Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, Macaristan Başbakanı Peter Magyar, Tuna Nehri'ndeki su seviyesinin rekor düzeyde düşmesi nedeniyle ülkenin tek nükleer santrali olan Paks Nükleer Güç Santrali'nde üretimin birkaç gün içinde tamamen durabileceği uyarısında bulundu. Magyar, sosyal medya hesaplarından yayımladığı görüntülü mesajda, nehirden sağlanan soğutma suyunun yetersiz kalması halinde 44 yıldır faaliyet gösteren santralin tarihinde ilk kez tamamen kapatılabileceğini söyledi.
Paks Nükleer Güç Santrali, Macaristan'ın elektrik üretiminin yaklaşık yarısını karşılıyor. Santralin devre dışı kalması, ülke genelinde ciddi bir elektrik arz sorunu yaratabilir. Magyar, hükümetin acil durum önlemleri hazırladığını belirterek, mevcut koşulların düzelmemesi halinde enerji krizinin beklenenden erken başlayabileceği konusunda uyardı.
Başbakandan koordineli hareket ve tasarruf çağrısı
Magyar, daha ağır sonuçların önüne geçilebilmesi için koordineli hareket edilmesi ve enerji tüketiminde gönüllü tasarruf yapılması çağrısında bulundu. Başbakan, nükleer santralin durdurulması ve sıcak hava dalgasının etkisiyle pazartesi gününe kadar kritik bir durumla karşı karşıya kalınabileceğini aktardı. Bu açıklamaların ardından santral işletmecisinden de aynı yönde kritik bir uyarı geldi.
Paks Nükleer Güç Santrali'nin işletmecisi tarafından yapılan açıklamada, su seviyesinin kritik düzeyde düşük kalmaya devam etmesi halinde üretimin gelecek 24 ila 72 saat içinde tamamen durdurulmasının kaçınılmaz olabileceği bildirildi. Santralde halihazırda üretim, kapasitesinin yüzde 50'sinin altına düşürülmüş durumda. Bu gelişme, Macaristan'ın elektrik arzındaki daralmanın şimdiden başladığını gösteriyor.
Tuna Nehri'nde tarihi düşüş
Avrupa'nın en uzun ikinci nehri olan Tuna, 10 ülkenin sınırlarından geçerek Karadeniz'e dökülüyor. Nehrin su seviyesi, Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de 28 Temmuz'da 30 santimetreye kadar gerileyerek şehirde ölçülen en düşük seviyeyi kaydetti. Bu rekor düşüş, nükleer santralin soğutma sistemini doğrudan tehdit ediyor.
Nükleer santraller, elektrik üretimi sürecinde türbinleri soğutmak için büyük miktarda suya ihtiyaç duyar. Tuna Nehri'nin debisindeki azalma, Paks'ın soğutma kapasitesini sınırlandırıyor. Benzer kuraklık koşullarının sürmesi halinde, santralin güvenli şekilde çalıştırılması mümkün olmayacak.
Enerji krizi erken mi başlar?
Magyar'ın açıklamaları, Macaristan'da enerji arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı. Başbakan, hem kuraklık hem de aşırı sıcaklar nedeniyle elektrik tüketiminin yükseldiğine dikkat çekerek vatandaşlara tasarruf çağrısı yaptı. Hükümetin acil durum planlarını devreye alıp almayacağı önümüzdeki günlerde netleşecek.
Öte yandan, santralin tamamen durması halinde Macaristan'ın enerji ithalatına bağımlılığının artabileceği değerlendiriliyor. Ülkenin komşu ülkelerden elektrik alımına yönelmesi bekleniyor. Bu noktada Magyar, krizin etkilerini sınırlamak için gönüllü tasarruf ve koordineli hareketin kritik önemde olduğunu vurguladı.
Bölgesel etkiler ve alınacak önlemler
Tuna Nehri'ndeki kuraklık yalnızca Macaristan'ı değil, nehir havzasındaki diğer ülkeleri de etkiliyor. Nehir boyunca bulunan enerji santralleri ve tarım alanları su seviyesindeki düşüşten olumsuz etkileniyor. Paks'ta yaşanabilecek bir duruş, Macaristan'ın enerji piyasasında fiyat artışlarına neden olabilir.
İklim değişikliği ve kuraklık risklerinin enerji altyapısı üzerindeki etkileri, bu olayla bir kez daha gündeme geldi. Nükleer santrallerin soğutma sistemlerinin daha dayanıklı hale getirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Ancak kısa vadede Paks'ın akıbeti, Tuna'nın su seviyesindeki değişime bağlı görünüyor.
Önümüzdeki günlerde su seviyesinin düşmeye devam etmesi halinde, Macaristan'ın elektrik üretiminde tarihi bir kesinti yaşanabilir. Magyar, halktan enerji tüketimini gönüllü olarak azaltmalarını istedi. Hükümetin acil durum önlemleri ise krizin büyümemesi için devreye alınmayı bekliyor.



