Düzensiz Öğünler Depresyon Riskini Yüzde 55 Artırıyor
Düzensiz Öğünler Depresyon Riskini Yüzde 55 Artırıyor

Düzensiz Öğünler Depresyon Riskini Yüzde 55 Artırıyor

Yeni bir araştırmaya göre, öğün atlamak ya da gün içinde düzensiz saatlerde yemek yemek, ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor. 21 bin kişinin verilerini analiz eden araştırmacılar, öğün sıklığı ile psikolojik iyi oluş arasında güçlü bir ilişki saptadı.

Araştırmanın Detayları

Journal of Affective Disorders dergisinde yayımlanan çalışma, 2014-2022 Kore Ulusal Sağlık ve Beslenme Araştırması'na katılan 21.568 yetişkinin verilerini inceledi. Koreli araştırmacılar, öğün sıklığı ile psikolojik iyi oluş arasında güçlü bir bağlantı olduğunu belirledi.

Yüzde 55 Daha Yüksek Risk

Önceki araştırmalar, düzensiz yeme alışkanlıklarının obezite, insülin direnci ve kardiyovasküler hastalık gibi metabolik sorun riskini artırdığını göstermişti. Yeni çalışma ise, ana öğünlerini düzensiz saatlerde yiyen kişilerin, düzenli programa sahip olanlara kıyasla depresyona girme olasılığının yüzde 55 daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Ayrıca, çeşitli beslenmenin düzensiz yemenin olumsuz etkilerini azalttığı, kahvaltıyı atlamanın ise bu etkileri artırdığı görüldü. En güçlü ilişkiler erkeklerde, sigara içenlerde ve gece geç saatlerde yemek yiyenlerde tespit edildi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Öğün Atlamanın Etkileri

Araştırmacılar, tutarsız öğün saatlerinin vücudun biyolojik saati olan sirkadiyen ritimleri bozabileceğini belirtti. Bu bozulma, ruh halini düzenleyen genlerde değişikliklere yol açarak melatonin ve kortizol gibi hormonların salgısında dengesizlik yaratabiliyor. Ayrıca, düzensiz beslenme B vitaminleri, lif ve antioksidanlar gibi ruh haliyle ilişkili besin öğelerinin yetersiz alımına da neden olabiliyor.

Psikolojik ve Davranışsal Boyut

Psikolojik açıdan, düzensiz öğün tüketimi dağınık günlük rutinlere veya sosyal hayattan çekilmeye işaret edebilir. Uzmanlar, bu yolların düzensiz öğün tüketiminin hem davranışsal bir gösterge hem de depresyona biyolojik bir katkı sağlayıcı olarak rol oynayabileceğini vurguladı.

Ruh Sağlığı İçin Yaşam Tarzı Değişikliği Şart

Dünya genelinde bir milyardan fazla insan ruh sağlığı sorunu yaşıyor. Depresyon, bu yükün başlıca nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Araştırmacılar ve hekimler, değiştirilebilir yaşam tarzı faktörlerine ve önleme stratejilerine odaklanıyor. Çalışmada, beslenme alışkanlıklarının depresif belirtilerin ortaya çıkışında ve seyrinde rol oynadığı belirtiliyor.

Düzenli Kahvaltı Alışkanlığı Önemli

Araştırmanın bazı sınırlılıkları bulunuyor; doğrudan nedensellik ilişkisi kurmaya izin vermiyor. Daha fazla araştırmaya ihtiyaç var: düzensiz öğün tüketiminin mi depresyon riskini artırdığı, yoksa depresyonun mu düzensiz beslenmeye yol açtığı henüz net değil. Bununla birlikte, araştırmacılar besin çeşitliliğinin yüksek olduğu ve düzenli kahvaltı içeren tutarlı bir öğün düzeninin depresyon riskini azaltmak için pratik ve ilaç dışı bir yaklaşım sunabileceğini vurguluyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması