Kastamonu'da Cinsel İstismar Davasında Sanığa 63 Yıl 6 Ay Hapis Cezası
Kastamonu'da, 2018 ile 2022 yılları arasında cep telefonunda cinsel istismara uğrayan çocuklara ait görüntülerin tespit edilmesi üzerine yargılanan 50 yaşındaki S.Ö., mahkeme tarafından toplam 63 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sanık, duruşmada suçlamaları reddederek beraatini talep etmişti.
Dava Süreci ve Suçlamalar
Kastamonu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, sanık S.Ö. hakkında birden fazla çocuğa cinsel istismarda bulunma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanma suçlamaları yer aldı. Sanık, tutuksuz olarak yargılanırken, duruşmaya kendisi ve avukatları katıldı.
Mahkeme heyeti, yapılan incelemeler ve deliller doğrultusunda sanığın suçlu olduğuna kanaat getirdi. Savcılık tarafından sunulan iddianame ve teknik bulgular, sanığın cep telefonunda mağdur çocuklara ait müstehcen içerikler bulundurduğunu ortaya koydu.
Mahkemenin Kararı ve Cezaların Dağılımı
Mahkeme, sanık S.Ö.'yü dört çocuğa cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle 27 yıl hapis cezasına mahkum etti. Ayrıca, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 28 yıl 6 ay, müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak suçundan ise 8 yıl hapis cezası verildi. Toplamda, sanığa 63 yıl 6 ay hapis cezası uygulandı.
Karar, çocuk istismarı vakalarında adaletin sağlanması açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Mahkeme heyeti, sanığın savunmasını ve beraat talebini yeterli bulmayarak, ağır cezaların verilmesini uygun gördü.
Sanığın Savunması ve Davanın Detayları
Sanık S.Ö., duruşmada yaptığı savunmada, kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddetti. Avukatları aracılığıyla beraat talebinde bulunan sanık, delillerin yetersiz olduğunu iddia etti. Ancak, mahkeme tarafından yapılan teknik incelemeler ve ifadeler, sanığın suçlu olduğunu gösteren somut kanıtlar olarak değerlendirildi.
Dava, 2018, 2019 ve 2022 yıllarında cep telefonunda yapılan incelemeler sonucunda açılmıştı. Mağdur çocuklara ait görüntülerin tespiti üzerine, sanık hakkında soruşturma başlatılmış ve dava süreci başlamıştı. Kastamonu'da gerçekleşen bu olay, toplumda çocuk istismarı konusunda farkındalığın artırılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Mahkemenin verdiği karar, benzer suçlarla mücadelede caydırıcı bir etki yaratmayı hedefliyor. Uzmanlar, çocuk istismarı vakalarında adli süreçlerin titizlikle yürütülmesinin ve ağır cezaların uygulanmasının toplum sağlığı açısından kritik olduğunu vurguluyor.