İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturması kapsamında spiker Ece Üner, sanatçı Gökhan Özoğuz ve sunucu Öykü Serter'in savcılık ifadelerine ulaşıldı. Üç isim de Ahbap Derneği'ne bağış yapmadıklarını ve herhangi bir para transferinde bulunmadıklarını belirtti. Deprem dönemindeki açıklama ve paylaşımlarının yardım amacıyla ve birlik-beraberlik duygusuyla yapıldığını savundular.
Ece Üner: "Kendimi Kandırılmış Hissediyorum"
Savcılık ifadesinde Ece Üner, Haluk Levent'i sanatçı kimliği ve Ahbap Derneği yöneticisi olarak tanıdığını, ilk kez 6 Şubat depremleri sonrası Oğuzhan Uğur'un YouTube kanalında düzenlenen programda yüz yüze geldiğini söyledi. Derneğe bağış yapmadığını vurgulayan Üner, "Ahbap Derneği'ne yönelik eleştirilere karşılık olarak söylediğim ifadelerde kastettiğim husus derneği lehine yapılmış açıklamalar değildir. Ben o dönemde 'AFAD da bizim Ahbap da bizim' şeklinde paylaşımda da bulunmuştum. Bu açıklamadaki amacım ülke olarak içinde bulunduğumuz durumda birlik ve beraberlik mesajı vermekti" dedi.
Üner, "Eğer Haluk Levent tarafından yardım paralarının bu şekilde kullanılması söz konusuysa ben de kendimi kandırılmış hissediyorum. Haluk Levent'in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım" ifadelerini kullandı. Geçmişteki paylaşımından pişman olduğunu belirten Üner, "Ahbapla ilgili kendimi kandırılmış hissediyorum. Haluk Levent'in ifadesinde gördüğümüz kadarıyla yaptığı savunmanın hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Eylemlerini lanetliyorum" diyerek ifadesini tamamladı.
Öykü Serter: "Öfke Halinde Tweet Attım"
Öykü Serter ifadesinde, doğal afetlere ilişkin hassasiyetinin 1999 Marmara Depremi'ne dayandığını, o dönem muhabir olarak sahada görev yaptığını ve ağır görüntülere tanıklık ettiğini belirtti. 6 Şubat depreminde 50 bine yakın insanın vefat ettiğini hatırlatan Serter, "Bu konuda çok hassas olduğum için istem dışı öfkelendim. Bana gösterilen tweetleri öfke halinde attım. Devletin yardım kuruluşlarının yetersiz kaldığını düşünerek değil ortak acıyı paylaşmak için duygularımı dile getirdim" dedi.
Serter, insanları Ahbap'a veya başka bir özel yardım kuruluşuna yönlendirmediğini, Levent hakkında geçmişte dolandırıcılık haberleri çıktığını bildiğini söyledi. "Bu tarz yardım faaliyeti yapan topluluklara itibar etmem. Ahbap Derneği'ne para yatırmadım. İnsanları Ahbap Derneği'ne yönlendirecek hiçbir söylemde bulunmadım" diyen Serter, "İnsanların duygularının sömürülerek bu tür menfaat sağlayıcı faaliyetleri kabul etmem mümkün değildir. İnsanların zor durumlarından faydalanarak, duygularını suistimal ederek yapılan bu tür eylemlerin her zaman karşısındayım" şeklinde konuştu.
Gökhan Özoğuz: "Haluk Levent ile Kısa Görüştüm, Yardım Toplamadım"
Gökhan Özoğuz ifadesinde, Haluk Levent'i ismen tanıdığını ancak yüz yüze gelmediğini belirtti. Kahramanmaraş depremi sonrası bölgede yardım faaliyetinde bulunduğunu anlatan Özoğuz, "Emin olmamakla birlikte Haluk Levent ile ne tür bir yardım yapılacağı hususunda çok kısa görüşmüş olabilirim. Nitekim görüşme neticesinde de herhangi bir sonuç elde etmedik. İhtiyaç durumunda beni arayacağını belirtti ve telefonu kapattı. Sonrasında da herhangi bir arayan olmadı" dedi.
Haluk Levent ve Ahbap Derneği'ne para transferi olmadığını söyleyen Özoğuz, Oğuzhan Uğur ile deprem öncesi tanışıklığı olduğunu, deprem zamanı yardım faaliyetlerini görünce arayıp ne yapabileceğini sorduğunu aktardı. "Bana ofise gelip bizzat yerinde görmemi istedi. Ben de bunun üzerine Oğuzhan'a ait ofise gittim, burada bana çalışmalarından bazılarını gösterdi. Herhangi bir şekilde Ahbap Derneği için veya Oğuzhan Uğur'un belirttiği herhangi bir hesap için yardım toplama faaliyetim olmadı" ifadelerini kullandı.
Sosyal medya paylaşımlarına değinen Özoğuz, "'Korkunç şeyler yaşandı ve yaşanıyor, gerçekten de hayatımda ülkeyi bu kadar sahipsiz hissediyorum' şeklinde bir söylemim oldu ancak bunu kesinlikle Türkiye Cumhuriyeti ve herhangi bir kamu kurumu için belirtmedim. Göçük altında olan ve çıkarılmayı bekleyen insanların olduğunu görünce ve bir kısmının seslerini duyunca konuşmaların ve seslerin etkisinde kalarak göçük altındaki kişiler ve onları dışarıda bekleyen yakınlarının çaresizliğini anlatmak istedim" dedi.
Özoğuz ifadesinde ayrıca, 1990'ların sonu ile 2000'lerin başında Haluk Levent'in çok sayıda üniversite konserine gittiğini duyduğunu, konser gelirlerinin kumar ve bahis borçları için kullanıldığı yönünde duyumlar aldığını belirtti. Derneğe yardım değil destek verdiklerini vurgulayan Özoğuz, "Eskiden beri yapılacak olan yardımlar konusunda Haluk Levent ve derneğine yardımda bulunulmaması yönünde iradem olmuştur ve yakın çevremi de bu konuda yönlendirmişimdir" dedi.
Soruşturmanın içeriğini öğrendikten sonra hayal kırıklığına uğradığını söyleyen Özoğuz, "Bahse konu soruşturmadan ve kısmen içeriğinden haberdar olduktan sonra gerek şahsım gerekse benim gibi düşünen insanların yanıldığını gördük, hayal kırıklığına uğradım. Buna ilişkin olarak 'ah Ahbap vah Ahbap hep böyle mi olacak bu işler' şeklinde bir kınama tweeti paylaştım. AFAD, Kızılay veya AKUT gibi kurumlara herhangi bir güvensizliğim söz konusu olmamıştır. Benim tek amacım insanlara faydalı olabilmek ve yardımcı olabilmektir. Ben vatanıma, milletime, devletime aşk ile bağlıyım. Aksi düşünülemez. Yegane amacım bu bağlılıkla yardım etmektir. Benim iyi niyetimi kötüye kullanarak ve yapılan yardımları da kötü iş ve işlemlerde kullanılmasına sebebiyet vermiş isem benim için büyük bir hayal kırıklığı olmuştur" diyerek sözlerini tamamladı.



