İstanbul Kadıköy Bağdat Caddesi'nde faaliyet gösteren lüks oto galeriye yönelik 'dolandırıcılık' soruşturmasında, aralarında firari iş yeri sahibi Şahin Çolak'ın da bulunduğu 4 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşması İstanbul Anadolu Adliyesi 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Sanıklar 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'mal varlığı değerlerini aklama' suçlarından yargılanıyor.
Tutuklu Sanık Hünüloğlu Tahliye Edildi
Duruşmada, hakkında 15 yıla kadar hapis cezası talep edilen tutuklu sanık Şerif Yalçın Hünüloğlu'nun adli kontrol tedbiri ve yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak tahliyesine karar verildi. Mahkeme heyeti, diğer müştekilerin zorla getirilmesine de hükmederek duruşmayı 25 Kasım Çarşamba gününe erteledi.
Operasyon ve İddianame Detayları
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, müşteri ve yatırımcıları dolandırarak yurt dışına kaçtığı iddia edilen iş yeri sahibi Şahin Çolak'ın yakalanması için 2 Ocak'ta Bağdat Caddesi'ndeki oto galeriye operasyon düzenledi. Şahin Çolak'ın yurt dışına kaçtığı tespit edilirken, babası Şerafettin Çolak, kardeşi Ümit Çolak ve galeri çalışanı Şerif Yalçın Hünüloğlu gözaltına alındı. Galerideki araçların bir kısmı sahiplerine teslim edilirken, diğerleri yediemin otoparkına götürüldü.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Şahin Çolak, Şerafettin Çolak ve Ümit Çolak'ın 'tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında nitelikli dolandırıcılık' ve 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' suçlarından cezalandırılmaları talep edildi. Şerif Yalçın Hünüloğlu'nun ise 'nitelikli dolandırıcılık' suçuna iştirak ettiği gerekçesiyle cezalandırılması istendi. Başsavcılık, suçtan elde edildiği değerlendirilen toplam 141 milyon 255 bin 440 liranın müsaderesini ve dosyada mali sorumlu olarak yer alan şirketlere kayyum atanmasına ilişkin gerekli tedbirlerin uygulanmasını talep etti.
Sanık Savunmaları: 'Tüm İşlemleri Oğlum Yapardı'
Firari Şahin Çolak'ın babası tutuksuz sanık Şerafettin Çolak savunmasında, suçlamaları reddederek şunları söyledi: 'Suçlamaların hiç biri benim için geçerli değil. Galeri oğlum Şahin Çolak'a aittir. Galeride tek söz sahibi oğlumdur. Ben genellikle oğlumun galerisinde oturur vakit geçiririm. 10 sene kadar önce oğlum Şahin senin adına bir şirket kuralım, ticarî amaçla faaliyet gösterecek dedi. Ben şirketi neden kendi adına değil de benim adıma kurduğunu bilmem. STV şirketi ile ilgili herhangi bir işlem yapmış değilim. Oğluma vekaletname vermiştim. Tüm işlemleri oğlum yapardı.'
Şerafettin Çolak, diğer oğlu Ümit'in de kendi başına karar alma yetkisi olmadığını belirterek, 'Ümit yaklaşık 3 yıl önce Çayeli'nde çalışırken oğlum Şahin 'sana yeni bir dükkan açacağım gel orada dur' dedi. Ümit'in kendi başına karar alma yetkisi yoktu, karar alma yetkisi Şahin'deydi. Şirket adına herhangi bir işlem yapmadığımdan şirketin para hareketleri konusunda bilgim yoktur' ifadelerini kullandı.
Hünüloğlu: '6 Aydır Cezaevindeyim'
Tutuklu sanık Şerif Yalçın Hünüloğlu savunmasında, suçlamaları kabul etmedi. 'Öncelikle soruşturma güveni kötüye kullanma suçundan başladı, ardından nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılanmaya başlandı. Dosyada Adil Can ile tanıştırıp dolandırmaya yardımcı oluyormuşum gibi gösterildi. Ben Adil Can'ı tanımam. Bir şüphe uğruna 6 aydır ceza evindeyim' dedi.
30 yıldır oto galeri işi yaptığını belirten Hünüloğlu, 'Kendi müşteri portföyüm vardır, sektörde tanınan bir kişiyim. Herhangi bir araç bulduğumda Şahin aracılığıyla satış gerçekleştiğinde komisyonumu alırdım. Şahin'in galerisinde vakit geçirirdim ancak aramızda iş akdi yoktu, yaptığımız işlerden komisyon alırdım. Tahliyemi talep ediyorum' şeklinde konuştu.
Ümit Çolak: 'Ben Sigortalı Çalışandım'
Tutuksuz sanık Ümit Çolak, suçlamaları reddederek, '2023 yılına kadar Rize'de maden mühendisi olarak çalışıyordum. Kardeşim Şahin kendisi ile çalışmamı teklif etti. Ben hem kendisine destek olmak hem de çocuklarımın iyi eğitim alacağını tahmin ederek İstanbul'a geldim. Ziverbey'de dükkan vardı, 3 ay sonra da Bağdat Caddesi'nde dükkan açıldı. Ben Ziverbey'de sigortalı çalışandım. Bulunduğum şubede satılan araçlar 1 ile 5 milyon TL arası nispeten düşük araçlardı. Pek satış ve pazarlama tecrübem yoktu. Gelen müşteriler ile ilgilenir, araçları ekspertize gönderirdim. Satış gerçekleştiğinde para kardeşim Şahin'in hesabına yatırılırdı, patron kardeşim Şahin'di' dedi.
Ümit Çolak ayrıca, '18 Haziran 2025 tarihinde Bağdat Caddesi'ndeki galeri kurşunlandı, suç örgütleri kardeşimden 20 milyon para istedi, video göndererek tehdit ettiler, lokma dağıttılar. Şahin süreci yönetemedi, olay buraya kadar geldi' ifadelerini kullandı.
Müşteki Cevher Torun: 'Bentley'in Noter Satışını Alamadım'
Müşteki Cevher Torun, yalnızca Şahin Çolak'tan şikayetçi olduğunu belirterek, 'Ben bu olaylar olmadan 1 yıl kadar önce Porsche ve Mercedes marka jip almıştım. Şahin Çolak, Bentley marka olduğunu, Porsche ve Mercedes aracı verirsem Bentley marka aracı alabileceğimi söyledi. Araçları fiilen teslim ettim, noter satışlarını yaptım. Bentley marka aracı 45 milyon liraya aldım, aracı teslim aldım. Aracın üstünde kredi borcu olduğunu söyledi, kredi borcunu kapatıp alacağımı söyledi. Bentley marka araç bendedir ancak noter satışını alamadım, bu nedenle mağdurum, mağduriyetimin giderilmesini talep ederim' şeklinde konuştu.



