Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde 10 Nisan 2024'te aracında silahla vurularak vahşice katledilen Ümit Yılmaz'ın ölümüne ilişkin davada sanıklar yeniden yargılandı. İstinaf mahkemesinin cezaları eksik bularak bozmasının ardından Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada sanıklara ağır cezalar yağdı. Mahkeme heyeti, sanıklardan Aykut S. ve Ömer Ü.'ye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verirken, Burak K.'yi de toplam 18 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı.
Olayın geçmişi ve soruşturma süreci
Olay, 10 Nisan 2024'te Kastamonu-Taşköprü kara yolu üzerinde meydana geldi. Vatandaşlar tarafından aracında silahla vurulmuş halde bulunan Ümit Yılmaz, sağlık ekiplerince Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından polis ekiplerince Aykut S., Ömer Ü., Burak Ç. ve Adnan K. gözaltına alındı. Şüphelilerden Aykut S. ve Ömer Ü. tutuklanırken, diğerleri adli kontrolle serbest bırakıldı. Sanıklar hakkında "kasten öldürme", "konut dokunulmazlığının ihlali" ve "gece vakti silahla yağma" suçlarından dava açıldı. İlk yargılamada verilen cezaların ardından dosya istinaf mahkemesine taşındı. Yüksek mahkeme, cezaların eksik verildiği gerekçesiyle kararı bozdu ve dosyayı yeniden Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi.
Duruşmada sanıkların savunmaları
Yeniden görülen duruşmada tutuklu sanıklar Aykut S. ve Ömer Ü. ile tutuksuz yargılanan Burak K. hazır bulundu. Aykut S. savunmasında, "Ben bu insanı öldürmek istemedim, o gece arabada istenmeyen bir kazadan dolayı bu cezayı en ağır şekilde ödüyorum. Öldürmek istesem ilk gittiğimizde evinde öldürürdüm" ifadelerini kullandı. Ömer Ü. ise, "Benim bu olayla bir alakam yoktur. Aykut ile Ümit arasındaki uyuşturucu muhabbetinden hiçbir alakam yoktur" dedi. Tutuksuz sanık Burak K. de, "Ümit'in arabası iki günde bir Aykut'a ait yıkamacıda yıkanırdı. Arabam olduğu için iyi niyetimin kurbanı oldum" şeklinde savunma yaptı.
Mahkeme kararı ve verilen cezalar
Mahkeme heyeti, sanıklar hakkında şu cezaları verdi: Aykut S., "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, "ateşli silah yasasına muhalefet" suçundan 1 yıl 6 ay, "iştirak halinde silahla birden fazla kişiyle gece vakti konutta yağma" suçundan 12 yıl, "nitelikli şekilde silahla ve birden fazla kişiyle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçundan 6 yıl ve "nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme" suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ömer Ü.'ye de aynı suçlardan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile 12 yıl, 6 yıl ve 4 yıl hapis cezaları verildi. Tutuksuz yargılanan Burak K. ise "iştirak halinde silahla birden fazla kişiyle gece vakti konutta yağma" suçundan 10 yıl, "nitelikli şekilde silahla ve birden fazla kişiyle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçundan 5 yıl ve "nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme" suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, kararın açıklanmasının ardından Burak K.'nin tutuklanmasına hükmetti.
İlk kararla karşılaştırma
İlk yargılamada Aykut S.'ye müebbet hapis cezası, Ömer Ü.'ye ise "kasten öldürmeye yardım" suçundan 10 yıl hapis cezası verilmişti. İstinaf mahkemesinin bozma kararının ardından yeniden yapılan yargılamada cezalar ağırlaştırıldı. Maktul Ümit Yılmaz'ın annesi M.Y., duruşmada sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmalarını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıkların suç işleme biçimlerini ve olayın vahşetini dikkate alarak cezaları belirledi.
Olayın detayları arasında, Ümit Yılmaz'ın aracının iki günde bir Aykut S.'ye ait oto yıkamacıda yıkandığı bilgisi de yer aldı. Bu durum, sanıklar arasındaki ilişkiyi ve olayın öncesindeki bağlantıyı ortaya koydu. Mahkeme, tüm delilleri ve tanık ifadelerini değerlendirerek kararını verdi.



