FETÖ'nün hain darbe girişiminde vatanı için canını ortaya koyan 15 Temmuz gazileri, yıllar geçse de yaşadıkları acıları ve o gece gösterdikleri direnişten duydukları gururu unutmadı. Yaralarının izlerini hâlâ taşıyan kahramanlar, “Söz konusu vatansa yine aynı yolda yürür, aynı bedeli öderiz” diyerek milli iradeye sahip çıkma kararlılıklarını bir kez daha dile getirdi.
15 Temmuz Gecesi: Milletin Yeniden Dirilişi
15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye, demokrasi tarihinin en kritik sınavlarından birini verdi. FETÖ'nün darbe girişimi karşısında milyonlarca vatandaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla meydanlara indi. Tankların, savaş uçaklarının ve silahların karşısına yalnızca imanları, cesaretleri ve vatan sevgileriyle çıkan vatandaşlardan bazıları o gece yaralandı, gazi oldu. Aradan geçen 10 yıla rağmen, o gecenin izleri hafızalardaki tazeliğini koruyor. Darbecilere karşı göğsünü siper eden gaziler, yaşadıklarını Yeni Şafak'a anlattı.
Tankların Karşısına Motosikletiyle Gitti
Gazi Recep Ünlü, darbe girişimini ilk televizyon ekranlarından öğrendiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın milleti meydanlara davet etmesinin ardından Çiftlikköy'deki iş yerini kapatıp motosikletiyle Boğaziçi Köprüsü'ne gittiğini anlatan Ünlü, gördükleri karşısında büyük şaşkınlık yaşadığını ifade etti. “Askerlerin kendi halkına ateş açacağını hiç düşünmemiştik” diyen Ünlü, köprüye ulaştığında kadın, erkek, genç, yaşlı demeden insanların vurulduğunu gördüğünü söyledi. Sabaha kadar köprüde kaldığını belirten Ünlü, “Sabah namazına yakın saatlerde tanktan açılan ateş sonucu kolum ve ayağımdan yaralandım. Allah'a şükür bugün iyiyim. Devletimiz de her zaman yanımızda oldu. Ancak söz konusu vatan olduğunda canımız her zaman fedadır” şeklinde konuştu.
Çanakkale Ruhu Yeniden Canlandı
O gece milletin yeniden dirildiğini düşündüğünü belirten Ünlü, “Adeta Çanakkale ruhu yeniden canlandı. Bana aynı durum tekrar yaşansa ne yapacağım soruluyor. Hiç düşünmeden yine giderim. Evlatlarımın da aynı kararlılığı göstermesini isterim” ifadelerini kullandı.
Bacağına Bağlanan Kravat Hayatını Kurtardı
Yaralandığında yoğun kan kaybettiğini anlatan Ünlü, o geceden bir hatırasını paylaştı. Bir vatandaşın bacağına kravatla turnike yaptığını ve bu sayede hayatta kaldığını ifade eden Ünlü, yıllar sonra kendisini kurtaran kişiyle tesadüfen karşılaştığını anlattı. Hastaneden taburcu olduktan sonra bir resmi işlem için gittiği kurumda karşılaştığı kişinin, kendisine turnike yapan kişi olduğunu belirten Ünlü, “Aynı noktada bulunduğumuzu konuşurken, bana birinin bacağına kravat bağladığını söyledi. Hemen sarıldım ve o kişinin ben olduğumu anlattım. Daha sonra videoları izledik. Gerçekten de beni kurtaran kişiydi. O günden sonra bağımız hiç kopmadı” diye konuştu.
Vatanını Seven Vatan'a İnsin
Gazi Mehmet Emin Ertaş, darbe girişimini ilk duyduğu anda arkadaşlarıyla birlikte hızla harekete geçtiklerini anlattı. “Tankların Vatan Caddesi'ne çıktığını duyunca bulunduğum çay bahçesinde sandalyenin üzerine çıkarak, ‘Allah'ını seven, vatanını seven Vatan Emniyet'e insin’ diye seslendim. Oradaki müşterilerin hepsi Emniyet'e hareket etti” diyen Ertaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısıyla herkesin akın akın sokaklara çıktığını belirtti.
Vurulduğunda Aklından Geçen Tek Şey
“Ben ticaretle uğraşan biriyim, ruhsatlı silah taşıma iznim var. O gece silahımı evde bırakıp yeğenlerim ve çalışanlarımla birlikte dışarı çıktık. İstanbul Büyükşehir Belediyesi önüne vardığımızda teröristler rastgele ateş açıyordu. Yanımızdaki arkadaşlarımızdan yaralananlar oldu. Vurulmadan yaklaşık 15 dakika önce sosyal medyada ‘Yine vatanım için İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne gidiyorum’ şeklinde paylaşım yapmıştım. 15 dakika sonra vuruldum. Ayak tarak kemiğim parçalandı. O anda aklımdan geçen tek şey, ‘Benden akan kan hangi ağacın, hangi toprağın üzerine düştüyse helal olsun’ oldu. Ancak bu vatanın ekmeğini yiyip milletine silah doğrultanlara hakkımı helal etmiyorum. Vurulduktan sonra eşimi arayıp ‘Ben vuruldum’ dedim. O da büyük bir endişeyle ‘Of’ dedi. Ben de kendisine, ‘Sakın öyle deme, zalimi sevindirme’ dedim. Biz Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Arap fark etmeksizin bu bayrak altında yaşayan herkes, vatan söz konusu olduğunda gözümüzü kırpmayız. O gün ölmek için çıktık ama Allah canımızı almadı. Bundan sonra da kim devletimize ve milletimize kastederse karşısında bizi bulur.”



