TVNET'te yayınlanan özel bir programda, 20 yıldır aydınlatılamayan Şehit Bayram Ali Öztürk cinayetinin perde arkasındaki sırlar gün yüzüne çıktı. Şehit Bayram Ali Öztürk Platformu Başkanı Cumali Hisar ve avukatı Hamza Uçan, cinayetin bir hücre sistemiyle işlendiğini ve katilin bilerek dövdürülerek yüzünün tanınmaz hale getirildiğini öne sürdü.
Cinayetin İşlenişi ve Planlı Olduğu İddiası
3 Eylül 2006 sabahı, İstanbul Fatih'teki İsmailağa Camii'nde sabah namazını kıldıran Bayram Ali Öztürk Hoca, 27 yaşındaki Mustafa Erdal tarafından kalbinden bıçaklanarak şehit edildi. Olayın ardından dosya kısa sürede kapatıldı ve saldırı 'bir meczubun eylemi' olarak nitelendirildi. Ancak Hisar, normalde ön saflarda cemaatin bulunduğunu, o gün ise anormal kişilerin yer aldığını belirterek, 'Katil bıçağı Hoca'nın sol göğsünden indiriyor. Bayram Ali Öztürk Hoca ardından katilin üstüne atlıyor. Başka birisi Allah-u Ekber diyor. Bu bir planlama. Bu cinayet hücre sistemiyle işlenmiş bir cinayet' dedi.
Katilin Dövdürülmesi ve Kamuoyu Manipülasyonu
Avukat Hamza Uçan, cinayetin ardından katilin yerinin değiştirildiğini ve merdiven başına konularak gelen herkesin vurmasıyla yüzünün tanınmaz hale getirildiğini söyledi. Uçan, 'Bayram Hoca şehit edildikten sonra katilin yerini değiştiriyorlar, dışarıya çıkarıyorlar. Merdivenin başına özellikle koyuyorlar. Her gelen vurursa yüzü tanınmayacak hale gelecek' ifadelerini kullandı. Hisar ise bu durumun, 'cemaat içi hesaplaşma' algısı yaratmak için yapıldığını belirterek, 'Cami içerisinde olduğu zaman topluma 'bakın kendileri kendilerini vurdu' mesajı verildi. 20 sene bizi bununla tecavüz ettiler' dedi.
Radev Gizemi ve Soruşturmadaki Eksiklikler
Programda, cinayet günü saat 04.58'de katilin bağlantılı olduğu derneğin önde gelen isimlerinden birinin 'Radev' isimli bir şahısla telefon trafiğine girdiği ortaya çıktı. Radev'in sadece pasaport bilgilerinin bulunduğu, Türkiye'deki ikametgahı ve giriş tarihine dair dosyada hiçbir kayıt olmadığı belirtildi. Hisar, 'İlgili savcı Radev isimli bu Rus pasaportlu şahsı davet ederek 'Sen bu adamla ne konuştun?' diye sormuyor. Radev davet edilmiyor, bilgisine başvurulmuyor. Cinayet pazar günü çok erken saatte işleniyor ve camiye 10 dakikalık mesafede Levent'te. Biz Radev'in cinayet anında camide olduğunu düşünüyoruz' dedi.
İfade Değişiklikleri ve Bürokratik Engeller
Uçan, cinayetle bağlantılı şahısların ifadelerinde çelişkiler olduğunu vurguladı. Emniyette alınan ilk ifadede 'Ben Nakşibendi tarikatının mensubuyum' diyen bir kişinin, üç gün sonra savcılıkta 'Ben tarikat mensubu değilim' dediğini aktardı. 'Çok bariz bir şekilde bir veya iki avukatın yönlendirilmiş ifadeleri var' diyen Uçan, ayrıca bir kişinin 41 sabıka kaydı bulunmasına rağmen tutuklama veya kriminal inceleme yapılmadığını belirtti.
Tehditler ve Adalet Çağrısı
Hisar, kendisine ve ailesine yönelik tehditler aldığını, iş yerine bir mermi kovanı bırakıldığını söyledi. 'Biz bu cinayetin aydınlatılmasını istiyoruz. Her faili meçhul topluma karşı işlenmiş bir cinayettir. Eğer yabancı bir istihbarat örgütünün en küçük bir dahli varsa bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin egemenlik hakkına müdahaledir' dedi. Platform, 3 bin 600 sayfa belge topladıklarını ve dosyanın Adalet Bakanlığı tarafından yeniden açılmasını talep ettiklerini duyurdu.



