Pandemi döneminde hızla yaygınlaşan dijital kumar ve bahis uygulamaları, Türkiye'de aile yapılarını derinden sarsan bir toplumsal dönüşüme yol açıyor. Enstitü Sosyal tarafından hazırlanan yeni bir rapor, bu tehlikenin boyutlarını ve evlilikler üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne serdi.
Rapor Alarm Veriyor: Evliliklerde Güven Sorunu
"Türkiye'de Dijital Kumar: Görünüm, Dinamikler ve Mücadele Stratejileri" başlıklı rapor, 5 Ocak 2026 tarihinde kamuoyuna duyuruldu. Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü İpek Coşkun Armağan, Türkiye genelinde 11-12 ilde yürütülen doğurganlık ve nüfus araştırmalarından elde edilen saha verilerinin alarm verdiğini açıkladı.
Armağan, "Araştırmacılarımız sahadan döndüğünde, doğurganlığın düşüşündeki temel nedenlerden birinin eşler arası güvensizlik olduğunu gördük. Bu güvensizliğin en önemli sebeplerinden biri ise dijital kumar ve bahis bağımlılığı" ifadelerini kullandı.
"Kumar Kumardır": Geleneksel Çözümler Yetersiz Kalıyor
Bir yıl süren saha çalışmalarının ardından hazırlanan rapor, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde düzenlenen bir programla tanıtıldı. Programda konuşan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, dijital kumarın klasik kumar anlayışından çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu vurguladı.
Mandal, "Dijitalleşmeyle birlikte kumar, ekonomik ve toplumsal boyutları olan çok katmanlı bir probleme dönüştü. Geleneksel çözüm yöntemleri yetersiz kalabilir. Ortak akıl ve kurumlar arası işbirliği şart" dedi.
İpek Coşkun Armağan ise konuyu bireysel bir mesele olmaktan çıkaran noktaya dikkat çekti: "Kumar kumardır, şans oyunu gibi isimlerle masumlaştırılamaz. Ancak bu mesele bireysel iradenin çok ötesinde. Çok büyük bir endüstri ve ciddi bir ekonomik yapı söz konusu. Bu nedenle çok katmanlı, ortak bir seferberlik hareketine ihtiyacımız var."
Yatırım Görünümü Altında Gizlenen Tehlike
Araştırmacı yazar Nursen Tekgöz, dijital kumarın fark edilmeden bağımlılığa dönüşebildiğini belirtti. Tekgöz, "Birçok kişi oynadığı şeyin kumar olduğunun farkında değil. Kaldıraçlı işlemler yatırım gibi sunulabiliyor. Bu durum bağımlılığı hızlandırıyor ve kişilerin tedaviye çok geç ulaşmasına neden oluyor" şeklinde konuştu.
Uzmanlar, dijital kumarın artık yalnızca bireysel bir alışkanlık değil, aileyi, toplumsal güveni ve ekonomik dengeleri sarsan yapısal bir sorun olduğu konusunda hemfikir. Raporda, bu krize karşı alınması gereken acil önlemler şöyle sıralanıyor:
- Toplumda farkındalık çalışmalarının artırılması,
- Kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi,
- Önleyici politikaların bir an önce hayata geçirilmesi.
Sonuç olarak, dijital kumarın yarattığı tahribat, bireysel sağlık sorunlarının ötesine geçerek toplumun temel taşı olan aile kurumunu ve nüfus dinamiklerini doğrudan tehdit eder bir boyuta ulaşmış durumda.