FETÖ'nün Kaçak Tepe Yöneticileri İçin Yeni İade Talepleri
FETÖ Kaçakları İçin Yeni İade Talepleri

Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü, FETÖ'nün kaçak tepe yöneticileri için ABD, Belçika, Cezayir ve Romanya makamlarına güncel iade dosyaları sundu. Dosyalarda, Türkiye'deki 'FETÖ Ana Çatı Davası', 'TUSKON Davası' ve 'Emniyet Mahrem Yapılanması' gibi davaların baş şüphelileri yer alıyor. Haklarında 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen bu firariler, diplomatik sığınma kılıfıyla yabancı istihbarat servislerine Türkiye'nin gizli bilgilerini pazarlamakla suçlanıyor.

Abdullah Aymaz: Örgütün Başına Geçmesi Beklenen İsim

Örgütün 1970'li yıllardan itibaren İzmir merkezli olarak şekillenen ilk kurucu çekirdek kadrosunda yer alan ve en üst karar organı olan istişare heyeti üyesi Abdullah Aymaz, kapatılan Zaman Gazetesi'nin kurucu aklı ve başyazarı olarak kara propagandayı uzun yıllar yönetti. Teröristbaşı Gülen'in ardından 'örgütün başına geçebilecek' sınırlı tepe yöneticiler arasında gösterilen Aymaz için önce Almanya'dan iade talep edildi. Ancak Berlin yönetimi, Aymaz'a Alman vatandaşlığı vererek koruma kalkanı sağladı. İzini kaybettirmek için 2024 yılında ABD'ye geçtiği tespit edilen kurucu FETÖ'cü için Ankara, Washington makamlarına yeni iade talebini iletti.

Zekeriya Öz: Örgütün En Çok Kullandığı Savcı

Kapatılan Özel Yetkili Savcılık makamını terör örgütünün infaz aparatına dönüştüren eski savcı Zekeriya Öz, 'Hükümeti Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs' ve 'Silahlı Terör Örgütü Yönetmek' suçlarından aranıyor. Hanefi Avcı, Nedim Şener ve Coşkun Soysal gibi isimlere hiçbir makul şüphe yokken kumpas kuran, uzun süre hapis yatmalarına neden olan Öz, sahte delil üretme suçlarının odağında yer alıyor. Hakkındaki yakalama kararından sadece iki saat önce diğer kumpasçı savcı Celal Kara ile birlikte Sarp Sınır Kapısı'ndan kaçan ve sınır ötesindeki FETÖ ağından aldığı milyonlarca dolarlık himmet yardımlarıyla lüks içinde yaşayan Öz için son olarak sığındığı ABD makamlarına yönelik de yeni iade talebi gönderildi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Osman Hilmi Özdil: Emniyet İmamı 'Kozanlı Ömer'

FETÖ'nün emniyet teşkilatındaki tüm amir ve memur yapısını doğrudan yöneten, örgüt içinde 'Kozanlı Ömer' kod adını kullanan Osman Hilmi Özdil, örgütün en çok deşifre olan ve hakkında en çok suç delili bulunan aktörlerinden biri. Ergenekon kumpas davasının tüm bilgilerini Pensilvanya'ya taşıyan, askeri lise sınav sorularının çalınmasını organize eden Özdil, 2007 yılında ABD'de MİT imamı Murat Karabulut ile birlikte FBI görevlilerince durdurularak sorgulanmış ve üzerindeki kumpas belgelerine el konulmuştu. FBI'ın el koyduğu dijital ve basılı evraklarda, henüz başlamamış Ergenekon davasının şeması ve TSK içerisindeki vatansever subayların tasfiye edilerek yerlerine örgüt militanlarının yerleştirileceğini gösteren gizli fişleme listeleri yer alıyordu.

Mustafa Muhammet Günay: TUSKON'un Finans Trafiğini Yönetti

Örgütün iş dünyası yapılanması ve himmet holdingi olan TUSKON'un Genel Sekreteri Mustafa Muhammet Günay, FETÖ'nün mali yapılanmasının en tepesindeki isimlerden biri. Örgüt elebaşından aldığı talimatlarla Bank Asya'ya milyonlarca liralık fon transferlerini yöneten ve 'Türkiye Mütevellisi Mali Yapılanma Sorumlu İmamı' olarak faaliyet gösteren Günay'ın, 2020 yılında ABD'den ayrılarak Belçika'ya kaçtığı istihbarat birimlerince tespit edildi. Türkiye, 'Nitelikli Zimmet ve Casusluk' suçlarından aranan Günay için Belçika makamlarına sunduğu iade talebini güncelledi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Talip Büyük: Askeri Öğrencilere Baskı Yaparak Militan Yerleştirdi

Örgüt içinde 'Asım' kod adını kullanan ve FETÖ'nün 'Kuzey Irak ve Ortadoğu İmamı' olan Talip Büyük, yapının küresel finansmanında kilit rol oynayan bir diğer isim. Kuleli Askeri Lisesi'nden sorumlu imamlardan olduğu, askeri okulda FETÖ'cü olmayan yüzlerce vatansever öğrencinin baskı, şok mangaları ve sahte raporlarla okuldan tasfiye edilerek yerlerine örgüt militanlarının yerleştirilmesi sürecini bizzat koordine ettiği belirlenen Büyük, topladığı himmet paralarıyla yurt dışına kaçtı. İngiltere Westminster Mahkemesi'nin iade talebini reddetmesinin ardından İngiltere'den ABD'ye geçtiği saptanan finansör imam için Washington makamlarına yeni bir iade dosyası gönderildi.

Abdülkadir Tunç: Askeri Yapılardaki Gizli Hücrelerin 'Asker Abisi'

Sivil görünümüne rağmen FETÖ'nün en çok önem verdiği askeri mahrem yapılanmada görev alan Abdülkadir Tunç, FETÖ'nün asker abisi olarak kripto subayları yönetiyordu. Gizliliğe azami önem veren mahrem hizmetler sınıfında yönetici pozisyonunda olan Tunç, iki ayrı tanık ifadesi ve fotoğraf teşhisiyle deşifre edildi. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 'Terör Örgütü Yöneticiliği' suçundan aranan Tunç'un sığındığı Cezayir'den Türkiye'ye iade edilmesi için Cezayir Dışişleri Bakanlığı'na verilen iade talebi yinelendi.

Turgut Karabulut: Moğolistan ve Amasya'nın Dijital Kriptosu

FETÖ'nün bir dönem Orta Asya'daki en kritik lojistik üslerinden olan 'Moğolistan Ülke İmamlığı' görevini yürüten ve ardından 'Amasya İl İmamı' olarak faaliyet gösteren Turgut Karabulut, elebaşının mali direktiflerini sahada uygulayan en aktif isimler arasında. Teknik takipten kaçmak ve deşifre olmamak adına üçüncü şahıslar adına kayıtlı 'patates' GSM hatları kullanan ve Bank Asya'nın nakit havuzunu fonlayan Karabulut hakkında 'Silahlı Terör Örgütü Kurma ve Yönetme' suçundan yakalama kararı bulunuyor. Türkiye'nin daha önce ABD'den talep ettiği ancak Washington yönetiminin 'çifte cezalandırılabilme' şartı bahanesinin arkasına saklanarak reddettiği Karabulut için Adalet Bakanlığı, uluslararası para aklama trafiğini ve finansal casusluk delillerini en baştan güncelleyerek iade dosyasını yeniden ABD'ye gönderdi.

Numan Erdoğan: Kanada-ABD Sınırındaki 'Dünya İmamı'

Örgütün küresel ağında 'Afganistan İmamı' olarak görev yapan ve 'Dünya İmamları' kadrosunda yer alan Numan Erdoğan, Bank Asya'nın ana finansörleri ve örgütün kozmik haberleşme ağı ByLock'un en aktif kullanıcıları arasında yer alıyor. Hakkında 'Silahlı Terör Örgütü Üyeliği' suçundan yakalama kararı olan Erdoğan, deşifre olmasının ardından izini kaybettirmek için ABD ile Kanada arasındaki kara sınırı kapılarını kullanarak iki ülke arasında mekik dokudu. Türkiye'nin yer tespiti hamlelerine karşı Kanada makamlarının 'FETÖ'yü resmi olarak terör örgütü tanımıyoruz' bahanesiyle iadeyi reddetmesi üzerine adli takibi derinleştiren Ankara, dünya imamının son olarak ABD sınırından giriş yaptığını belgeledi. Adalet Bakanlığı, sahte sığınma mazeretini kırmak adına güncel delil klasörlerini doğrudan ABD'ye ileterek iade sürecini yeniden başlattı.

Fatih Gürsoy: Romanya Kapısında Reddedilen Ülke İmamı

FETÖ'nün Doğu Avrupa'daki en stratejik lojistik üslerinden biri olan Romanya'nın 'Ülke İmamı' olarak faaliyet yürüten Fatih Gürsoy, örgütün oradaki finans ve militan devşirme merkezi olan paravan 'Lumina Eğitim Kurumları'nın tepe yöneticisi olarak görev yaptı. Örgütün kripto haberleşme ağı ByLock'un en aktif kullanıcılarından biri olan Gürsoy'un, Bank Asya'daki şüpheli hesapları üzerinden sınır ötesindeki yüzlerce firari FETÖ üyesine milyonlarca liralık para transferlerini bizzat yönettiği mali analiz raporlarıyla belgelendi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 'Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme' suçundan çıkardığı yakalama emrinin ardından Bükreş İstinaf Mahkemesi'nin diplomatik bir koruma kalkanı sunarak iade talebini reddetmesine rağmen Ankara, Gürsoy hakkındaki adli takibini ve hukuki baskısını canlı tutuyor. Adalet Bakanlığı, şahsın eğitim maskesi altındaki uluslararası kara para aklama faaliyetlerine ilişkin güncel delilleri Romanya makamlarının önüne yeniden koydu.

Mehmet Yaşa: Antalya Üniversitesi'ni Kuşatan İl İmamı

1994 yılından bu yana örgüt hiyerarşisinde görev alan ve FETÖ'nün en tehlikeli üst düzey yöneticilerinden biri olan 'Antalya İl İmamı' Mehmet Yaşa, Akdeniz bölgesindeki iş insanlarından şantaj ve tehditle toplanan milyonlarca liralık 'himmet' parasını yöneten ana figürlerin başında geliyor. Örgütle iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan Uluslararası Antalya Üniversitesi'ni adeta bir mahrem hücre merkezine çeviren ve eğitim kurumunu militan devşirme olarak kullanan Yaşa, buradaki kadrolaşmayı ve para aklama trafiğini bizzat yönetti. Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 'Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme' suçundan ulusal seviyede aranan ve ihanet gecesinin hemen ardından ABD'ye kaçan Yaşa'nın iadesi için Adalet Bakanlığı, turizm bölgesinde kurduğu finansal şantaj çarkını ve üniversite vakıfları üzerinden okyanus ötesine aktardığı kara para trafiğini içeren güncel delil klasörlerini Washington'a sundu.