ABD'nin Montana eyaletinde bir dağcı, talihsiz bir kaza sonucu sırtına saplanan yürüyüş batonuyla yaklaşık 16 kilometre yürüyerek yerel sağlık merkezine ulaştı. David Cifaldi, acil durum helikopter ambulansının binlerce dolarlık faturasını ödeyemeyeceği için bu zorlu yolu tercih etti. Olay, ABD'nin kâr odaklı sağlık sisteminin bireyler üzerindeki mali baskısını bir kez daha gözler önüne serdi.
Kaza anı ve soğukkanlılık
David Cifaldi, arkadaşlarıyla birlikte Montana'nın en yüksek dağlarından birinde yürüyüş yaparken dengesini kaybederek düştü. Yanında taşıdığı yürüyüş batonunun üzerine düşen Cifaldi, batonun böğrüne saplandığını fark etti. Olayı 'Sadece birkaç kayaya basıp kaydım, tamamen talihsizlikti' sözleriyle anlatan dağcı, mesleğinin hemşirelik olması sayesinde soğukkanlılığını korudu. 'İçimdeki hemşire refleksleri anında devreye girdi. Kendi durumumu kontrol edip hayati bir risk taşımadığımı anlayınca, o dağdan tek başıma inebileceğime emin oldum' dedi.
6.5 saatlik zorlu yürüyüş
Cifaldi, sırtına saplanmış metal batonla kayalık ve karlı arazide 6.5 saat boyunca yürüyerek ana kamp noktasına ulaştı. Bu süre zarfında kat ettiği mesafe yaklaşık 16 kilometreydi. Kamp alanına varır varmaz sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan Cifaldi, başarılı bir ameliyat geçirdi. Operasyon sonrası durumunun iyi olduğunu belirten dağcı, 'Çok şanslıyım, baton birkaç santim farklı bir noktaya saplanmış olsaydı her şey çok daha kötü sonuçlanabilirdi' ifadelerini kullandı.
Sağlık sisteminin maliyet gerçeği
Cifaldi'nin yaşadığı olay, ABD'de sağlık hizmetlerinin yüksek maliyetini bir kez daha gündeme taşıdı. Özellikle acil durum helikopter ambulans hizmetleri, sigortalı hastalar için bile binlerce dolara mal olabiliyor. Bu nedenle birçok Amerikalı, acil durumlarda bile maliyet endişesiyle yardım çağırmaktan kaçınabiliyor. Cifaldi'nin bu zorlu kararı, sağlık sistemindeki eşitsizliklerin ve kâr odaklı yapının sonuçlarını çarpıcı bir şekilde ortaya koydu.
Uzmanlardan uyarı
Sağlık politikası uzmanları, bu tür olayların Amerikan sağlık sistemindeki temel sorunlara işaret ettiğini belirtiyor. Acil durum hizmetlerinin evrensel ve ücretsiz olması gerektiğini savunan uzmanlar, mevcut sistemin düşük ve orta gelirli bireyleri ciddi mali risklerle karşı karşıya bıraktığını vurguluyor. Cifaldi'nin hikâyesi, bu sorunun somut bir örneği olarak kayıtlara geçti.



