Sıfır Atık Vakfı, Akdeniz ve Ege kıyıları ile nehirlerde son dönemde yoğunlaşan plastik ve mikroplastik kirliliğinin kaynaklarını tespit etmek ve çözüm önerileri geliştirmek amacıyla Antalya, Mersin, Muğla ve Adana'da kapsamlı bir saha çalışması gerçekleştirecek. Vakıf yetkilileri, incelemelerde plastik atıkların karasal alanlardan su kaynaklarına ve denizlere taşınma süreçlerini yerinde gözlemleyecek.
Saha çalışmasının kapsamı
Saha programında, kıyılarda ve nehirlerde görülen plastik atıkların kaynakları, atıkların çevreye bırakılmasına yol açan süreçler, mevcut atık yönetimi uygulamaları ve alınabilecek ilave tedbirler değerlendirilecek. Elde edilecek bulguların, plastik kirliliğiyle mücadeleye yönelik somut çözüm önerilerine ve politika geliştirme çalışmalarına katkı sağlaması hedefleniyor. Ayrıca, illerde İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda valilerin katılımıyla oturumlar düzenlenecek.
Plastik çalıştayı 31 Ağustos-1 Eylül'de
Saha çalışmalarının yanı sıra plastik kirliliğine yönelik politika ve uygulamaların bütüncül biçimde ele alınacağı kapsamlı bir çalıştay da gerçekleştirilecek. Emine Erdoğan'ın liderliğinde Sıfır Atık Vakfı öncülüğünde 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde düzenlenecek Türkiye'nin en büyük plastik çalıştayına 14 bakanlık, 40'tan fazla genel müdürlük, 400'den fazla temsilci ile üniversiteler ve ilgili tüm paydaşların katılması planlanıyor. Çalıştayda plastik atıkların azaltılması, geri dönüşüm ve geri kazanım kapasitesinin geliştirilmesi, sanayide yeşil dönüşüm, biyobozunur ve alternatif malzemelerin teşvik edilmesi, plastiklerin doğaya karışmasının önlenmesi ve etkin denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gibi başlıklar ele alınacak. İstanbul Valiliği ev sahipliğinde Vali Davut Gül'ün katılımıyla kentteki plastik süreçlerinin konuşulacağı ayrı bir oturum da yapılacak.
Başkan Ağırbaş: 'Vatandaşlarımız denize giremez noktaya geldi'
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Türkiye'nin plastik atık üretimi ve kirliliğin önlenmesi konusunda daha güçlü adımlar atması gerektiğini belirterek, 'Türkiye olarak dünya ortalamasının yüzde 44 üzerinde plastik atık üretiyoruz. Nüfusumuza oranla okyanusları ve nehirleri 4 kat fazla kirletiyoruz. Okyanuslara sadece bizim zararımızın oranı yüzde 1,5' dedi. Plastik kirliliğinin yalnızca denizlerde görülen bir sorun olmadığına işaret eden Ağırbaş, atıkların doğaya karışmasıyla su, toprak ve hava kalitesinin de olumsuz etkilendiğini vurguladı.
Ağırbaş, 'Vatandaşlarımız Akdeniz'de denize giremez noktaya geldi. Milletimizin de canını sıkan bu. Biz temiz ham madde olarak çöp alacaksak buna razıyım. Ülkemizin sanayisi gelişecekse bunu alalım. Ama yüzde 20'si kullanılıp yüzde 80'i nehre, denize atılacaksa buna karşıyım' ifadelerini kullandı.
'Bunun cezası olmak zorunda'
Vakfın saha çalışmalarında yalnızca mevcut kirliliğin tespit edilmeyeceğini, kirliliğin kaynağının da araştırılacağını aktaran Ağırbaş, 'Plastik atığı denizlerimize, nehirlerimize döküyorlarsa bunun cezası olmak zorunda. Biz burada kimin ihmali varsa, herhangi bir sorun varsa tespit edip çözüm yolları arayacağız. Suç duyurusunda bulunulması gerekiyorsa bunu yapacağız. Geri adım atmayacağız' dedi. Türkiye'de biyobozunur plastik üretimini teşvik etmek istediklerini de belirten Ağırbaş, plastik sektör çalışanlarının ve üreticilerin dönüşüm sürecinde mağdur edilmeden yeni bir üretim modeline geçilmesi gerektiğini ifade etti.



