Uluslararası sularda İsrail'in saldırısına uğrayıp Türkiye'ye getirildikten sonra tedavi altına alınan 53 Sumud aktivistinden 46'sı yabancı uyruklu. Türkiye'de tedavi olan yabancı aktivistler, gördükleri ilgi ve misafirperverlikten oldukça memnun kaldı. Onlardan birisi de 30 yaşındaki Fransız aktivist Mathilda Mallet. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde tedavi gören Mallet, doktorlar ve sağlık çalışanlarının kendisiyle yakından ilgilendiğini söyledi.
En İyi Hastaneydi
Enfeksiyon riski nedeniyle üç gün hastanede kaldığını belirten Mallet, Türkiye'deki sağlık hizmetinden övgüyle söz etti. Lokal anesteziyle operasyon geçirdiğini anlatan Mallet, “Çok temiz ve konforlu bir odada kaldım. Hastane çalışanları bana kıyafet, çikolata ve çiçek getirdi. Herkes inanılmaz nazikti” dedi. Taburcu olurken doktorlar ve sağlık çalışanlarına teşekkür mektubu bıraktığını ifade eden Mallet, “Ne yazsam yeterli olmayacak gibi hissediyorum. Hayatımda gördüğüm en iyi hastaneydi. Çok profesyonel ve çok insancıldı. Türkiye'ye her şey için teşekkür ederiz” diye konuştu.
İki Farklı Dünya Gibi
Türkiye'nin sadece kendi vatandaşlarını değil, tüm aktivistleri tahliye etmesinden çok etkilendiğini belirten Mallet, “Kelepçelerimiz çıkarıldıktan 15 dakika sonra kendimizi Türklerin gönderdiği uçakta bulduk. Hapishane otobüsünden çıkıp bir anda güler yüzlü insanların olduğu güvenli bir ortama geçtik. Adeta iki farklı dünyanın arasındaydık. İsrailliler bize cehennemi yaşatırken Türkiye cenneti yaşattı” ifadelerini kullandı.
Etkileyici Merhamet
Avrupa ülkelerinin çoğundan böyle bir yaklaşım görmediklerini vurgulayan Mallet, kendi ülkesi Fransa'nın, geçen yıl benzer süreçte dönüş biletlerini dahi karşılamadığı bilgisini verdi: “Türkiye sadece kendi vatandaşlarını alabilirdi ama herkes için harekete geçti. Türkiye'nin gösterdiği merhamet ve misafirperverlik gerçekten etkileyiciydi. Türkiye'nin yaptığı şeyi ne kendi ülkemiz ne de başka Avrupa ülkelerinden görmedik. Açıkçası artık Türkiye'de yaşamayı bile düşünüyorum.”
Doktorlara Teşekkür Mektubu
Hastaneden taburcu olurken doktorlara ve sağlık çalışanlarına teşekkür mektubu bırakan Mallet, şu satırları kaleme aldı: “Bana bu kadar iyi baktığınız için kalbimin en derininden teşekkür ederim. Sizinle yollarımızın kesişmesi benim için büyük şans. Hastaneniz harika, personeli de öyle. Bu anılar her zaman kalbimde yer edecek. Hoşgörünüz ve sabrınız için teşekkür ederim. Ve buradaki tüm arkadaşları kabul ettiğiniz için.”
Uçakları Görünce Acımı Unuttum
Türkiye'de tedavi olan yaralı aktivistlerden Belçikalı Arno Meyns de Türkiye'nin gönderdiği uçakları görünce umutla dolduğunu söyledi: “Hapishanedeki parmaklıkların ardından Türk uçaklarının geldiğini gördüğümde, kırık kaburgalarıma rağmen o an bütün acımı unuttum, kalbim ferahladı. Türkiye'ye ulaştığımızdaki sıcak karşılama, yaşadığımız barbarlığın tam tersiydi. İstanbul'a indiğimiz gece ameliyata alındım. Akciğerimdeki hava boşaltılıp dren takılarak müdahale edildi. Doktorlar bizimle çok ilgilendi. Sürekli ziyarete gelen güzel insanlar vardı, hediyeler aldık. Evlerinden kek, kurabiye ve sarma getiriyorlardı. Bize sadece tedavi değil, insani bir şefkat sundular. Bir toplumu ayakta tutan en temel şey, dayanışma ve merhamet. Türkiye'de bunu çok güçlü şekilde hissettik.”



