Tuba Kalçık, son günlerde tırmanışa geçen başörtüsü karşıtı nefret suçlarını ve bu ilkel faşizm karşısında üç maymunu oynayan sözde aydınların ikiyüzlülüğünü kaleme aldı. Özgürlük ve kadın hakları kelimelerini dillerinden düşürmeyenlerin, mesele başörtülü bir kadının yaşam hakkı olduğunda büründükleri sağır edici sessizlik tarihin en büyük riyakarlıklarından biridir.
Seçici Körlük ve Hak Savunuculuğu
Hak savunuculuğunun "seçici körlükle" yapılamayacağını vurgulayan bu yazı, toplumsal barışımızın altına döşenen dinamitleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Sözde aydınlar, belirli grupların haklarını savunurken başörtülü kadınların maruz kaldığı nefret suçlarına karşı sessiz kalarak çifte standart sergiliyor.
Toplumsal Barışa Tehdit
Kalçık, bu ikiyüzlü tutumun toplumsal barışı tehdit ettiğini belirtiyor. Nefret suçlarının artışı, sadece mağdurları değil, tüm toplumu etkileyen bir güvenlik sorununa dönüşüyor. Başörtüsü karşıtı eylemler, ifade özgürlüğü adı altında meşrulaştırılmaya çalışılsa da, aslında bir kadının temel yaşam hakkına saldırı niteliği taşıyor.



