Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda kabul edilen 12. Yargı Paketi, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yasa, İcra ve İflas Kanunu, İdari Yargılama Usulü Kanunu, Danıştay Kanunu, Noterlik Kanunu ve Hakimler ve Savcılar Kanunu başta olmak üzere birçok kanunda düzenleme içeriyor.
İcra satışlarında yeni düzenlemeler
Kanunla, İcra ve İflas Kanunu'nda önemli değişiklikler yapıldı. Buna göre, tüm maliklerin miras yoluyla edindiği ve üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde, birinci artırma sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak. Bu usul bir defaya mahsus olmak üzere uygulanacak.
Elektronik satış portalında yapılacak ilanlarda da düzenlemelere gidildi. İlanda, satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklının, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar icra dairesine müracaat etmesi halinde, alacağın teminatı karşıladığı miktar kadar teminattan muaf tutulacağı belirtilecek. Ayrıca açık artırmalarda Hazine'nin teminat göstermekten muaf olduğu da ilanda yer alacak.
İlanda ayrıca, tekliflerin haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde 50'sini, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde birinci artırmanın sadece malik mirasçılar arasında yapıldığı durumlarda muhammen kıymetin yüzde 100'ünü, ikinci artırmada ise muhammen kıymetin yüzde 50'sini ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi gerektiği belirtilecek.
İhale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması halinde, alınan teminat iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından mahsup edilecek. Kalan miktar, alacaklarına mahsuben hak sahiplerine ödenecek. Süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısının satış isteyen alacaklı olması durumunda, muhammen bedelin yüzde 10'u kendi alacağından mahsup edilecek ve bu satış için yapılan masraf kendisi üzerinde bırakılarak borçluya yüklenmeyecek. Ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde en yüksek teklifi verip de ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısından alınan teminat, satış masrafları mahsup edildikten sonra paydaşlara payları oranında ödenecek. Süresi içinde ihale bedelini yatırmayanın paydaş olması durumunda ise alınan teminatın tamamı diğer pay sahiplerine payları oranında ödenecek. Ayrıca, ihale bedelini yatırmayan alıcıya teklif ettiği bedelin yüzde 5'i oranında idari para cezası verilecek ve bu ceza Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilecek.
Noterlik işlemlerinde elektronik dönem
Noterlik Kanunu'nda yapılan değişiklikle, noterlik evrak ve defterleri, mahkeme, sulh ceza hakimliği ve cumhuriyet başsavcılıklarınca veya resmi daireler tarafından ya da konusu belirtilmek suretiyle noterlikte soruşturmaya yetkili kılınan kimselerce incelenebilecek.
Mahkeme, sulh ceza hakimliği veya cumhuriyet başsavcılığı tarafından noterlik evrakının aslının istenmesi halinde, ilgili noter evrakın bir örneğini çıkarıp aslına uygunluğunu onaylayacak. Noter, onayladığı örneği yerinde saklayacak ve evrakın aslını ilgili merciye gönderecek. Mahkeme, sulh ceza hakimliği, cumhuriyet başsavcılığı veya soruşturmaya yetkili kılınan resmi daire tarafından noterlik evrakının onaylı bir örneğinin istenmesi durumunda, noter istenilen evrakın aslını elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imzayla imzalayarak oluşturduğu onaylı örneği ilgili merciye elektronik ortamda iletecek. Elektronik ortamda gönderme imkanı bulunmayan durumlarda ise evrakın aslına uygunluğunu onaylayarak onaylı örneği gönderecek. Bu işlemler için yevmiye numarası verilmeyecek, posta ve yol masrafı hariç harç, vergi, değerli kağıt ücreti dahil herhangi bir ücret alınmayacak.
Danıştay'da daire sayısı düzenlemesi
Danıştay Kanunu'ndaki değişiklikle, 2016'dan itibaren 10 yıl içinde Danıştay'daki daire sayısının 10'a düşürülmesine yönelik 23 Temmuz 2026'da sona erecek süre 4 yıl daha uzatıldı. Ayrıca, Danıştay daire sayısının azalmayacak olması nedeniyle boşalan her 2 üyelik için bir üye seçimi yapılması uygulamasından 23 Temmuz 2030'a kadar vazgeçildi.
İdare mahkemelerinde tek hakim uygulaması genişliyor
Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'da yapılan düzenlemeyle, idare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamı genişletildi. Buna göre, düzenleyici işlemlere karşı açılanlar hariç, konusu 486 bin lirayı aşmayan idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ve tam yargı davaları; ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencileri hakkında tesis edilen uzaklaştırma ve ilişik kesme sonucunu doğuranlar hariç disiplin cezası ile sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemlerine karşı açılan davalar; kamu görevlileri hakkında tesis edilen geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemlerine karşı açılan davalar; kamu görevlilerine verilen uyarma cezasına karşı açılan davalar; mesleki faaliyeti geçici veya sürekli olarak engelleyenler hariç olmak üzere kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının üyeleri hakkında verdiği disiplin cezalarına karşı açılan davalar; 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un uygulanmasından doğan davalar, idare mahkemesi hakimlerinden biri tarafından çözümlenecek. Ayrıca 486 bin lirayı aşmayan davalar, vergi mahkemesi hakimlerinden biri tarafından karara bağlanacak.
İstinaf ve temyiz yolunda değişiklikler
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yapılan değişiklikle, bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin yaptığı inceleme sonunda kararı hukuka uygun bulursa, ancak gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa kararın gerekçesini değiştirerek, maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak istinaf başvurusunun reddine karar verecek. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlar ile usule ilişkin verilen diğer nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması, dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken bu karar verilmeksizin dava hakkında karar verilmesi, dosyanın eksik veya yanlış hasımla tekemmül ettirilerek karar verilmesi, talep hakkında karar verilmemesi yahut eksik hükümle karar verilmesi, keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği halde yaptırılmadan karar verilmesi, duruşma yapılması gerektiği halde duruşma yapılmadan karar verilmesi hallerinde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verecek. Ancak bölge idare mahkemesi, keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması ile duruşma yapılması gerektiği halde duruşma yapılmadan karar verilmesi hallerinde eksikliği kendisi gidererek karar verebilecek.
Temyizle ilgili olarak, belirlenen davalar dışında kalan davalarda bölge idare mahkemesinin istinaf kanun yolu incelemesinde ilk derece mahkemesi kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararlar, tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'da temyiz edilebilecek. Ancak idare ve vergi mahkemelerinde tek hakimle görülen davalar, Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun'un uygulanmasından kaynaklanan davalar, Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun'un uygulanmasından kaynaklanan davalar, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun uygulanmasından kaynaklanan davalar, sadece vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin verilen kararlarda kaldırma kararı üzerine yeniden bir karar verilmiş olsa dahi temyiz yoluna başvurulamayacak. Konusu 270 bin lirayı aşıp 920 bin lirayı aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davaların temyiz edilmesine ilişkin hüküm yürürlükten kaldırıldı.
Genel Kurulda kabul edilen önergeyle, bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden verdiği kararlarda, temyiz sınırının altında kalan davalar bakımından, ilk derece mahkemesi kararı ile bölge idare mahkemesi kararı arasında hükmedilen tutar arasındaki parasal farkın, 2026 itibarıyla 55 bin lirasını geçmemesi halinde temyiz yoluna başvurulamayacak. Diğer yandan, 2026 yılı itibarıyla 486 bin lirasını aşmadığı için tek hakim tarafından karara bağlanan davalarda, bölge idare mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden karar verilmesi halinde hükmedilen tutarlar arasındaki fark bu yıl için 55 bin lirasını aşsa dahi bu kararlar temyiz edilemeyecek.
Adli Tıp Kurumu'nda yeni atama şartları
Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanmak için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da alanında doktora derecesi almış olmak şartı aranacak. Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi 4 yıl olacak. Yeni atanan veya görevlendirilenler göreve başlayıncaya kadar süresi dolanların görevi devam edecek.
Hakim ve savcı yardımcılarının eğitimi
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle, adli yargı hakim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hakim yardımcılarına, ilgisine göre, Anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku ve usul hukuku alanları ile duruşma yönetimi, karar ve gerekçeli karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi, uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler, sık karşılaşılan davalar ve kişisel gelişim konularında eğitim verilecek. Yazılı sınavlarda eğitim verilen konulardan soru sorulacak ve 100 tam puan üzerinden değerlendirilecek. Sonuçlar yazılı sınav kurulunca tutanağa bağlanacak ve Türkiye Adalet Akademisine teslim edilecek.
Sözlü sınavda hakim ve savcı yardımcısının, eğitim konularına ilişkin mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi, mesleki yeterliliği, hukuki meseleleri kavrama, çözme ve ifade etme yeteneği, özgüveni, temsil kabiliyeti ve davranışlarının mesleğe uygunluğu, Türkçeyi etkin bir şekilde kullanma becerisi ile genel kültür ve yetenek düzeyi değerlendirilecek.
Bilirkişiye başvuruda uyarma cezası
Hakimler ve Savcılar Kanunu'ndaki diğer bir düzenlemeyle, hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulması halinde uyarma cezası verilecek.



