Aşırı Korumacı Ebeveynlik Çocukları Kırılgan Hale Getiriyor
Aşırı Korumacılık Çocukları Kırılgan Yapıyor

Aşırı Korumacı Ebeveynlik Çocukları Kırılgan Hale Getiriyor

Çocuklarının en küçük hayal kırıklıklarında bile hemen devreye giren ebeveynlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Psikolojik danışmanlar, 'çim biçme makinesi ebeveynliği' olarak anılan bu müdahaleci yaklaşımın, çocukları korumaktan çok onları kırılgan hale getirdiğini vurguluyor. Bu model, anne babaların çocukların karşılaşabileceği zorlukları, sorunları ve hayal kırıklıklarını daha ortaya çıkmadan kaldırmaya çalışması olarak tanımlanıyor.

Çim Biçme Makinesi Ebeveynliği Nedir?

Literatüre 'Lawnmower Parenting' olarak giren bu yeni annebaba modeli, çocuk gelişimi alanında ciddi tartışmalara neden oluyor. Uzmanlara göre, bu tutum iyi niyetle yapılsa da çocukların problem çözme becerilerini, sorumluluk alma yeteneklerini ve duygusal dayanıklılıklarını geliştirmelerini önemli ölçüde zorlaştırıyor. Psikolojik danışmanlar, doğru ebeveynlik yaklaşımının çocuğun önünü açmak yerine yol gösterici olmaktan geçtiğini söylüyor.

Okul Hayatında Yaygın Örnekler

Bu ebeveyn modeli en çok okul hayatında kendini gösteriyor. Öğretmenle yaşanan en küçük anlaşmazlıkta velinin sürece dahil olması, düşük notların sorgulanması, çocuk adına konuşulması ve sorumlulukların üstlenilmesi yaygın örnekler arasında yer alıyor. Rehber öğretmenler, bu durumun çocuklara farkında olmadan 'Sen bu sorunlarla baş edemezsin' mesajı verdiğine dikkat çekiyor.

İlerleyen Yaşlarda Kaygı Sorunları

Uzmanların üzerinde durduğu en önemli noktalardan biri de bu çocukların ilerleyen yaşlarda kaygı sorunları yaşaması. Araştırmalar, aşırı koruyucu tutumlarla büyüyen çocukların ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde stresle baş etmede zorlandığını ortaya koyuyor. Psikolojik danışmanlara göre özgüven, her sorunun ebeveynler tarafından çözülmesiyle değil, çocuğun yaşına uygun zorlukları deneyimlemesiyle gelişiyor.

Veli Davranışlarının Yaygın Örnekleri

Çim biçme makinesi ebeveynliğinin en sık görüldüğü alanlar şunlardır:

  • Okul–öğretmen ilişkilerinde: Düşük not, uyarı ya da disiplin konularında çocuğu dinlemeden öğretmenle doğrudan iletişime geçmek.
  • Ödev ve sorumluluklarda: Çocuğun yapabileceği ödevleri kontrol etmekle kalmayıp fiilen üstlenmek.
  • Arkadaşlık sorunlarında: Çocuğun yaşadığı çatışmaları onun adına çözmeye çalışmak, ailelerle bire bir temas kurmak.
  • Sosyal ortamlarda: Çocuğun yerine konuşmak, kendini ifade etmesine fırsat vermemek.
  • Hayal kırıklıklarında: Üzüntü, başarısızlık ve kayıpları hemen telafi etmeye çalışmak.
  • Karar alma süreçlerinde: Kurs, etkinlik ve ilgi alanlarını çocuğun yerine belirlemek.
  • Hata ve unutkanlıklarda: Unutulan ödevleri okula götürmek, yapılan hataları görünmez hale getirmek.

Sonuç olarak, uzmanlar ebeveynlere çocuklarının önündeki engelleri kaldırmak yerine, onlara bu engellerle nasıl başa çıkacaklarını öğretmelerini tavsiye ediyor. Bu yaklaşım, çocukların daha sağlıklı ve dayanıklı bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlayacaktır.