İzmir'de özel bir yaşlı bakımevinde banyo yaptırıldıktan sonra vücudunda oluşan kızarıklar nedeniyle kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 86 yaşındaki Fatma Uraz'ın ölümüne ilişkin davada doktor Naciye S.'ye verilen 6 eşit taksitli 21 bin 200 lira adli para cezasının gerekçesi kamuoyuyla paylaşıldı. Kararda, doktorun gerekli özen ve tedbiri göstermediği vurgulandı.
Olayın geçmişi ve dava süreci
Olay, 16 Eylül 2018'de Seferihisar ilçesindeki özel yaşlı bakımevinde meydana geldi. Bakımevi çalışanları Nesrin Ö. ve Tuğçe A. tarafından banyo yaptırılan Fatma Uraz'ın vücudunda kızarıklıklar oluştu, derisinin bazı bölümleri soyuldu. Çalışanlar, Uraz'a merhem sürdükten sonra durumu fark eden yakınları, kadını hastaneye götürdü. Uraz, 21 Eylül 2018'de yaşamını yitirdi.
Uraz'ın kızı Zehra Yılmazer'in şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, ifadeleri alınan Nesrin Ö. ve Tuğçe A. suçlamaları reddetti. İddianamede Tuğçe A. asli, Nesrin Ö. ise tali kusurlu bulunurken, iki tutuksuz sanık hakkında 'Taksirle ölüme neden olma' suçundan 6 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
İstinaf cezaları onadı
Yerel mahkeme, Nesrin Ö.'yü 3 yıl hapis cezasına çarptırırken, geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle cezayı 2 yıl 6 aya düşürdü. Diğer sanık Tuğçe A. da aynı suçtan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı, ancak benzer indirimlerle ceza 3 yıl 4 aya indirildi. İki sanığın da cezalarına yapılan itirazlar üzerine dosya İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Ceza Dairesi'ne taşındı ve daire, yerel mahkemenin kararlarını onayarak cezaları kesinleştirdi.
Doktor davası ve para cezası
Aile avukatlarının itirazı sonrası huzurevinin doktoru Naciye S. (58) hakkında da İzmir 58'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde 'Taksirle ölüme neden olma' suçundan dava açıldı. Sanık, suçlamaları kabul etmezken, 5'inci duruşmada karar çıktı. Mahkeme, Naciye S.'yi 3 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı, ardından indirim uygulayarak cezayı 2 yıl 11 aya çevirdi. Sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle hapis cezası, 1060 gün karşılığı 21 bin 200 lira adli para cezasına çevrildi. Ayrıca sanığın ekonomik durumu göz önüne alınarak para cezasının 6 eşit taksitle ödenmesine hükmedildi.
Gerekçeli karar: 'Gerekli özen ve tedbiri göstermemiş'
Kararın gerekçesinde, sanığın 8 ay boyunca huzurevinde görev yaptığı belirtildi. Uraz'ın banyo sonrası oluşan cilt lezyonlarının görevli hemşire tarafından fotoğraflarının çekilip sanığa gönderildiği ve ardından arandığı vurgulandı. Tüm bunlara rağmen sanığın hastayı görmeye gelmediği ve sağlık kuruluşuna yönlendirmediği ifade edildi. Bu nedenle sanığın tıbbi uygulama hatası bulunduğu belirtildi.
Kararda, hemşire tarafından bilgi verilmesine rağmen sanığın Uraz'a herhangi bir tetkik içeren müdahale yapmadığı ve özellikle Uraz'ın kronik hastalıklarını ve yanık durumuna ilişkin öyküsünü bilmesine rağmen gerekli tedbirleri almadığının altı çizildi. Sanığın, mesleki bilgi ve hasta durumu ile meydana gelebilecek neticeleri öngörmesi gerekmesine rağmen bu hususta gerekli tedbir ve özeni göstermediği vurgulandı.
Adli Tıp raporu ve itiraz
Gerekçeli kararda, Adli Tıp Kurumu raporuna göre Uraz'ın ölümüyle sanığın ihmali arasında illiyet bağı bulunduğu belirtildi. Bu nedenle sanığın olaydaki kusur yoğunluğu, kurumda üstlendiği görev ve sair haller dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşıldığı aktarıldı. Sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki davranışları ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre hapis cezasının para cezasına çevrildiği vurgulandı.
Öte yandan, Uraz'ın avukatı Bülent Güvençalan ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatının karara itiraz ettiği ve davayı istinafa götürdüğü öğrenildi.



