
Muğla'nın Milas ilçesi... Görünüşte sakin, Ege'nin tipik bir ilçesi. Ama geçtiğimiz günlerde yaşanan bir olay, bu sakin görüntünün altında yatan karanlığı tüm çıplaklığıyla ortaya serdi. Kezban Süne isimli bir kadın, adeta bir av gibi takip edilerek öldürüldü. Ve en kötüsü? Bunun 40 gün önceden planlanmış olması.
Olayın zanlısı H.Ö. ise olay sonrasındaki tavırlarıyla adeta kan dondurdu. Hiçbir pişmanlık emaresi göstermeden, soğukkanlılıkla anlattı planlarını. Neden mi? İddiaya göre, Kezban Hanım'ın kendisi hakkında dedikodu yaptığını düşünüyormuş. Bu basit -ve doğruluğu kanıtlanmamış- gerekçe, bir insanın hayatına mal oldu.
40 Günlük Karanlık Bir Plan
H.Ö.'nün ifadesi, insanın tüylerini ürpertiyor. Adeta bir suikast planı gibi anlatıyor her şeyi. Kezban Hanım'ın evinin önünde saatlerce beklemiş. Günlük rutinini, kimlerle görüştüğünü, ne zaman evde yalnız kalabileceğini tek tek not etmiş. 40 gün boyunca... Bu, bir anlık öfke patlaması falan değil. Bu, işlenmiş, hesaplanmış, soğuk bir niyet.
O gün gelip çattığında ise hiç tereddüt etmemiş. Belirlediği saatte evine girmiş ve ne yazık ki planını uygulamaya koymuş. Olay yerinde bulunan bıçak, bu korkunç planın sessiz tanığı oldu.
Sonrası Daha da Ürpertici
Olay sonrasındaki tutumu ise insanlık adına soru işaretleri uyandırıyor. Sanki normal bir gün geçirmiş gibi sakin. Hiçbir pişmanlık, hiçbir vicdan azabı yok. Yaptığını itiraf ediyor, evet, ama bunu bir suç olarak değil de, adeta 'yapılması gereken bir iş' olarak anlatıyor. Bu ruh hali, toplum olarak hepimizi derinden düşündürmeli.
Kezban Süne'nin ailesi ve sevenleri ise derin bir yas ve şok içinde. Bir dedikodu iddiasının nasıl olup da bu kadar korkunç bir sonuca gebe kalabildiğini anlamaya çalışıyorlar. Cevap ise hâlâ yok.
Bu olay, toplumdaki şiddetin ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne serdi. Basit anlaşmazlıkların, iletişimsizliğin ve önyargıların nerelere varabildiğinin acı bir kanıtı. Milas'ta başlayan bu karanlık hikaye, aslında hepimizin yakınında olabilecek bir gerçeğe işaret ediyor. Ve şu soruyu sormaktan alıkoyamıyor insanı: Bir sonraki kurban kim olacak?