Ankara'da 7 haftalık hamile Eda Ö. (32), özel bir hastanede kendisine 'anembriyonik gebelik' (boş gebelik) teşhisi konulduğunu ve bebeğinin ölü olduğu belirtilerek 30 bin TL karşılığında kürtaj önerildiğini iddia etti. Aynı gün devlet hastanesine giden Eda Ö., bebeğinin kalp atışlarının olduğunu öğrenince özel hastanedeki doktorlar ve yetkililer hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Özel hastanedeki rapor ve iddialar
Üçüncü çocuğuna hamile olan ev kadını Eda Ö., rutin kontrol için başvurduğu özel hastanede yapılan ultrasonografi sonucunda kendisine verilen raporda 'gebelik kesesinde embriyoya ait görünüm izlenemediği' ve 'anembriyonik gebelik olabileceği' belirtildi. Eda Ö., bu raporun ardından yaklaşık bir saat sonra gittiği devlet hastanesinde yapılan kontrolde bebeğinin sağlıklı olduğunu ve kalp atışlarının mevcut olduğunu öğrendi.
'Bebeğin acilen alınması gerekiyor' dediler
Eda Ö., savcılığa sunduğu dilekçede, özel hastanedeki doktor O.Ş.C.'nin kendisine 'Bebeğin yok, kalp atışı yok, gebelik ölü. Hayati risk taşımaktasınız. Bebeğin acilen alınması gerekmektedir' dediğini ve bu operasyon için 30 bin TL talep edildiğini öne sürdü. Eda Ö., doktor O.Ş.C., radyoloji uzmanı Dr. N.A. ve hastane yetkililerinin 'çocuk düşürtmeye teşebbüs' ve 'nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs' suçlarından cezalandırılmasını istedi.
Devlet hastanesinde bebeğin kalp atışları duyuldu
Eda Ö., yaşadıklarını şöyle anlattı: "Doktor, bebeğin kalp atışının durduğunu, bebeğin rahme yapıştığını, rahmin acilen temizlenip kürtaj işleminin yapılması gerektiğini söyledi. Sonra elimize yatış dosyasını uzattılar; eski müşteri olduğumuz için bu işlemi 30 bin liraya yapabileceklerini söylediler. Ben bu işlemi burada yaptırmak istemediğimi, devlet hastanesine gitmek istediğimi belirttim. 'Tamam, tercih sizin' dediler. Devlet hastanesine gittim, arada sadece 40 dakika var. Orada kanlarımı verdim ve ultrasona yönlendirildim. Ultrasonda bebeğin geç döllenme kaynaklı 6 hafta 1 günle uyumlu olduğu, kalp atışlarının da mevcut olduğu ortaya çıktı."
Hastane özür diledi, Eda Ö. şikayetçi oldu
Eda Ö., daha sonra tekrar özel hastaneye gittiğini belirterek, "Benden sadece özür dilendi, hatayı kabul ettiler ve 'Sizin için ne yapabiliriz?' dediler. Ben de 'Bunun için yapabileceğiniz hiçbir şey yok. Ben çocuğu aldırmış olsaydım bunu yerine koyamayacaktınız. Özür kabul etmiyorum, hukuki haklarımı sonuna kadar kullanacağım' dedim. Beni ikna etmeye çalıştılar ama ben şikayetlerimi yaptım. Savcılık kanalıyla da şikayetlerimi oluşturdum. Bugün bana yapılan, başkasına da yapılmaya devam edecek. Belki de bu duruma düşüp ikinci hastane fikrine yönelmeyip direkt doktorun kararıyla kürtaj yaptırmış olanlar olacaktır." dedi.
Eda Ö., doktorun kendisine 'Neden ağlıyorsun, en azından gebe kalıyorsun. Buraya nice gelen gebe kalamayanlar var, onları düşün' dediğini aktararak, "Bu söylem hiç hoş değildi. Çıktığımda çok kötüydüm, ağlayarak diğer hastaneye gittim. Tabii ki bu bir süreç; sağlıklı da olabilir, sağlıksız da. Ama 'kalp atımı yok, rahime yapışmış' denilen bir bebeğin kalp atımının olduğunu öğrenmek çok farklı bir duygu." diye konuştu.
Hastane yetkilileri suçlamayı reddetti
Eda Ö., savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne de şikayette bulunduğunu, süreci takip edeceğini söyledi. Hastane yetkilileri ise suçlamaları kabul etmedi. Yetkililer, anne adayına bebeğin ölü olduğuna dair bir rapor verilmediğini, embriyo izlenemediği için takip edilmesinin önerildiğini ileri sürdü.



