Hastalığının Nedeni Çözülemedi
21 Mayıs 1841'de Massachusetts'te doğan Isaac W. Sprague, çocukluğunun ilk yıllarında sağlıklı bir çocuk olarak büyüdü. Ancak 12 yaşına geldiğinde yaşadığı bir rahatsızlığın ardından hızla kilo kaybetmeye başladı. Ne kadar yemek yerse yesin bu kayıp durmadı ve dönemin doktorları durumuna kesin bir açıklama getiremedi. Hastalığının nedeni o dönemde de netleşmedi, bugün de kesin olarak bilinmiyor.
Beden Günden Güne Zayıflıyordu
Yıllar geçtikçe Isaac'in bedeni giderek daha da zayıfladı. Yetişkinlik döneminde 1.68 metre boyunda olmasına rağmen kilosu yaklaşık 19.5 kiloya kadar düştü. Bu fiziksel durum, günlük bir işte çalışmasını da zorlaştırdı ve geçimini sağlamak onun için büyük bir mücadeleye dönüştü.
Barnum Sirki'nde Çok Meşhur Oldu
Geçim sıkıntısı yaşayan Isaac, sonunda dönemin gösteri dünyasında çalışmaya başladı. P.T. Barnum'un gösterilerinde sahneye çıkan Sprague, burada 'Living Skeleton' yani 'Yaşayan İskelet' adıyla tanıtıldı. İnsanlar, aşırı zayıf bedeniyle dikkat çeken bu adamı görmek için para ödüyordu. O dönemin gösteri dünyasında fiziksel farklılıklar, bir eğlence unsuru olarak sahneye taşınıyordu.
Vücuduyla Devamlı Mücadele Halindeydi
Isaac'in sağlık durumu günlük hayatını da doğrudan etkiliyordu. Kaynaklarda, sürekli besin almak zorunda olduğu ve zaman zaman boynunda taşıdığı bir kaptan süt içtiği anlatılıyor. Bu, onun yalnızca sahnede değil, gündelik yaşamında da bedeniyle sürekli mücadele etmek zorunda kaldığını gösteren detaylardan biri olarak aktarılıyor.
Her Şeye Rağmen Normal Bir Hayat Sürdü
Tüm sağlık sorunlarına rağmen Isaac yalnız bir hayat sürmedi. Evlendi ve üç çocuğu oldu. Kaynaklara göre çocukları sağlıklı bir şekilde büyüdü. Fiziksel olarak son derece zor bir hayat yaşayan Isaac'in, buna rağmen bir aile kurması hayat hikâyesinin dikkat çeken yönlerinden biri olarak anlatılıyor.
45 Yaşında Hayatını Kaybetti
Isaac W. Sprague, 5 Ocak 1887'de Chicago'da hayatını kaybetti. Henüz 45 yaşındaydı. Ardında ise yalnızca sıra dışı bir fiziksel hikâye değil, tıp tarihinin hâlâ kesin olarak açıklayamadığı bir vaka bıraktı. Onun yaşamı, 19. yüzyılda hem tıbbi bir gizem hem de gösteri dünyasının en dikkat çeken insan hikâyelerinden biri olarak kayıtlara geçti.



