Aile Danışmanı ve Sosyal Hizmet Uzmanı Lütfiye Polat'ın sanal medyadaki paylaşımı, sevginin ne olduğuna dair derin bir sorgulamaya yol açtı. Polat, Venezuela'da meydana gelen deprem sırasında çekilen bir görüntüyü örnek göstererek, gerçek sevginin sadece sözlerle değil, zor zamanlarda gösterilen davranışlarla anlaşıldığını vurguladı.
Deprem Anında Ortaya Çıkan Gerçek Sevgi
Polat'ın paylaştığı görüntüde, tekerlekli sandalyede oturan yaşlı bir kadın depremin şiddetiyle korku içinde çığlık atarken, eşi kaçmak yerine yanına koşuyor, elini tutup onu sakinleştirmeye çalışıyor. Polat, "Gerçek sevgi, tehlike anında bile 'Önce ben' diyememektir" ifadelerini kullandı. Bu an, sevginin aslında ne olduğunu yeniden hatırlattı.
Sevginin Ölçütü Zor Günler
Polat, sevginin gençlik fotoğraflarında güzel görünmek değil, yıllar sonra kırışmış elleri tutabilmek olduğunu belirtti. Sağlıklı günlerde yanında olmanın değil, hastalıkta, yorgunlukta, korkuda ve çaresizlikte aynı sadakati gösterebilmenin önemine dikkat çekti. Bugün birçok insanın eş ararken güzellik, para, statü ve gösterişe baktığını, ancak hayatın gerçek sınavlarının deprem, hastalık, maddi sıkıntı, yaşlılık ve zor günlerde ortaya çıktığını söyledi.
Nükleer Caydırıcılık ve Türkiye
Yazar Yüksel Aytuğ'un kadim okuru Ali Uygur, nükleer caydırıcılık konusunda önemli bir değerlendirme yaptı. Uygur, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik politikalarının temelinde İsrail'in bölgesel hegemonyasını koruma ve İran'ı kendi çıkarlarıyla uyumlu bir yönetime zorlama stratejisi yattığını belirtti. "ABD'nin 'İran nükleer silaha sahip olmayacak' çıkışı, İsrail'in kendi nükleer gücünü meşrulaştırırken bölgedeki rakiplerini tasfiye etme gayretinden başka bir şey değildir" dedi. Uygur, Türkiye'nin benzer bir nükleer teknoloji hamlesi yapması durumunda bu aktörlerin aynı saldırgan tutumu sergileyemeyeceğini, bu nedenle Türkiye'nin caydırıcılığını artırmasının kritik olduğunu vurguladı.
TRT'deki Savurganlık Eleştirisi
Okur Sami Dayangaç, TRT'deki savurganlıkla ilgili tespitlerini paylaştı. Maçlara stüdyoda da söylenebilecek yorumcuların sahaya götürülmesinin gereksiz masraf olduğunu belirten Dayangaç, TRT'nin dış yapımlara çok para harcadığını, oysa kurumda başarılı yönetmenler varken neden dış yapıma ihtiyaç duyulduğunu sorguladı. TRT Müzik kanalında yüzlerce sanatçı olmasına rağmen özel kanalların önünde geçemeyenlerin haftalık program yaptığını ekledi.
KKTC'de Sıcaklık ve Gaf Kürsüsü
KKTC'de hissedilen sıcaklık 50 dereceyi bulurken, sürücüler el yakan direksiyon simidine karşı önlem alıyor. Ayrıca Sözcü TV'de yapılan bir gaf dikkat çekti: Atların nehre giriş görüntüleri eşliğinde "Aşırı sıcaktan Çekya'da atlar denize girdi" denilmesine rağmen, Çekya'nın denize kıyısı bulunmuyor. Editörlerin coğrafya bilgisi eksikliği eleştirildi.



