mevcut 240 megavatlık şebeke bağlantısı ve gaz, biyokütle ile atıktan enerji üretim tesisleriyle bu alanda avantajlı konumda bulunuyor. Sembcorp, güneş ve rüzgâr enerjisini de entegre ederek kapasiteyi 1 gigavata çıkarmayı hedefliyor. Projenin 8 ila 10 yıl içinde yaklaşık 15 milyar sterlinlik yatırım gerektireceği belirtiliyor. Yetkililer, potansiyel yatırımcılarla görüşmelerin olumlu ilerlediğini aktarırken, Digital Reef kurucusu Piers Slater, yapay zekâ yatırımlarına ilişkin tartışmalara değinerek, “Bunun bir balon olup olmadığı konuşuluyor, ancak gördüğümüz şey yapay zekânın hızla benimsendiği ve sürecin fiilen gerçekleştiğidir” değerlendirmesinde bulundu.



