
Hava buz gibiydi Samsun'da, o gece. Canik ilçesindeki bir apartman dairesinden gelen çığlıklar ise, soğuktan daha keskin bir şekilde battı yüreklere. İçeride, henüz 23 yaşındaki Gönül Demir, hayatının son anlarını yaşıyordu. Ve yanıbaşında, sevdiğini söylediği adamın elinde parıldayan bıçak...
Öyle sıradan bir tartışma değildi bu. Belki de aylardır süren gerginliğin son perdesiydi. Kim bilir? İşte o an, her şey kontrolden çıktı. 25 yaşındaki M.A., öfkesine yenik düştü ve eline geçirdiği bıçağı, sevgilisinin göğsüne sapladı. Bir kere, iki kere... Belki daha fazla. O anları yaşayanların anlatacak hali yoktu.
Olay yerine ulaşan polis ekipleri için manzara içler acısıydı. Gönül Hanım, yerdeydi ve yardım etmek için artık çok geçti. M.A. ise olay yerinden uzaklaşmaya çalışırken, kolluk kuvvetleri tarafından etkisiz hale getirildi. İfadesine bakılırsa, pişman mıydı yoksa değil mi? Bunu zaman gösterecek.
Şu an resmi gözaltında ve savcılık ifadesi alınıyor. 'Kasten adam öldürme' suçundan yargılanması bekleniyor. Tabii, mahkeme süreci uzun ve sancılı olacak. Ama Gönül'ün ailesi için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bir kız evlatlarını, böyle anlamsız ve vahşi bir şekilde kaybetmenin acısını yaşıyorlar.
Bu olay, ilişki içi şiddetin ne kadar korkunç boyutlara ulaşabildiğinin bir kanıtı gibi. Samsun'da yaşanan bu trajedi, aslında toplumun kanayan yarasına bir kez daha işaret ediyor. Peki, bir daha böyle bir haber okumamak için ne yapmalı? Bu sorunun cevabını hep birlikte aramalıyız.