Melih Altınok, köşe yazısında Türkiye'nin mavi vatan kıyılarında halkın denize girmesinin giderek zorlaştığını belirtti. 'Mavi vatan'da egemenlik haklarının yedi düvele karşı korunduğunu ancak kıyılarda vatandaşın ayaklarını suya sokamaz hale geldiğini ifade etti.
Kıyıların Durumu: Oteller ve Beach İşletmeleri
Altınok'a göre, Batı'daki tatil beldelerinde kıyıların bir kısmı lüks oteller ve 'büyükelçiler tatil siteleri' tarafından işgal edilmiş durumda. Sahillerin geri kalan bölümünde ise aslan payı 'beach' adı verilen özel işletmelere ait. Sezon dışı yatan belediyeler, 'İki üç ayda para kazanmalıyım' diyerek sahilleri kiralıyor.
Rezervasyon ve Mülakat Zorunluluğu
Yazara göre, paraya kıymak bile sıcak denizlere inmeye yetmiyor. Instagram üzerinden beach'lere rezervasyon yapmak gerekiyor. Mavi tık ve çok takipçi yoksa dikkate alınmak zor. Kabul edilse bile kapıda mülakat bekliyor; birtakım adamları ikna etmek, uysal davranmak şart. Tüm bu keyfiyet gurura yedirilirse, sıcak kumlardan soğuk sulara 'özgürce kazıklanma hakkı' elde edilebiliyor.
Mafya ve Haraç Baskısı
Kıyıların kalan kısmı da mafyanın ve 'Cellobello' tiplerin egemenliğinde. Anayolun bir şeridini kapatarak kurulmuş otopark ve sahilin haracını ödemeden güneşli havada su yok halka. Altınok, İnönü dönemi İstanbul valilerinden Profesör Fahrettin Kerim Gökay'a atfedilen 'Halk plajlara hücum etti, vatandaş denize giremiyor' repliğini deforme ederek, 'Bu yaz da vatandaş sahillere akın etti, halk denize giremiyor' dedi.
Devletten Beklenti
Yazar, eloğlundan mavi vatandaki hakkı söke söke alan devletten, mavi kıyılardaki işgale karşı da aynı hassasiyeti ve kararlılığı beklediklerini vurguladı. 'Altı üstü bir denize gireceğiz' sözleriyle yazısını noktaladı.



