2025 yılında 'et yiyen bakteri' olarak bilinen Vibrio vulnificus ve A grubu streptokok kaynaklı salgınlar, Akdeniz genelinde yayılarak yüzlerce kişinin ölümüne neden oldu. Euronews'ün haberine göre, 2026'da denizlerin ısınmasıyla Vibrio vulnificus Akdeniz'de daha da yaygınlaşırken, sessizce ölümlere yol açmaya devam ediyor.
Nekrotizan Fasiit: Hızlı Doku Tahribatı
'Et yiyen bakteri' terimi, teknik olarak doğru olmasa da, hızla doku tahribatına yol açarak saatler içinde uzuv amputasyonuna kadar gidebilen etkisini anlatmak için yaygın olarak kullanılıyor. Bu terim aslında nekrotizan fasiit adı verilen hastalığa neden olabilen birden fazla bakteri türünü kapsıyor. En çok incelenen iki etken, deniz ortamında yaşayan Vibrio vulnificus ve kişiden kişiye bulaşabilen A grubu Streptococcus pyogenes.
Streptococcus pyogenes: Farklı Bulaş Yolu
Streptococcus pyogenes, deniz suyuyla değil, solunum yoluyla veya ciltteki yaralar aracılığıyla bulaşıyor. En ağır formunda toksik şok sendromuna (STSS) yol açıyor ve yüzde 30 oranında ölüme sebep oluyor. Onlarca yıldır bilinen ve antibiyotiklere genellikle yanıt veren bu bakteriyle ilgili ağır vaka sayısının son yıllarda belirgin şekilde arttığı dikkat çekiyor.
Vibrio vulnificus: Risk Grupları ve Bulaşma
Vibrio, sıcak ve acı (tuzlu-tatlı karışık) sularda, nehirlerin denizle birleştiği bölgelerde gelişiyor. İnsanlara iki yolla bulaşıyor: Açık bir yaranın kirli suyla teması ya da çiğ kabuklu deniz ürünleri, özellikle istiridye tüketimi. Sağlıklı bireylerde enfeksiyon genellikle yalnızca mide ve bağırsak semptomlarına yol açıyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf olanlar, karaciğer hastaları, diyabet hastaları ve ileri yaştaki kişilerde risk artıyor. Bu grupta bakteri saatler içinde sepsis ve doku ölümü (nekroz) oluşturabiliyor.
Salgınların Artışı ve Küresel Etki
Her iki bakteri de aynı halk arasındaki isimle anılsa da bulaş yolları ve risk profilleri birbirinden oldukça farklı. Uzmanlar, iklim değişikliği ve deniz suyu sıcaklıklarının artmasıyla Vibrio vulnificus salgınlarının daha sık görülebileceği konusunda uyarıyor. 2025'te Akdeniz'de yaşanan salgın, bu uyarıların ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor.



