Organize Suç Örgütleri Çocukları 'Hücre Evlerinde' Suç Makinesine Dönüştürüyor
Suç Örgütleri Çocukları Hücre Evlerinde Dönüştürüyor

Organize Suç Örgütlerinin Çocukları 'Hücre Evlerinde' Suça Sürükleme Yöntemi Ortaya Çıktı

Türkiye'de son dönemde suça sürüklenen çocukların sayısındaki dikkat çekici artış, organize suç yapılarının 18 yaş altındaki gençleri nasıl sistematik bir şekilde suç dünyasına dahil ettiğini gündeme taşıdı. Casperlar ve Daltonlar gibi suç örgütlerinin, çocukları kurdukları 'hücre' evlerinde adeta birer suç makinesine dönüştürdüğü belirlendi.

Önce Ev, Sonra Görev: Suça Sürükleme Sürecinin İşleyişi

Suça sürüklenen çocukların verdikleri ifadelere göre, süreç genellikle belirli bir düzen içerisinde işliyor. İlk adım, 'koruma' ve 'destek' bahanesiyle güven tesis etmek oluyor. Hedefler rastgele seçilmiyor; aile bağları zayıf, ekonomik sıkıntı yaşayan, eğitim hayatından kopmuş veya aidiyet arayışı yüksek çocuklar öncelikli olarak belirleniyor.

Ardından bu çocuklara ev sağlanıyor, yüksek miktarda para ve lüks bir yaşam sunuluyor. Ancak bu evlerde 7/24 gözetim sağlanıyor ve çocuklar bağımlılık yaratacak şekilde alkol ve uyuşturucu çevresine yönlendiriliyor. Küçük suçlarla başlayan süreç, zamanla tehdit ve şantajla örgüte tamamen bağlanma aşamasına geçiyor.

Psikolojik Bağımlılık ve Geri Dönüşü Zor Suç Sarmalı

Örgütler, çocukların duygusal boşluklarını tespit ederek küçük hediyeler, yemek, giyim ve iletişim imkanlarıyla değer görme hissi yaratıyor. Barınma desteği ise sürecin en kritik aşamasını oluşturuyor. Çocuklar ücretsiz kaldıkları evlerde sürekli gözlem altında tutuluyor; tüm ihtiyaçlarının karşılanması, görünürde minnet, gerçekte ise psikolojik borç ve derin bir bağımlılık yaratıyor.

Başlangıçta bu çocuklara küçük işler veriliyor:

  • Gözcülük
  • Takip
  • Paket taşıma
  • Silah saklama

Suç sarmalından çıkmak isteyen çocuklar ise hemen tehdit ve şantajla karşılaşıyor. Özellikle Anadolu'nun farklı şehirlerinden büyük kentlere çalışmak ve para kazanma hayaliyle gelen çocuklar hedef alınıyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollere yönelen gençlere barınma, yüksek gelir ve çeşitli destekler sunuluyor.

Ancak yapının suç bağlantısını fark ettiklerinde baskı, tehdit ve şantaj devreye giriyor; başlangıçta fırsat gibi görünen süreç, geri dönüşü oldukça zor bir suç sarmalına dönüşüyor.

İfadeler Gerçeği Tüm Çıplaklığıyla Ortaya Çıkardı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Suçları Bürosu'nun 'Casperlar' suç örgütüne yönelik soruşturmasında, 18 yaş altı şüphelilerin ifadeleri örgütün işleyişini tüm detaylarıyla ortaya koyuyor.

S.O., arkadaşlarıyla birlikte Şırnak'tan İstanbul'a inşaat işinde çalışmak için geldiklerini, kaldıkları evi arkadaşının ayarladığını ve evde tanımadığı kişiler olduğunu anlattı. Benzer şekilde M.K., Kütahya'da çalıştıkları dönemde maddi sıkıntı yaşarken, tanıdığı bir arkadaşının ısrarıyla İstanbul'a geldiğini ve içinde 100 bin dolar bulunan bir çantayı teslim etme teklifi aldığını belirtti.

M.K., yönlendirildiği dairede elektronik kelepçesi olan biri tarafından kontrol edildiğini, ayrılmak istediğinde tehdit edilip artık örgütün parçası olduğunu söylediklerini ifade etti. Bu ifadeler, örgütün önce maddi vaatlerle çocukları sisteme dahil ettiğini, ardından tehdit ve baskıyla içeride tutarak suça sürüklediğini açıkça gösteriyor.