Obsesif kompülsif bozukluğun (OKB) görülme sıklığında son yıllarda belirgin bir artış yaşanıyor. Psikolog Ferahnaz Şeyma Yılmaz, yapılan bilimsel çalışmaların son 10 yılda OKB'nin görülme sıklığında önemli bir yükselişe işaret ettiğini söyledi. Yılmaz, takıntılı düşünceler ve tekrarlayıcı davranışlarla karakterize olan bu bozukluğun, bireyin günlük yaşamını, sosyal ilişkilerini ve işlevselliğini olumsuz etkileyebildiğini ancak erken tanı ve doğru tedaviyle kontrol altına alınmasının mümkün olduğunu vurguladı.
OKB Nedir ve Nasıl Tanımlanır?
Psikolog Yılmaz, OKB'nin kişinin isteği dışında zihnine gelen ve yoğun kaygıya neden olan düşünceler (obsesyonlar) ile bu kaygıyı azaltmak amacıyla yapılan tekrarlayıcı davranışlar (kompülsiyonlar)dan oluştuğunu belirtti. Obsesyonların, kişinin istemese de zihnine gelen yineleyici düşünce, dürtü veya imgeler olduğunu ifade eden Yılmaz, kompülsiyonların ise bu düşüncelerin oluşturduğu kaygıyı azaltmak için yapılan tekrarlayıcı davranışlar ya da zihinsel eylemler olduğunu söyledi. Bir kişinin OKB tanısı alabilmesi için obsesyonların, kompülsiyonların veya her ikisinin bir arada bulunması ve bunların günün önemli bir bölümünü kaplayarak yaşam kalitesini olumsuz etkilemesi gerektiğini ekledi.
Çocuklarda da Görülebiliyor
Obsesif kompülsif bozukluğun yalnızca yetişkinlerde değil, çocuklarda da görülebildiğine dikkat çeken Yılmaz, küçük yaştaki çocukların yaşadıkları takıntıları ya da tekrarlayıcı davranışların nedenini ifade etmekte zorlanabileceğini belirtti. Bu nedenle ailelerin çocuklarda gözlenen alışılmadık ve sürekli tekrar eden davranışları dikkatle takip etmeleri gerektiğini vurguladı.
OKB'ye Eşlik Eden Diğer Rahatsızlıklar
Yılmaz, OKB'nin bazı durumlarda tek başına görülebileceğini, bazı durumlarda ise başka psikiyatrik rahatsızlıklara eşlik edebileceğini ifade etti. Depresyon, anksiyete bozuklukları, bipolar bozukluk, şizofreni, kişilik bozuklukları, fobiler, beden dismorfik bozukluğu ve yaygın anksiyete bozukluğunun OKB'ye eşlik edebilen rahatsızlıklar arasında yer aldığını belirtti.
Tedavi Süreci Sabır ve İş Birliği Gerektiriyor
Tedavi sürecinde hastanın ve ailesinin önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Psikolog Yılmaz, şu değerlendirmede bulundu: "OKB, zaman zaman tedaviye direnç gösterebilen, sabır gerektiren bir bozukluktur. Ancak günümüzde uygulanan bilimsel tedavi yöntemleri sayesinde başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Tedavi sürecinde yalnızca bireyin değil, ailesinin ve yakın çevresinin de destekleyici bir yaklaşım benimsemesi önemlidir. Hastalığı tetikleyebilecek tutumlardan kaçınılması ve uzman önerilerine uyulması, tedavinin başarısını artırmaktadır."
Takıntılı düşünceler ve kontrol edilemeyen tekrarlayıcı davranışların günlük yaşamı etkilemeye başlaması halinde vakit kaybetmeden bir ruh sağlığı uzmanına başvurulması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, erken tanı ve uygun tedavi ile OKB belirtilerinin kontrol altına alınabileceğini ve bireylerin sağlıklı, üretken bir hayat sürdürebileceğini belirtti.



