Son dönemde ekran bağımlılığı bebeklikten yetişkinliğe kadar her yaş grubunda yaygınlaşmaya başladı. Uzun süre ekrana yakın bir şekilde odaklanmak, gözlerde kalıcı sorunlara yol açabiliyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özgür, ekran karşısında geçirilen sürenin giderek artmasının göz sağlığını ciddi biçimde tehdit ettiğini belirterek, günlük yaşamda insanların büyük bölümünün saatlerce yakın mesafeye odaklandığını söyledi.
Yetişkinlerde Göz Kuruluğu ve Diğer Şikayetler
Dr. Özgür, bu durumun özellikle yetişkinlerde göz kuruluğu, yanma, batma, kızarıklık ve geçici bulanık görme gibi şikayetlere yol açtığını vurguladı. Yaşam kalitesini düşüren ekran kullanımının mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiğinin altını çizdi. Dr. Özgür, "Ekran süresi hepimizde olduğu gibi dünyada da saatler açısından müthiş bir artış gösterdi. Neredeyse hiçbirimiz uzaklara bakmıyoruz. Genelde uzak deyince araç kullanımı geliyor aklımıza. Onun dışında hepimizin günlük pratikte 4-5 saat, 8-10 saat belki yakınla ilgili geçirdiğimiz zaman var. Bu yakınla geçirdiğimiz zaman çoğu zaman ekranlarla ilgili geçirilen zaman" dedi.
Yetişkinlerde geniş bir hasta grubunu oluşturduğunu belirten Dr. Özgür, "Çağrı merkezi çalışanları, muhasebe, bankacı gibi meslek grupları uzun süre ekrana bakıyorsa numara anlamında bozulmadan ziyade göz kuruluğuyla alakalı şikayetler var. Bu da ciddi yaşam kalitesini etkiler. Yanmalar, batmalar, kızarıklıklar, bulanık görmeler geçici de olsa bunlar. Ekran süreleriyle ilgili olabildiğince mecbur olanın dışında azaltmak, bilgisayarda geçirdiğimiz zamanın dışında telefonla geçirdiğimiz zamanı kısıtlamak ve suni gözyaşlarıyla desteklemek diyoruz. Kalıcı bir sorun oluşturmaz ama konforumuzu etkiler, yaşam kalitesini etkiler" ifadelerini kullandı.
2050'de Dünya Nüfusunun Yarısı Miyop Olacak
Artan ekran bağımlılığının büyük bir toplum sağlığı sorunu olmaya çok yaklaştığına değinen Dr. Öğr. Üyesi Özgür, çocuklarda durumun daha farklı olduğunu belirtti. "Çocuklarda göz gelişimi devam ettiği için uzun süre yakına bakmak, hele ki bu parlak ekransa ve yakındaki mesafe yaklaştıkça miyopi ile ilgili riskler artıyor. Bununla ilgili geleceğe dönük projeksiyonlar var. Mesela eğer bu ekran süreleri bu şekilde devam ederse ki herkes artık yakına bakıyor, ekranlara 2050 yılında dünya nüfusunun yarısının miyop olacağı hesaplanıyor. Bu gerçekten çok büyük bir oran" dedi.
Dr. Özgür, "Artık uzakta işimiz yok, hepimiz yakına bakıyoruz. Çocuklarda bu ekran süresi artarak devam ediyor, çok da yakından bakıyor çocuklar. Ne kadar yakına uzun süre bakıyorsak, ne kadar yakından bakıyorsak ve bu ekransa bu yakına baktığımız, miyop ile ilgili riskler artıyor. Yani uzağa görememeyle alakalı problemler ve numaralı gözlükler kullanılmaya başlanıyor" diye konuştu.
Ekran 35-40 Santim Uzaktan İzlenmeli
Zorunlu durumlarda dahi ekrana çok yakından bakılmaması gerektiğinin altını çizen Özgür, miyop derecesinin önemine dikkat çekti. "3 numaraya kadar hafif miyop sayarız. 3-5 arası, 3-6 arası orta miyop gibidir. Eğer 5-6 numarayı geçiyorsa ileri yüksek miyoplara dönüyor. İleri yüksek miyoplar gözlükle görebilir ama retinayla alakalı, gözün kendi sağlığıyla alakalı ciddi problemler olabilir. İleriye dönük ve bu hesaplanan 2050'de dünya nüfusunun yarısı miyop olacak. Bunun yüzde 10'unun da yüksek miyop olacağı, yani 5-6 numaranın üzerinde olacağı hesaplanıyor. O zaman genel toplum sağlığında ciddi riskler içeriyor" dedi.
Dr. Özgür, "İşin özü ekranla ilgili süreleri mecburiyet yoksa olabildiğince kısıtlamak lazım. Çocuklarımızda da ekstradan buna dikkat etmemiz lazım. Belli süreleri aşmaması lazım mecburi olanların dışında. Bakıyorsa da en azından dibine girmeden 35-40 santim koruyarak ve aralıklı, arada uzağa bakarak, gözünü dinlendirerek geçirmek lazım bu süreyi" şeklinde konuştu.
Gözdeki Bozukluk Anlaşılmayabilir
Rutin muayenelerin göz sağlığındaki öneminden de bahseden Özgür, şunları söyledi: "Biz yenidoğanla birlikte muayenenin başlamasını öneririz. İlk 3 ayda mümkünse yaptırmak lazım. Sonrasında bir sorun yoksa yıllık kontroller öneririz. Asıl 5 ve 7 yaşları, hele ki okul çağları daha da önemli bizim için. Çünkü miyopi genelde ilkokul çağında başlar. Bir gözde olup bir gözde olmayabilir. Hipermetrop için de aynısı geçerlidir. Çocuğun bir gözü iyi görüyorsa diğer gözünün az görüp görmediğini anlama ihtimali çok düşüktür. Rutin taramalarla veya bizim muayenelerimizde ortaya çıkabilir. Onun için özellikle ilkokul çağında muhakkak yılda bir kontrol yaptırmak lazım."



