Siirt'in Baykan ilçesinde 2024 yılında boşandıktan bir gün sonra kaybolan 4 çocuk annesi Mekiye Akyel'den iki yıldır haber alınamıyor. Olayla ilgili soruşturma sürerken, ablası Halime Pilgir ve ailenin avukatı Gurbet Bilbay çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Halime Pilgir, kardeşinin cansız bedeninin bulunamamasının kendisini derinden yaraladığını söyledi. Pilgir, “Kardeşimin cansız bedeninin bulunmaması benim canımı gerçekten çok sıkıyor, çok üzülüyorum. En kısa zamanda bulacaklarına inanıyorum. Devletime inanıyorum” dedi. Siirt Başsavcısı'nın kendisine olayın sonuna kadar gidileceği sözünü verdiğini aktaran Pilgir, “Ben istiyorum ki en azından kardeşimin bir mezarı olsun. Çocuklara hesap veremiyorum, kendime hesap veremiyorum. İçimde bir suçluluk duygusu var. Bunu daha fazla yaşamak istemiyorum” ifadelerini kullandı.
Ölüm tehditleri: “Derin yüzülecek, dilin koparılacak”
Pilgir, bu süreçte çok sayıda tehdit aldığını belirtti. Bu hafta iki ayrı tehditle karşılaştığını söyleyen Pilgir, “Artık erkekler bıraktı, kadınlar üzerinden tehdit alıyorum. Sosyal medya üzerinden beni aradılar. Akrabaları 'Neden bu olayı ortaya çıkarıyorsun? Kadınsın, yerinde oturacaksın' dediler. Sürekli bu ifadeleri kullanıyorlar” dedi.
İlk tehdidin canlı yayında geldiğini aktaran Pilgir, “Derin yüzülecek, dilin koparılacak” dendiğini söyledi. Kadın olması nedeniyle ağır hakaretlere maruz kaldığını belirtti. İkinci tehdidin de sosyal medyadaki bir canlı yayında gerçekleştiğini ifade eden Pilgir, kendisine ve gazetecilere satır fotoğrafı gönderildiğini anlattı. Pilgir, “Ardından bana yönelik çok ağır küfür ve hakaretler yazdılar. Terbiyem müsaade etmediği için bunları söyleyemiyorum” dedi.
Tüm tehditleri savcılığa ve polise bildirdiğini ancak şüphelilerin hâlâ dışarıda gezdiğini söyleyen Pilgir, “Halime başaramadı, biz dışarıda geziyoruz” diye mesajlar aldığını belirtti. Pilgir, “Bir kadının bir şeyleri başarması için illa ölmesi mi gerekiyor? Eğer bugün beni korumuyorlarsa ve ben öldürülürsem, hiç kimsenin benim mezarıma gelmesini istemiyorum” dedi.
Kız çocuğunun öğretmenine anlattıkları
Mekiye Akyel'in büyük kızının 8 yaşındayken öğretmenine annesinin tandırda yakıldığını, kemiklerinin Tillo Deresi'ne atıldığını anlattığını aktaran Pilgir, öğretmenin kendilerine ulaştığını ve bu bilgiyi paylaştığını söyledi. Pilgir, Siirt'e gidip öğretmenle görüştüğünü, elde edilen bilgileri ve mesajları savcıya teslim ettiklerini ifade etti.
Altı yedi aydır olayın çözülmesi için mücadele ettiğini dile getiren Pilgir, “Ben artık en kısa zamanda bunun çözülmesini istiyorum. Elbette her şey bir anda olacak değil. Çünkü binlerce cinayet dosyası var. Ama birilerinin o çocukları kurtarması gerekiyor. Neden hâlâ oradalar, ben bunu da bilmiyorum” dedi. Çocukların babaanne yanında kalmaması gerektiğini savunan Pilgir, “O kadın Mekiye'nin cesedi parçalanırken oradaydı. O kadının yanına çocukları bırakmayın. Ben bunun peşini bırakmayacağım. Hem kendi hakkımı, hem kız kardeşimin hakkını, hem de imam nikâhlı eşinin hakkını savunacağım. Orada öldürülen, yakılan bütün kadınların hakkını alana kadar susmayacağım. Beni susturamayacaklar” ifadelerini kullandı.
Avukat Gurbet Bilbay: Ceset bulunamadı, soruşturma sürüyor
Ailenin avukatı Gurbet Bilbay ise davanın hâlâ soruşturma aşamasında olduğunu, ceset bulunamadığı için kovuşturma aşamasına geçilemediğini belirtti. Bilbay, “Bizim öncelikli amacımız cesedin bulunması” dedi. Bu kapsamda JAK ekibinin görevlendirilmesini talep ettiklerini söyleyen Bilbay, “Gülistan Doku dosyasında olduğu gibi JAK ekibinin görev almasını ve yer altı çalışmalarının yapılmasını istedik. Ancak bununla ilgili henüz bize bir dönüş yapılmadı. Şu an aile tedirgin” diye konuştu.
Savcının kendilerine, üç kişinin tutuklandığını ancak bunun mahkumiyet için yeterli olmayabileceğini söylediğini aktaran Bilbay, kamuoyunda “Ceset varsa ceza var” denildiğini ancak Yargıtay kararlarında cesetsiz cinayet konusunun da ele alındığını ifade etti. Bilbay, “Ancak bunun için çok güçlü deliller gerekiyor. Bu dosyada şüphelilerin çelişkili ifadeleri var, tanık beyanlarımız var. Fakat bunlar tek başına yeterli görülmeyebilir” dedi.
Cesetsiz cinayet dosyalarında soyut beyanlarla ceza verilmesinin önündeki en büyük engelin, öldüğü düşünülen kişinin ortaya çıkabilme ihtimali olduğunu söyleyen Bilbay, “Ancak biz biliyoruz ki Mekiye Akyel geri gelmeyecek. Öldüğünden eminiz. Nitekim savcımız da buna emin” dedi. Savcının kendilerine ilettiği, “Ben onun öldürüldüğüne eminim. Şüphelinin eşi tarafından öldürüldüğüne de eminim. Ancak mevcut yasal düzenlemeler nedeniyle ceza verilmesi mümkün olmayabilir” sözlerini aktardı.



