9 Yıl Sonra Çözülen Cinayet: Öldürdüler, Yaktılar, Saklandılar!
9 Yıl Sonra Çözülen Cinayet: Öldürdüler, Yaktılar, Saklandılar

2007 yılının 15 Temmuz günü, İstanbul Esenyurt'ta ormanlık alana yakın boş bir arazide yanan bir araç ihbarı üzerine jandarma ekipleri olay yerine sevk edildi. Tamamen yanmış otomobilin bagajı açıldığında, içinde yanmış bir erkek cesedi bulundu. Araç plakasından kalıp ustası Mehmet G.'ye ait olduğu belirlendi ve birkaç gündür kayıp olduğu öğrenildi. Yapılan kimliklendirme çalışmaları sonucunda cesedin Mehmet G.'ye ait olduğu kesinleşti.

Soruşturma Tıkanıyor

Ceset üzerinde yapılan ilk incelemelerde baş bölgesinde delici alet izleri tespit edildi. İlk değerlendirmelerde silahla öldürülmüş olabileceği düşünüldü. Jandarma ekipleri, Mehmet G.'nin çevresini mercek altına aldı, yakın arkadaşlarının ifadelerini aldı ancak somut bir delile ulaşılamadı. Günler, haftalar, aylar geçmesine rağmen soruşturma ilerlemedi ve dosya faili meçhul cinayetler arasında yerini aldı.

9 Yıl Sonra Dosya Yeniden Açılıyor

Cinayetin üzerinden tam 9 yıl geçti. Bu süreçte jandarma bölgeleri polis sorumluluk alanına devredildi ve faili meçhul dosyalar Emniyet birimlerine gönderildi. Mehmet G. cinayeti, İstanbul Cinayet Büro Amirliği'nin en tecrübeli ekiplerinden biri olan 45-338 kodlu ekibe verildi. Ekip şefi cinayet uzmanı Orhan Kemiksiz ve yardımcısı dosyayı satır satır incelemeye başladı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Kemiksiz, dosyayı incelediğinde jandarmanın üç şüpheli üzerinde durduğunu ancak delil yetersizliğinden sonuç alamadığını gördü. Cinayet uzmanı emekli polis memuru bilirkişi Orhan Kemiksiz, "Dosyayı incelemeye aldığımda Jandarma'nın üç şüpheli üzerinde çalıştığını gördüm. İfadelerine başvurulmuştu ama sonuç alınamamıştı. Ben dosyayı okudukça bu kişilerin olayla bağlantısı olduğuna daha çok inanıyordum. Sorun, bunu kanıtlayacak delilin bulunamamasıydı" dedi.

Teknik Takip ve Kırılma Anı

Kemiksiz ve ekibi, savcılığı ikna ederek mahkeme kararıyla şüpheliler hakkında teknik takip başlattı. Telefonları dinlenmeye başlandı ancak haftalarca hareketlilik yaşanmadı. Bunun üzerine Kemiksiz farklı bir yöntem denedi: yıllar önce ifade veren önemli bir isimle görüşmeye gitti. Amacı bilgi almak değil, şüphelileri hareketlendirmekti. Görüşmenin ardından bu kişi diğer şüpheliyi arayarak, "Yanıma cinayet masasından Orhan diye bir polis geldi. Mehmet'in cinayetini araştırıyor. Daha önce verdiğimiz ifadeleri verelim. Bak unutma" dedi. Bu konuşma soruşturmanın kırılma anı oldu.

Ardından HTS ve baz kayıtları incelendiğinde, Mehmet G.'nin son olarak bu kişilerle görüştüğü ve şüphelilerin telefonlarının cesedin bulunduğu bölgede sinyal verdiği tespit edildi.

Sorguda Kritik Hata

Operasyonla üç şüpheli yeniden gözaltına alındı. İfadeleri bizzat Orhan Kemiksiz aldı. Sorgu sırasında şüpheli M.Ç., kendisine söylenmediği halde "Ben o adreste yoktum" dedi. Kemiksiz hemen tepki gösterdi: "Ben sana adresi söylemedim. O adresi nereden biliyorsun?" Şüpheli ne diyeceğini bilemedi. Bu hata soruşturmanın en kritik anlarından biri oldu.

Devam eden sorguda M.Ç., cinayetin detaylarını anlattı. İddiaya göre olay gecesi dört arkadaş birlikte alkol alıyordu. Aralarında küfürleşme nedeniyle çıkan tartışmada M.Ç., Mehmet G.'yi iterek yere düşürdü. Düştüğü sırada başına sivri metal bir cisim saplandı ve ağır yaralanan Mehmet G. hayatını kaybetti. Panikleyen şüpheliler M.Ç., A.T. ve M.D., cesedi boş bir araziye bıraktı. İki gün sonra cesedin hâlâ bulunmadığını görünce, cesedi Mehmet G.'nin kendi aracının bagajına koyarak aracı ateşe verdiler.

Mahkeme Kararı ve Cezalar

Üç şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkeme M.Ç. ve M.D. hakkında tutuklama kararı verdi, A.T. ise serbest bırakıldı. Ancak Kemiksiz itiraz etti ve savcılık yeniden değerlendirme sonucu A.T. hakkında tutuklama kararı çıkardı. A.T.'yi kaçırmamak için Kemiksiz, "İmzalaman gereken bir evrak kalmış" diyerek onu tuzağa düşürdü ve yeniden gözaltına aldı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Dava Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. 23 Ocak 2019'da karar açıklandı: M.Ç., "haksız tahrik altında kasten öldürme" suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı; iyi hal indirimi uygulanmadı. M.D., "suç delillerini yok etme, gizleme ve şantaj" suçlarından 7 yıl 9 ay, A.T. ise "şantaj" suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası aldı.

Cinayet uzmanı Orhan Kemiksiz ve ekibi, bu başarıyla yalnızca güncel cinayetleri değil, yıllardır çözülemeyen birçok faili meçhul dosyayı da aydınlatarak önemli bir başarıya imza attı.