Murat Ülker'den 'Berrak Düşünme' Üzerine Derin Analiz
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, pladis ve GODIVA Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, kişisel internet sitesinde 'Olağanüstü hissetmek ve hissettirmek elinizde' başlıklı yazısında günlük yaşamda verdiğimiz küçük kararların uzun vadeli etkilerini ele alıyor. Ülker, yazısında Shane Parrish'in 'Berrak Düşünme: Sıradan Anları Olağanüstü Sonuçlara Dönüştürmek' kitabından yola çıkarak önemli tespitlerde bulunuyor.
Günlük Tepkilerin Kümülatif Etkisi
Ülker, iş yerinde yaşanan bir toplantı örneğinden hareketle şu ifadelere yer veriyor: "Düşünün ki iş yerinizde bir toplantıdasınız. Toplantıdaki biri, sarf ettiği bir cümleyle sinirinize dokunuyor. O andan itibaren ses tonunuz bir tık sertleşiyor, cümleleriniz ve ifadeleriniz keskinleşiyor, kaşlarınız çatılıyor." Bu durumun tam tersinin de geçerli olduğunu belirten Ülker, sert bir e-postayı taslaklarda bırakmanın veya telefon konuşmasını ertelemenin aslında küçük ama önemli kararlar olduğunu vurguluyor.
Yazısında şu önemli noktaya dikkat çekiyor: "Hayatın, iş yaşamının karmaşıklığını ve yoğunluğunu düşündüğünüzde, verdiğiniz sert bir tepki veya yumuşattığınız bir konu tek başına büyük bir anlam ifade etmiyor, bu doğru. Zaten siz de büyük bir değişiklikten ziyade, milimetrik bir ayar yapıyorsunuz." Ülker'e göre bu milimetrik ayarlar zaman içinde üst üste eklenerek hayat yolculuğumuza büyük ölçekte etki ediyor.
Shane Parrish ve Berrak Düşünme Kavramı
Murat Ülker, Shane Parrish'in kitabının temel tezini şu şekilde özetliyor: "Hayatımızın akışını değiştiren şeyin tek seferlik büyük kararlardan çok, gündelik yaşamımızın içindeki bu küçük anlarda verdiğimiz kararlar olduğunu söylüyor." Parrish'in siber güvenlik alanında çalışmış, düşünme ve karar verme üzerine kurduğu internet sitesi Farnam Street ile tanınan bir yazar olduğunu belirten Ülker, yazarın gözlem metodolojisini de aktarıyor.
Parrish'in yıllar boyunca kıdemli isimlerin katıldığı toplantılara girerek hangi ayrıntıyı neden önemsediklerini dinlediğini, biliş ve düşünmek üzerine ne bulduysa okuduğunu ifade eden Ülker, iş dünyasının içinde kriz anlarında bile dimdik kalabilen insanları yakından inceleyen Parrish'in çalışmalarının değerine dikkat çekiyor.
Dört Varsayılan ve Dört Temel Güç
Ülker, Parrish'in kitabında insanların düşünme süreçlerini etkileyen dört varsayılandan bahsettiğini belirtiyor:
- Duygulara yaslanmak eğilimi - Öfke, korku, kaygı, coşku hislerinin kararlarımızın yönünü belirlemesi
- Egonun nefsi müdafaa çabası - Kendimizi nasıl görmek istediğimizin ve başkalarının gözünde nasıl algılandığımızın etkisi
- Sosyal çevrenin çekim gücü - İçinde bulunduğumuz grubun normlarının davranışlarımız üzerindeki belirleyiciliği
- Eylemsizlik - Alıştığımız, konforlu bulduğumuz şeylere bağlılık ve değişime direnç
Bu varsayılanlarla başa çıkmak için Parrish'in önerdiği dört temel gücü ise şöyle sıralıyor:
- Öz Sorumluluk - Kendine hesap verebilme yeteneği
- Öz Bilgi - Kendini ve sınırlarını tanıma becerisi
- Öz Kontrol - Duyguları yönetebilme kapasitesi
- Öz Güven - Geçmiş başarı deneyimlerine dayanan güven duygusu
Pratik Uygulama Önerileri
Murat Ülker, Parrish'in kitabında yer alan pratik uygulama önerilerinden de bahsediyor. Bunlar arasında:
HALT yaklaşımı (Hungry-Aç, Angry-Öfkeli, Lonely-Yalnız, Tired-Yorgun) önemli bir yer tutuyor. Ülker, bu dört sorudan birine evet yanıtı veriyorsak, o anda duygular tarafından yönetildiğimizi ve önemli kararları bu durumda vermememiz gerektiğini vurguluyor.
Diğer öneriler arasında otomatik kurallar koymak, friksiyon (sürtünme) yaratmak, korkuluklar yerleştirmek ve bakış açısını değiştirmek yer alıyor. Ülker, bu stratejilerin günlük yaşamda uygulanabilir olduğunu ve kişisel gelişime katkı sağlayacağını belirtiyor.
Kişisel Deneyimler ve Sonuç
Yazısında kişisel deneyimlerine de yer veren Murat Ülker, "Ben bunu en çok yazarken hissediyorum, benim için telefonla konuşmaktan ziyade yazmak daha emin oluyor." diyerek kendi düşünme süreçlerini paylaşıyor. Cem Yılmaz'ın e-posta ile ilgili esprisini hatırlatan Ülker, sözlerin önemine dikkat çekiyor.
Ülker, yazısını şu önemli tespitle sonlandırıyor: "Başarısızlığın formülü, küçük hataların düzenli tekrarıdır." Günlük yaşamda verdiğimiz küçük kararların birikerek büyük sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Ülker, berrak düşünmenin önemine dair değerli bir perspektif sunuyor.