Sessiz Evlerde Büyüyen Çocuklar: Uzman Uyarıyor!
Sessiz evlerin yükü çocuklarda: Uzman uyardı

Modern yaşamın yoğun temposu ve sorumlulukları, aile içi iletişimi derinden etkiliyor. Günlük koşturmacanın gölgesinde kalan evler, giderek daha sessiz hale geliyor. Ancak bu sessizlik, huzurun değil, konuşulmayan sorunların ve duygusal kopuşun habercisi. Uzmanlar, bu durumdan en fazla çocukların etkilendiğine dikkat çekiyor ve "Sorun yok demekle yetinmek yerine" harekete geçilmesi gerektiğini vurguluyor.

İletişimsizliğin Yeni Yüzü: Birlikte Ama Yalnız Yaşamak

İş hayatının baskısı, şehir yaşamının koşturmacası ve üst üste binen sorumluluklar, aile bireylerini aynı çatı altında yalnızlaştırıyor. Günlük rutinler mekanik bir şekilde işlerken, gerçek ve derin sohbetler geri planda kalıyor. Ebeveynler, günün yorgunluğuyla kendilerini "sessiz moda" alıyor. Bu durumda, sorunları yüksek sesle dile getirmemek, sorunun olmadığı anlamına geliyormuş gibi yanıltıcı bir rahatlama sağlıyor. Oysa bu yaklaşım, ilişkilerdeki çatlakları büyütmekten başka bir işe yaramıyor.

Anlatmaya Değmez Hissi: En Derin Kırılma Noktası

Bu yeni kopuş biçiminde kimse resmen "bitti" demiyor veya masaya yumruğunu vurup "yoruldum" diye haykırmıyor. Yaşanan, daha sinsi bir süreç: anlatmaktan vazgeçmek. İnsanlar, anlaşılamayacaklarını düşündükleri noktada susmayı tercih ediyor. Zamanla bu suskunluk bir alışkanlığa, hatta norm haline geliyor. Uzmanlar, "anlatmaya değmez" hissinin, ilişkilerdeki en tehlikeli kırılma noktalarından biri olduğunun altını çiziyor. Hayat akıp gidiyor, evin düzeni sürüyor, ancak kimse bir diğerinin kalbine ve duygularına dokunmuyor.

Çocuklar Sessizliğin İlk ve En Ağır Mağdurları

Bu duygusal iletişimsizlik ve sessizlik ortamından en çok etkilenenler ise çocuklar oluyor. Çocuklar, ebeveynlerinin aynı evde olmasına rağmen onlara duygusal olarak erişilemez olduğunu herkesten önce hissediyor. Anne ve baba fiziken oradadır, ancak duygusal temas kopmuştur. Eşler için bu durum, birlikte ama yalnız yaşamak anlamına gelir. Aynı yatağı paylaşmak, artık aynı hayatı ve duyguları paylaştıkları anlamına gelmez. Bu görünmez gerilim ve boşluk, çocukların üzerinde görünmez bir yük oluşturur, onların duygusal gelişimini ve güven duygusunu zedeler.

Pınar Yıldız Yüksel'in 10 Ocak 2026 tarihli haberinde işaret ettiği gibi, bu sessiz evler fenomeni, modern aile yapısının önemli bir sorunu olarak karşımızda duruyor. Uzmanlar, sorunu görmezden gelmek veya normalleştirmek yerine, aile içinde yeniden sağlıklı iletişim kanalları açmanın acil bir ihtiyaç olduğu konusunda hemfikir.