Esra Albayrak: Müslüman kadına biçilen rol hiç değişmedi, yeni bir dil geliştirmeliyiz
Esra Albayrak: Müslüman kadına biçilen rol değişmedi

ALLY for Future Kurucusu ve İslam İşbirliği Teşkilatı Kadın Danışma Konseyi Başkanı Dr. Esra Albayrak, "Kendi kültürel ve entelektüel zemininden beslenen yeni bir dil, yeni bir düşünme biçimi, yeni bir anlayış, yeni bir gelecek tasavvuru içine girmeliyiz." dedi.

Hakim liderlik anlatısında kadınlar görünmüyor

Albayrak, Ankara'da düzenlenen "ALLY for Future: Genç Müslüman Kadınlar Liderlik Programı"nda yaptığı konuşmada, dünyanın en zor şartlarında topluma liderlik eden kadınların hakim liderlik anlatısında neredeyse hiç görülmediğine dikkat çekti. "Kadınları neden bu hakim anlatının içinde görmüyoruz?" sorusunu sormak zorunda olduklarını vurgulayan Albayrak, bunun cevabının modern dünyanın kuruluşuna kadar uzandığını söyledi.

Katılımcılara telefon ışığıyla ameliyat yapan bir doktor ile hemşirenin, kısıtlı imkanlarla temiz su getirmeye çalışan mühendisin, savaş ortamında çocuğunun rutinini korumaya çalışan annenin görüntülerini izleten Albayrak, bu kadınların hakim anlatıda yer almadığını belirtti.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Sömürgeci harita hâlâ geçerli

Albayrak, kendileri dışındaki dünyayı keşfettiklerini söyleyenlerin, orada yaşayan halkların üzerine kendi haritalarını serdiklerini dile getirdi. "Bu haritalar, yalnızca toprakları göstermiyordu hiç şüphesiz. Kimin merkez, kimin çevre olduğunu, kimin özne, kimin nesne olduğunu, kimin medeni, kimin ilkel sayılacağını bu haritalar belirliyordu." diyen Albayrak, sömürgeci zihniyetin günümüzde de devam ettiğini vurguladı.

Rudyard Kipling'in sömürgeciliğin manifestosu niteliğindeki şiirine atıfta bulunan Albayrak, "Sömürgeleştirdikleri topraklarda yaşayanları yarı şeytan, yarı insan diye tarif etmişti. Şeytansa kontrol edilmeli, çocuksa terbiye edilmeli. Her iki durumda da bu insanlar kendi adına konuşamayan, hep bir başkasının konuşmasına muhtaç görüldüler." ifadelerini kullandı.

Müslüman kadına biçilen rol: Ya mağdur ya suçlu

Üniversite kürsülerinin, medyanın dilinin hatta insan hakları ve özgürlük söylemlerinin kolonyal anlayışın törpülenmiş versiyonları ile devam ettiğini kaydeden Albayrak, "Bu haritada Müslüman kadına biçilen rol hiç değişmedi. Ya kurtarılacak bir mağdur ya suçlanacak bir anne." dedi.

Son 3 yıldır canlı yayında izlenen soykırım sürecinde Avrupa dergilerinden birinde yayımlanan bir makaleye değinen Albayrak, "Gazze'de çocuk ölümlerinin neden fazla olduğunu anlatan bir istatistik paylaşıyor. Doğurganlık oranları... Adeta, derginin bizden çıkarmamızı beklediği sonuç, Gazze'de çok çocuk ölümünün sebebi kadının doğurganlığı. Bu kadar hunharlaşabilen bir haritadan bahsediyoruz." diye konuştu.

Albayrak, 7 Ekim sonrası Batı merkezli feminist tartışmalarda da konunun toplumsal cinsiyet rolleri, kadın bedeni ve özgürlük üzerinden döndüğünü, sorumluluğun yine Filistinli kadına yüklendiğini ifade etti. "Telefon ışığıyla ameliyat yapan o doktor, o mühendis, o anne, bu tartışmaların hiçbirinde görünmedi. Görünseydi o harita illüzyonu bozulurdu." dedi.

Örtünme ve özgürlük üzerine

Albayrak, kadınların onuru ve özgürlüğü için emek veren her çalışmanın altına imza atabileceklerini ancak evrensel haklar söyleminin tek tip kadın ve insan için tahakküm aracına dönüştürülmesine itiraz ettiklerini belirtti. "İtirazımız, bir kadının seçiminin ancak hakim anlatıyı ve çoğunlukla liberal ve seküler anlatıyı doğruladığında özgür seçim kabul edilmesine." diyen Albayrak, oryantalist tahayyülün örtüyü egzotizm veya tahakküm sembolü olarak gördüğünü, örtünmenin bir kadının kendi tercihi olabileceği ihtimalini başından beri uygun bulmadığını söyledi.

"Özgürlük adına konuşan bir anlatı ama milyonlarca kadının taşıdığı örtüyü ancak bir başkasının baskısıyla takılabilecek bir araç olarak görmekte ve o kadınlar adına söz hakkını kendinde bulmaktadır." ifadelerini kullanan Albayrak, özgür ve eleştirel düşüncenin ancak seküler olabileceği varsayımına karşı çıktı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Yeni bir harita çizme çabası

Afganistan, Irak, Gazze ve İran'da yaşananlara işaret eden Albayrak, ABD ve İsrail bombardımanı altında Minab'da bir kız ilkokulunun füzelerle yok edildiği, çoğu 7-12 yaş arası 100'ü aşkın kız çocuğunun öldürüldüğü saldırının henüz taze olduğunu vurguladı.

Batı merkezli dünyanın "kurtarma" vaadiyle başlayan her hikayesinin kadın ve çocukların dramıyla sona erdiğini belirten Albayrak, "Müslüman bir kadın olarak taşıdığım kimlik, dünyayı anlamlandırma ve eyleme geçme biçimimi kökten şekillendiriyor. Ben de o harita üzerinde tanımlanmak istenen kadınlardan biriyim ve hayatım boyunca en büyük gayretim o haritayı kendi elimle, inancım ve değerlerimle yeniden çizmeye çabalamak oldu." dedi.

İslam tarihinden ilham almak

Albayrak, Hz. Hatice başta olmak üzere İslam tarihinde iz bırakan kadın sahabelerin ve peygamber eşlerinin hiçbirinin susturulmadığını, dışlanmadığını ve mağduriyet altında ezilmiş olmadığını vurguladı. Bu kadınların ticaretin, ilim meclislerinin, yönetimin ve toplumsal hayatın merkezinde, kendi inanç ve değerleri içinde bulundukları yeri dönüştüren kurucu özneler olduğunu anlattı.

"Zihnimizi bize dayatılan kalıplardan arındırabilirsek kendi tarihimize baktığımızda mağdur Müslüman kadın imgesi düşecektir." diyen Albayrak, liderliği "anlam inşa eden, ilham veren, ufkun biraz yukarısından bakabilen" olarak tanımladı. "Liderlik, ünvan biriktirmek değil bulunduğu yeri dönüştürmek, kendi haritasını kurabilmektir." ifadelerini kullandı.

Genç kadınlara çağrı

Programa 25 ülkeden genç kadınların katıldığını belirten Albayrak, 10 yıl önce temelleri atılan İslam İşbirliği Teşkilatı Kadın Danışma Konseyi ile kadın liderlik programında 3. kez buluştuklarını söyledi. "Bir yandan savaşların, göçlerin, yükselen İslamofobi'nin ağırlığını yine en çok biz kadınlar taşıyoruz. Bir yandan da başkasının tanımlarıyla çizilmiş bir haritanın içinde kendimizi anlatma mücadelesi veriyoruz." dedi.

Genç kadınlara seslenen Albayrak, "O yük, sizin yegane imkanınızdır. Sizi ezen değil ayağa kaldıran, dimdik yürüten, adaletsiz dünyaya karşı duracak çelikten iradeyi var eden hazinenizdir." ifadelerini kullandı. Tarihin iki büyük eşiğinde durduklarını belirten Albayrak, bir tarafta Gazze'nin küresel düzenin ahlaki iflasını gösterdiğini, diğer tarafta yapay zeka ile yeniden inşa edilen teknokolonyal düzenin olduğunu ifade etti. "Eski harita çöküyor, yeni harita henüz çizilmedi. Biz gençler olarak yeni düzenin masasında olma imkanımız olabilir, buna aday olmalıyız." diye konuştu.