Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Bilgiç, hazır ve paketli gıdalarda raf ömrünü uzatmak amacıyla kullanılan koruyucu maddelerin, bilinçsiz ve uzun süreli tüketildiğinde sindirim sistemi üzerinde çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Özellikle mide, bağırsak ve karaciğer sağlığı açısından koruyucu madde içeren gıdaların kontrollü tüketilmesi gerektiğini vurguladı.
Koruyucu maddeler sindirim sistemini olumsuz etkiliyor
Prof. Dr. Bilgiç, koruyucu maddelerin gıdaların raf ömrünü uzatmak için kullanıldığını ancak uzun süre ve kontrolsüz tüketildiklerinde mide ve bağırsak sisteminde ishal, kabızlık ve çeşitli sindirim sistemi şikâyetlerine neden olabildiğini ifade etti. Ayrıca bu maddelerin karaciğer üzerinde toksik etki oluşturabileceğini belirtti.
Karaciğer yetmezliğine kadar ilerleyebilir
Uzman, koruyucu maddelerin uzun süreli kullanımında karaciğer sağlığının da etkilenebileceğini dile getirdi. Bazı kişilerde hafif karaciğer enzim yüksekliği görülebileceğini, uzun süreli maruziyet durumunda ise daha ciddi karaciğer hasarları gelişebileceğini söyledi. Bu nedenle özellikle içeriği bilinmeyen veya güvenilir olmayan ürünlerden uzak durulması gerektiğini vurguladı.
Taze gıdalar tercih edilmeli
Tüketicilerin satın aldıkları ürünlerin içeriğini mutlaka kontrol etmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Bilgiç, sürekli tüketilecek ürünlerde güvenilir markalar tercih edilmesi ve ürün etiketlerinde yer alan içeriklerin incelenmesi gerektiğini ifade etti. Mümkün olduğunca koruyucu madde içeren hazır gıdalar yerine günlük hazırlanan taze yemeklerin tüketilmesini önerdi.
Çocuklar koruyucu maddelere karşı daha hassas
Çocukların koruyucu maddelere karşı daha hassas olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bilgiç, çocukların metabolizmasının bu maddelere daha hızlı tepki verebildiğini söyledi. Paketli ve koruyucu madde içeren gıdaların çocuklarda mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiğini belirtti. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının erken yaşta kazandırılmasının, ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının önlenmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.



