Binlerce yıldır mutfaklarda kullanılan susam, sadece lezzetiyle değil sağlığa sunduğu katkılarla da öne çıkıyor. İçeriğindeki zengin vitamin, mineral ve sağlıklı yağlar sayesinde kalpten kemiklere kadar birçok noktada koruma sağlıyor. Uzmanlar, susamın özellikle E vitamini ve lignanlar bakımından güçlü bir antioksidan kaynağı olduğunu, bu sayede hücre yaşlanmasının yavaşladığını ve bağışıklık sisteminin güçlendiğini belirtiyor.
Kalp ve Damarların Dostu, Kemiklerin Destekçisi
Magnezyum ve sağlıklı yağ asitleri içeren susam, kötü kolesterolü (LDL) düşürerek kalp krizi ve damar tıkanıklığına karşı koruma sağlıyor. Sütle yarışacak kadar yüksek kalsiyum oranıyla kemik sağlığını destekleyen susam, kemik erimesine karşı doğal destek sunuyor. Özellikle menopoz sonrası kadınlarda osteoporoza karşı doğal bir destek olarak öne çıkıyor.
Cilt, Saç ve Kan Şekeri Üzerindeki Etkileri
E vitamini deposu olan susam, cilt hücrelerini yenileyerek daha canlı bir görünüm sağlıyor. Susam yağı ise saç dökülmesini azaltıp parlaklık kazandırıyor. Araştırmalar, susamın kan şekerini dengelemeye yardımcı olduğunu ortaya koyuyor. Bu yönüyle özellikle diyabet hastaları için beslenmede önemli bir yere sahip. Düzenli tüketim, insülin direncinin azalmasına yardımcı oluyor.
Sindirim, Enerji ve Hormon Dengesi
Lif oranı yüksek olduğu için bağırsakları çalıştıran susam, içerdiği sağlıklı yağlar ve vitaminlerle gün boyu zindelik sağlıyor. Magnezyum içeriğiyle sinir sistemini destekleyerek stresi azaltıyor. Özellikle kadınlarda östrojen hormonunu dengeleyici etkileri bulunuyor.
Beslenme Bilimleri Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Demir, susamın ölçülü tüketilmesi gerektiğini vurgulayarak “Susam güçlü bir enerji kaynağıdır. Ancak kalorisi yüksek olduğu için aşırıya kaçılmamalıdır. Günde 1-2 yemek kaşığı yeterlidir. Düzenli kullanımda kalpten kemiklere, cilt sağlığından bağışıklığa kadar vücuda çok yönlü fayda sağlar.” ifadelerini kullandı.



